Üniversitede AK Parti’ye Karşı Olanlar!

Bu haber 10 Ocak 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.890 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Gazetemizde benim gibi her gün yazanlar olduğu gibi haftada bir gün yazan arkadaşlarımızda var. Haftada bir yazan arkadaşlarımızın yazıları web sitemizde hafta boyunca 300 ile 400 arasında tıklama alırlar. Ama aynı zamanda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi olan yazarımız Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “Demek Rektörünle Beraber AKP’ye Karşıydınız Ha?” başlıklı son yazısı hafta dolmadan, yayınlandığı (07.01.2014) gün içinde 500 kere tıklandı, 35 kere paylaşıldı.

Şaşırdım. Adam benim günlük tıklamamı geçiyor. “Ne oluyor?” deyip Namık hocamın yazısını bir kere daha okudum…

xx        xx        xx

Namık hocamın yazısı sadece şaşırtıcı tıklama ve paylaşım almamış. Merakımdan ikinci kere yazıyı okumaya kalktığımda bir de yorum geldiğini gördüm. Hocamın Bülent Çeçen isimli okuru şu yorumu yapmış:
Sayın hocam; size de Başbakanın danışmanları tarafından önümüzde ki dönem kazanamayacağınız rektörlük seçimi kaçıncı sıra olursa olsun Cumhurbaşkanlığın da atamamızı yaparız diye söz verilseydi sizde 17:00 de istifa eder aday olurdunuz. Ama adaylık konuşmanızda kesinlikle ‘Başbakanımız tevdi etti bende kabul ettim’ gibi bir cümle kurmazdınız. Ama rektör hocam bir şeyin farkına geç varacak kazanamayınca geri dönecek Öğretim Üyesi olarak… Rektörlük seçimlerinde ona vaat edilen vaatler yerine getirilecek mi? Yoksa İl Başkanı’nın oyunu cuk diye yerine getirilip bir komploya kendi kendine kurban mı olacak… Bence rektör hocam hani bir söz vardır ‘Kendi ayağına sıkmak’ bunu yaptı ve son pişmanlık fayda etmeyecek… Bekleyeceğiz ve göreceğiz.

xx        xx        xx

Bu yorumu da okuduktan sonra Namık hocamın yazısını bir kere daha dikkatlice okumamak mümkün mü? Birkaç defa okudum. Yazısında “Üniversiteler siyasetle uğraşmazlar; siyaset bilimi yaparlar. Şahsî siyasî tercihleri farklı olabilir ama kurumsal ve akademik olarak siyaset dışı iş yaparlar. Herkesin siyasî tercihi olabilir; hatta olmalıdır da.” diyen Namık hocam, kendisini de şöyle tanımlamış:

Malumunuzdur, ben ülkücü gelenekten gelen biriyim ve ‘partizan ülkücülerden’ yani MHP siyasetiyle meşgul ülkücülerden ayırmak için kendimi ‘bağımsız ülkücü’ olarak tanımlıyorum. MHP, ‘medeniyet milliyetçiliğini’ terk edip etnik milliyetçiliğe sapalı beri, ben siyaseten bağımsız düşünen biriyim.

xx        xx        xx

Bir insan “partizan” olmayabilir, ama “Bağımsız ülkücü” nasıl olur onu anlamakta güçlük çekiyorum. Konumuz bu değil. Bu bir ayrı tartışma konusu olur. Biz Namık hocamın yazısına dönelim. İsteyen kendini istediği şekilde tanımlar. Nitekim Namık hocam şöyle devam ediyor:
Bizim yıllarca savunduğumuz ilkeleri hayata geçireceğini görünce Ak Parti siyasetini destekledim. Bunu da şahsî çıkar beklentisi ile yapmadım. Bu iktidar zamanında hiç bir yönetim görevim olmadı ve hatta Ak Parti’nin iktidara gelmesinden önce başlayan Bölüm Başkanlığım, 28 Şubat artığı rektör zamanında, 2004 yılında; yani bu iktidar zamanında ceza verilerek sonlandırılmıştı.

