“Üniversite Şehri” Demek, Böyle Bir Şey İşte

Bu haber 19 Mayıs 2015 - 1:45 'de eklendi ve 1.165 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Geçen hafta Menteşe’de konferanslar, seminerler, sohbetler ve paneller gerçekleştirildi.

Edebiyat Fakültesi’nin düzenlediği bir panelde, Prof. Dr. Alaattin Karaca, Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, Yrd. Doç. Dr. Veli Uğur ve Yrd. Doç. Dr. Ünal Bozyer, bir araya gelip çeşitli açılardan Ahmet Hamdi Tanpınar’ı anlattılar ve tartıştılar. Çok nitelikli bir Tanpınar toplantısı idi. İki oturum halinde gerçekleştirildi ve oturumlar dolu dolu geçti. Gelecek yarıyıllarda, Cemil Meriç, Nurettin Topçu, İdris Küçükömer, Kemal Tahir gibi aydınlarında konuşulup tartışılmasının planladığı da toplantıda duyuruldu.

Prof. Dr. Ali Birinci Menteşe’deydi. Üniversite yıllarımızda ve daha sonra sohbetlerinden çok şey öğrendiğimiz Ali hocamız, bizlere hâlâ bir şeyler öğretiyor. Tarihçi olmasından başka, canlı bir tarih olan Prof. Dr. Ali Birinci, Saadet Hanım Konağı’nda, bizlere ve 50 kadar gence, Selçuklu tarihçisi Prof. Dr. Osman Turan’ı anlattı. Bir bilim adamı ve politik şahsiyet olarak, ayrıca Cumhuriyet döneminin önemli şahsiyetlerinden biri olan Osman Turan’ı, yakından tanımış birinin anlatmasının tadı başkaydı elbette. Bilgi zenginliği, Ali Birinci üslubuyla birleşince, sohbet tadından yenmez oluyordu.

Metinbilim Enstitüsü Derneği ve Üniversite Metinbilim Topluluğu’nun birlikte düzenledikleri “Kadın beyni, Erkek Beyni” konferansında, Hacettepe Üniversitesi sinirbilim doktorlarından Serkan Karaismailoğlu konuştu. Bilgi ile showu birleştirip, bilgiyi tadından yenmez bir malzeme haline dönüştüren Karaismailoğlu, kadın ve erkek beyinleri arasında bazı yapısal farklılıkların olduğunu ama esas farklılığın objeleri ve olayları farklı algılama olduğunu, çeşitli örneklerle anlattı. 300 kişilik salonunun ağzına kadar dolu olması, bu tür konularda insanların ne kadar meraklı olduklarını gösterdi. Tabii, anlattığı bilgileri, salt bilgi halinden çıkarıp show üslubuyla ve âdeta oyun sahneliyormuş gibi sunması, Karaismailoğlu’nun temel özelliklerinden biriydi.

Üniversitede gerçekleştirilen toplantılardan bir diğeri de Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün gerçekleştirdiği “Hasan Ali Toptaş ve Romancılığı paneli idi. Panelde Prof. Dr. Alaattin Karaca, Yrd. Doç. Dr. Veli Uğur ve Arş. Gör. Gizem Ece Gönül konuştular. Panel dediğime bakmayın, aslında temposu yüksek güzel bir sohbet oldu ve bu sohbette, başta filmi de yapılan Gölgesizler romanı olmak üzere Hasan Ali Toptaş, değişik yönleriyle ele alındı ve onun post-modern roman anlayışının temelleri ve eserlerindeki insan yorumlamaları üzerinde duruldu.

Flüt konseri, piyano ve keman dinletisi, resim sergileri ve buraya yazamadığım pek çok toplantı gerçekleşti geçen hafta Menteşe’de… Ben sadece takip edebildiklerimi ve kültür alanında olanları yazdım.

“Üniversite şehri” dendiği zaman, “yolunmaya gelmiş kazlar” değil, işte bunlar anlaşılır ey halkım!.. Bu etkinlikler, bu şehre nitelik ve asla hesaplanamayacak artı değerler katar.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Sabahattin Üçok 24 Mayıs 2015 / 14:53

Namık bey rektörümüzün seçim bürosu açması, iztuzu rezaletleri üniversitedeki aşırı siyasallaşma sizi ilgilendirmiyor sanırım, şimdi hemen eskiden de böyle söyle yapılıyordu siz o zaman nereye gittiniz diye soracaksınız … Yanlış her zaman yanlış Aydın yanlışa Eyvallah diyen değil dur diyendir…devran dönüyor siz de dönersiniz kesin …goca moğlam alışık böle şeylere

Ayse turna 26 Mayıs 2015 / 20:22

Hükumet Sendikası memurlara baskı yaparak istifaya zorluyor digerlerine uye olanları Universite kukla Yonetimi de çanak tutuyor