Üniversite’den Radyo TV Yayını Geliyor

Bu haber 11 Eylül 2018 - 2:29 'de eklendi ve 1.147 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yazılarıma sizlerin gerek gazetemiz Hamle‘nin web sitesinde ve gerekse benim sosyal medya hesabımdan yaptığım paylaşımın altına yorum, eleştiri ve açıklamalar yapılmakla birlikte yazılı açıklama gönderenler de oluyor.

Yazılarımdan birinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nin Basın Halkla İlişkiler Birimi‘nin üniversiteye yakışır bir servis yapamadığı konusunda ve ayrıca Muğla Radyo TV Programı‘nın Muğla‘ya bir katkısının olmadığından dem vurarak üniversiteye bir katkısının olup olmadığını sorgulamıştık.

Bu konuda MSKÜ Öğretim Görevlisi Radyo TV Teknolojisi Program Başkanı Dr. Serdar Çil yazılı açıklamada bulundu.

Bir açıklamada Muğla Eski Garaj Alanı‘nda MuğlalılaraMeydan Düzenlemesi” diye yutturulan uygulamanın Mimarı olduğunu söyleyen M. Serter Karataban‘dan geldi. Yerimiz kalırsa ondan da söz ederiz. Olmadı yarın bakarız. Yine de şu kadarını söyleyeyim, oradaki düzenleme “meydan” değil, “plato” imiş. Kandırılıyormuşuz galiba… Veya kendi kendimizi kandırıyoruz..!

xx           xx           xx

Dr. Serdar Çil söze “Merhaba Özcan Bey… İzinde olduğum için ‘Üniversite Muğla Arasında Sağırlar Diyaloğu’ başlıklı yazınızı ancak okuma fırsatı buldum. Öncelikle basının özellikle de yerel basının demokratik toplumlarda kamuoyu oluşturma, sistemi denetleme ve eleştirme, toplumsal kalkınmaya öncülük etme gibi işlevlerinin olduğunu ve bu işlevlerini yerine getirirken önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini düşünmekteyim.” diye başlamış.

Dr. Serdar Çil şöyle devam etmiş:

Özgür ve eleştirel bir basın hem ülkemizin hem de şehrimizin gelişimi için son derece önemlidir. Üniversiteler de aynı şekilde bulundukları şehirle entegre olmalı ve şehre değer katabilecek çalışmalar üretmelidir. Yerel yönetimlerle ve halkla bütünleşerek şehrin sorunlarına çözümler üretmeli ve vizyonunu genişletmelidirler. Bu bağlamda yazınız için teşekkür ederim.

Valla bu güzel sözler için ben de teşekkür ediyorum.

Umarım Plato Mimarı M. Serter Karataban ile kendisinin açıklama gönderdiği yazılarımın gerçek muhatapları bu sözlerden feyz alır, ders çıkarır…

xx           xx           xx

Açıklamasında “2010 yılından itibaren Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Muğla Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Teknolojileri programında çalışmaktayım. Muğla’ya geldiğim günden bugüne kadar üniversitemiz ve ‘şehrimiz’ için üretmeye çalıştım.” diyen Radyo TV Teknolojisi Program Başkanı Dr. Serdar Çil şu ifadelere yer vermiş:

Muğla Valiliği ile ortak bir proje geliştirdik, basın temsilcileri ile ortak konferanslar düzenledik, bünyesinde çalışmakta olduğunuz kurum dâhil tüm medya kurumlarına stajyer öğrenciler yönlendirdik, bazı sektelere uğrasa da yerel yönetime projeler sunduk. Televizyon ve radyolar için ortak içerik üretme önerisinde bulunduk. Kurumunuzdan gelen arkadaşlar radyo projeleri için öğrencilerimizle buluştu ve bazı öğrencilerimizin bu radyoda çalışmasını sağladık. Elbette bunlar yeterli olmayabilir ancak elimizdeki teknik imkânlar, maddi imkânsızlıklar, ders yüklerimiz dışında bize kalan sınırlı zaman dâhilinde bir şeyler üretmeye çalıştık. Kusurlarımız ve eksiklerimiz tabii ki olmuştur. Ancak mevcut durumun faturasını sadece programımıza yıkmanın da doğru olmadığı kanısındayım. Gönderdiğimiz stajyer öğrenciler için değil ücret yemek parası dahi ödenmemesi, teknik destek –radyo stüdyomuz için- ve içerik üretme taleplerimizin cevap bulamaması gibi burada yazamayacağım -ancak yüz yüze görüştüğümüzde size anlatabilirim- birçok sebep kendimizi geri çekmemize neden olmuştur. Ayrıca Muğla basınında yaşanan bölünmüşlük durumu da programımızın yanlış anlaşılmasına sebep olmaktadır. Programımız bir kişiden oluşmayıp benimle beraber üç kişi çalışmaktadır. Şahsım adına ben de herkese eşit mesafede durduğumu ve elimden geldiğince her projeye de destek vermeye çalışacağımı bilmenizi isterim. Tekrar eleştirileriniz için teşekkür ederim, zira çoğuna katılmaktayım. Keşke bu yazınızdan önce sizinle oturup Muğla için, yerel basın ve programımız için neler yapabileceğimizi, sorunlarımızı ve bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceğimizi konuşabilseydik. Böylece siz de yazınızda programımıza ve bünyesinde çalışanlara yönelik eleştiri ve analizlerinizi bu doğrultuda oluşturabilirdiniz. Görüşmek dileğiyle, iyi çalışmalar.

xx           xx           xx

Sevgili hocam, “Üniversite Muğla Arasında Sağırlar Diyaloğu” başlıklı yazımdan önce keşke sizinle sizin de ifade ettiğiniz gibi oturup Muğla için, yerel basın ve programımız için neler yapabileceğimizi, sorunlarımızı ve bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceğimizi konuşabilseydik…

O zaman söz konusu yazım yazılmamış olurdu veya programınızdan övgüyle söz eden bir yazı çıkardı…

Ki siz Muğla‘ya 2010 yılında gelmişsiniz, aradan 8 yıl geçmiş hala tanışmamışız bile…!

