Üniversitede Bir Şeyler Değişiyor

Bu haber 20 Kasım 2018 - 0:19 'de eklendi ve 1.398 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

6 Nisan 1994 gününden beri üniversitede çalışmak üzere Muğla’dayım. Türk Dili Ve Edebiyatı Bölüm Başkanı, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan yardımcılığı, Rektör Yardımcılığı ve uzun süre de fakülte, enstitü ve üniversite yönetim Kurulu üyesi olarak çalıştım. Yani neredeyse kuruluşundan beri uzun süre yönetici olarak çalıştım. Bu özelliği ile şu anda üniversitenin en eski öğretim üyesiyim. (Eski birkaç arkadaş daha var ama onlar etkin görevlerde uzun süreli bulunmadılar.) 1994’ten beri üniversitenin şekillenmesine çok yakından şahit olmuş biriyim ve bu üniversitenin hikâyesini çok iyi biliyorum.

1992-2002, kuruluş dönemi ve kurucu rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı dönemi, her şeyin sıfırdan başlayıp ciddi bir mesafe alındığı dönemdir. Sonraki dönemlerde olumlu şeyler de olmuştur, olumsuz şeyler de… O 16 seneyi hızla geçelim. Günahıyla sevabıyla yaşanmış 16 seneyi konuşmak üniversiteye bir şey kazandırmaz. Mevlana’nın dediği gibi “Yeni şeyler söylemek lazım cancağızım.”

İLK AŞKIMIZ: MAVİ ÇATI

Mavi Çatı, kurucu rektörümüz Fığlalı hocanın ilk aşkıdır. Bu üniversiteye kazandırdığı ilk bina olan Mavi Çatı, hepimiz üçün büyük bir sevinçti ama Fığlalı hoca için baştan beri aşk idi… Zaman zaman uçaktan görünen çatısının parlamasına çok heyecanlandığını anlatırdı.

Nice açılış ve mezuniyet törenlerine, nice düğün ve sünnet merasimlerine, nice heyecanlı maç seyirlerine sahne olan Mavi Çatı, en son maalesef araba garajı yapılmış. O güzelim bina basit bir hangar gibiydi. O haliyle görünce yüreğim “cızzz” etmişti.

Yeni yönetimin ilk işi Mavi Çatı’ya yeni fonksiyon kazandırmak oldu. Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, amaç dışı kullanılan Mavi Çatı’yı şimdi öğrenci topluluklarına verdi ve orada gençler ofislerde çalışıp salonlarda faaliyet yapacaklar. O güzelim bina yeniden hayat bulacak ve canlanacak. Rektör bey, Mavi Çatı’yı 7/24 çalıştırmak istiyor. İnşallah başaracak da. Çünkü “öğrenci merkezlilik” rektörümüz için her şeyin başında geliyor.

İLÇELERDE AÇILIŞ

Bu sene ilk defa ilçelerdeki okulların da akademik açılışları yapıldı. Maalesef ben hepsine katılamadım. Kavaklıdere, Köyceğiz ve Bodrum’daki açılışlara katılma imkânım oldu.

İlçelerdeki akademik açılış, okullara ve ilçe yöneticilerine ve halkına bir heyecan ve dinamizm getirdi. İlçelerinde ilk defa bu tür bir akademik açılış gerçekleşen yöneticiler, üniversite olgusuyla doğrudan karşılaşarak süreçte neler yapabileceklerini gördüler. Okulların hocaları ve öğrencileri, unutulmadıklarını ve kendilerine değer verildiğini gördü. Merkezî yönetim, sorunları yerinde görme imkânı buldu.

Bu açılışlardan Kavaklıdere ve Köyceğiz açılışları benim için tam bir gösterge oldu. Özellikle Kavaklıdere gibi uzak bir ilçede, üniversitenin bir açılış gerçekleştirmesi, bütün şehri heyecanlandırmıştı; açılış törenine neredeyse Kavaklıdere’nin yarısı katılmıştı. Köyceğiz’de de halkın teveccühü yüz güldürdü.

Ankara’nın “her ile üniversite” fikri, rektörler tarafından ilçelere kadar indirilmeliydi. Yani iş lafta kalmamalıydı. Bunun ilk örneğini bizim üniversitemiz verdi. İnşallah bu dinamizmi hep görme imkânımız olur.

Bu olumlu tespitleri, yönetimin bir parçası olduğum için yazmıyorum; önceki yönetimler de aynısı yapsaydı, alkışlardım. Çünkü bir aydın olarak doğruya “doğru”, eğriye “eğri” demek bizim boynumuzun borcu. Mevcut yönetim yanlış yaparsa, bir aydın olarak ikaz görevimizi de yaparız.

Değişim kalite ve nitelik yönünde oldukça, niye desteklemeyelim?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.