Bir aydın olarak Türkiye ile ilgili düşüncelerim ve endişelerim vardı. Bu endişelerimi yazdım hep. Düşüncelerimin hayata geçmesi konusunda, bu iktidar iyi şeyler yaptı ve ben de bu yapılanları açıktan destekledim. Yanlış yaparsa, onu da eleştiririm.

xx        xx        xx

İyi de bu satırların AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Prof. Dr. Mansur Harmandar ile ne ilgisi var? Üstelik kendisine 28 Şubat sürecinde ceza veren rektör Prof. Dr. Harmandar değil, Prof. Dr. Şener Oktik idi… Namık hocam da yukarıdaki satırların ardından “Bütün bunları niye yazdım?” diye sormuş. Yanıtını verirken de şöyle demiş:
Benim, hiç bir siyasî partiye gönül bağı ile bağlanacak bir yapım yoktur. Ama pek çok insanın gözünde, sanki iktidar partisi sevdalısı gibi görülürüm. Hele 2010 yılına kadar!… Yani rektör değişinceye kadar, bazılarının gözünde üniversitenin tek Ak Partilisi bendim… (!) Şimdi başta rektör olmak üzere maşallah herkes Ak Partili olmuş da bana yer kalmamış… (!)

Yanlış anlamaktan korkuyorum. Acaba Namık Hocam Başbakan Erdoğan’ın Büyükşehir adaylığını kendisine “tevdi etmesini” mi bekliyordu?!

xx        xx        xx

Tabi soruyu Namık hocama sorup, bu yazıyı öyle yazmam gerekirdi, ama kendisinin öyle bir beklentisi olacağını sanmıyorum. Sesli ve yazılı düşünüyorum…

Ama Başbakan Erdoğan, kendisini kim yanılttı ise Prof. Dr. Mansur Harmandar’a Büyükşehir adaylığını “tevdi” ederken, Prof. Dr. Namık Açıkgöz’e de Menteşe Belediye Başkanı Adaylığınıtevdi” etmiş olsaydı ne olurdu?

Bir kere Harmandar hocam Başbakan Erdoğan’ın tevdi ettiği göreve nasıl “olmaz” diyemedi ise Namık hocam da Menteşe için tevdi edilen göreve “olmaz” diyemezdi…

Üstelik Mansur hocamla AK Parti’nin Büyükşehir’i alması çok zor, ama Namık hocamla AK Parti Menteşe’yi alabilirdi!

Sakın yanlış anlaşılmasın. “Mansur hocamdan belediye başkanı olmaz” demek istemiyorum. Koskoca üniversiteyi yöneten Büyükşehir Belediyesi’ni de yönetir. Ama hala ilçe belediye başkanı adaylarını belirleyememiş AK Parti teşkilatı ile ve CHP ile aralarındaki 70 bin oy farkını kapatmaları zor olduğu için “Büyükşehir seçimi zor” diyorum!

xx        xx        xx

Nitekim Namık hocam da yazısının sondan bir önceki paragrafında, “İşte herkesin Ak Partili olduğu üniversitenin rektörü, tuttu Başbakan tarafından Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı olarak gösterildi. Mansur Bey de canla başla çalışıyor seçimi almak için. İnşallah başarır.” demiş. Başarır mı? Namık hocamın yazısında bu sorunun yanıtı yok, ama şöyle bir tavsiyede bulunmuş:
Tabii, ismi etrafında dolaşan spekülasyonları bir an önce izâle etmesi lazım. Spekülasyonları da yazarız ilerde.

Şimdi herkes, ben dahil o spekülasyonları merak ediyor!

Namık hocamın yazısı bu satırlar nedeniyle onca paylaşılıp, tıklanmış olabilir mi?

xx        xx        xx

Onca paylaşım, onca tıklanma neden? Anlayamadım. Yazının içinden çıkamadım. Namık hocam yazısının son paragrafında da bir anısını şöyle anlatmış:

Mansur Hoca aday olunca geçen senelerde olan bir olayı hatırladım ve acı acı gülümsedim. Olay şu: Bizim üniversitemizde çalışan bir yönetici (Ki Mansur Hoca tarafından atanmıştır), başka bir şehre gittiğinde, ‘Neler yapıyorsunuz?’ diyenlere, ‘Sayın Rektörümle beraber, AKP’lilere karşı mücadele ediyoruz.’ demiş.

Karadenizlinin dediği gibi ‘Şimdi noldi?’ Şimdi o rektör Ak Parti’den aday… Bakalım o yönetici, şimdi AKP’lilere karşı (Onların kim olduğu belli değil ama Harmandar’ın Ak Partili olduğu âşikar.) mücadele edecek mi?

Galiba Namık hocamın 07.01.2014 tarihli yazısı bu son satırlar nedeniyle tıklanıp, paylaşılıyor. Hocam ben de üç kere tıkladım. Spekülasyonları ve üniversitede Harmandar hocam ile birlikte AK Partililere karşı mücadele verenleri çok merak ediyorum…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.