Zaten söz konusu yazımdaki eleştiriler geçen 8 yıla veya bir dönemine dair değil, üniversitemizin tüm geçmişini kapsayan bir eleştiri olmakla birlikte doğrudan sizinle de ilgili değil…

Ayrıca benim sizi eleştirebilmem için sizi tanımam gerekir. Dediğim gibi tanışmadık. Ben tanışmak isterdim, galiba siz ihtiyaç duymamışsınız.

Ben programınızdan bir “Muğlalı hemşehrim” olarak Dr. Serdar Karakaya‘yı tanıyorum ve eleştirilerimin bir kısmı da daha çok O’nun yaklaşımı veya yaklaşımsızlığı ile ilgilidir. Mesela sizinle beni, bizi tanıştırmak O‘na yakışırdı, ama kaç sene geçti kendisinin kurumumuzla da bir ilişkisi olmamıştır.

Kendisiyle kişisel bir problemimiz ise hiç olmamıştır ama…

xx           xx           xx

Üniversitemizin yeni Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çelik basınımızla buluştuğu kahvaltıda “Üniversite olarak radyo, televizyon yayını yapmaya da başlayacağız” demişti.

Duyduğumda heyecanlanmıştım… Bir zamanlar üç yerel televizyona ve 4 yerel radyoya sahipken bugün 2 yerel radyoya sahip şehrimiz için bu çok önemli…

Umarım ve inşallah bu gelişme yerel televizyonculuğumuzun yeniden canlanmasına vesile olur.

Sevgili hocam sizin de ifade ettiğiniz gibi maalesef Muğla Basını‘nda bölünmüşlük yaşanmakta ve bundan en az sizin kadar bende rahatsızım, üzgünüm. Hatta acı duyuyorum…

Bu da bizim hatamız ve yanlışımız… Umarım düzelir…

Bu konuda “Ayrıca Muğla basınında yaşanan bölünmüşlük durumu da programımızın yanlış anlaşılmasına sebep olmaktadır.” ifadenize ise maalesef katılamıyorum.

Çünkü, programınız yöneticileri bu “bölünmüşlük” te “taraf” olmamış olsalar; etkinlik ve ilişkilerinizde Muğla Basını’nın her kesimi ile ilişkilenebilmiş olsalardı “yanlış anlaşılmalar” ve “ön yargılı davranmalar” da olmayabilirdi… Tersine hep birlikte olabilseydik üniversite-şehir entegrasyonuna önemli katkılarımız olabilirdi…

Sözünü ettiğiniz proje ve etkinliklerin hiçbirinden; Muğla Valiliği ile ortak geliştirdiğiniz projeden, basın temsilcileri ile ortak düzenlediğinizi belirttiğiniz konferanslardan benim haberim olmadı. Elbette benim haberimin olmaması önemli “Muğla Basını”nın haberi olmadığı anlamına gelmez, ama iki Gazeteciler Cemiyeti‘nden biri ile hiçbir ilişkinizin olmamasının bir anlamı olmalı…

xx           xx           xx

Radyo TV Teknolojisi Program Başkanı sayın Dr. Serdar Çil açıklamanızın bir yerinde de “Ancak mevcut durumun faturasını sadece programımıza yıkmanın da doğru olmadığı kanısındayım.” diyorsunuz.

Bu konuda haklı olabilirsiniz, ama mevcut durumun faturasını programınıza kesmek gibi bir niyet ve çabamız olmamıştır, olamaz da…

Mevcut durumdan bugüne kadar üniversiteyi yönetenlerinde sorumluluğu vardır. Kaldı ki hiçbirimiz kendimizi o sorumluluğun dışında tutamaz. Öyle olsaydı, söz konusu yazımı kaleme almamış olurdum. Şu anda karşılıklı bir yol arayışında olmazdık.

Elbette sorunlar ve yanlışlar tek taraflı değildir.

Ancak takdir edersiniz ki sorunlar karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde çözülebilir. Yanlışlarda aynı şekilde giderilir.

Umarım üniversite ve Muğla için; elbette mesleğimizin ve temsil edenlerinin gelişmesi için bundan sonra karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde oluruz.

Duyarlılığınıza teşekkür ederim…

xx           xx           xx

Mimar M. Serter Karataban‘ın açıklamasına yer kalmadı. Ona da yarın bakarız.

——————————                                                                                                                ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Yükselmenin iki türlüsü vardır, birisi, kendi değerine dayanmak, diğeri başkalarının değersizliğine dayanmaktır.

ÇİVİ

İneğe “Şarbonlu musun?” diye sorduk; “Ben ne bileyim, beni ithal eden öküze sor” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

——————————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 11 Eylül 2018 / 17:00

Gocuman; İlçem Ula’da Gazete yok. Radyo Yok. Televizyon zaten yok. Bir kaç Gazete denendi amma olmadı. Herhalde Merkeze yakınız ya. Belki şimdi Üniversitemizde Radyo ve TV vericileri olur da , aktif hale gelirse Ula da da hiç olmazsa Muğla İlinde ne olup geldiği öğrenilir ve paylaşılır. Tabii belediyemiz alıcı yeri tahsis ederse. bakarsın etmez. sevgi ve saygı.