Üniversite Olmasa Ne Olurdu?

Bu haber 24 Haziran 2015 - 0:05 'de eklendi ve 1.142 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde neredeyse 15-20 gündür yaşanan “mezuniyet heyecanı” üniversite yerleşkesinden şehre taştı.

Geçen hafta salı AKM’de genel mezuniyet töreni yapıldı. O güne kadar Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın deyişi ile Bodrum’dan Fethiye’ye, Dalaman’dan Milas’a kadar ilin her yanında kepler havaya atıldı.

Ayakta geçirmeye çalıştığım rahatsızlığım nedeniyle AKM’de yapılan final törene gidemedim. Bir gün önce MSKÜ Stadyumu’nda yapılan ve güneşe maruz kaldığım İİBF (İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) Mezuniyet Töreni’ni izledim. O gün havaya kep atanların içinde Fakülte’nin Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerinden kızım Delfin’de vardı…

Tören öncesi karşılaştığımız Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar “Artık sen de İBF’lisin” deyince duygulandım…

xx        xx        xx

Kep atma töreninde güneşe maruz kalıp rahatsızlandığımı sanıyordum, ama tetkikler öyle demedi. Mikrop kapmış, enfeksiyon olmuşum… Önceki gün Hamle’ye gitmeye kalkıştım. Sıkıntılı bir şekilde eve döndüm. Dün de kontrol oldum. Hamle’ye gitme hevesim ödeme neden olmuş.

Kesin yatak talimatı ile eve geldim. Yazı yazma yasağı yoktu!

Olaylar ve İnsanlar” köşemi sürdürmem zor. Sizlerden özür dileyerek ona bir süre ara vereceğiz. Üzgünüm…

xx        xx        xx

Mezuniyet Töreni sanıyorum geçen yıl veya önceki yıl Atatürk Stadyumu’nda yapılmıştı. İlçelerdeki fakülte ve yüksekokullardan mezun olan gençlerimiz de il merkezine gelip kep atmışlardı. Galiba gecesinde de konser oldu… Yanlış anımsıyor olabilirim. Toplu mezuniyet çok daha güzel ve anlamlı, ama zor…

Benim izleme olanağı bulduğum sadece İİBF Mezuniyet Töreni bile içinde Kamu, İktisat, İşletme ve Çalışma Ekonomisi bölümleri ile zordu…

Bir de 18 fakülte, 14 yüksekokul ve 13 meslek yüksek okulundan mezun olan 6 bin 132 öğrenciyi İİBF öğrencilerinin kep attıkları üniversite stadına toplayın… Kaos olur… Her birine mezuniyet belgesini vermek bir dakika sürse 6 bin 132 dakika eder… Gün yetmez!

Bir de o gençlerin yurdun dört bir yanından gelmiş, sadece anne babadan oluşan değil, dedeli anneanneli, kardeşli, teyzeli, amcalı yakınlarını göz önüne alın…

Iııhhh, olmaz…

xx        xx        xx

O yüzden geçen hafta Salı günü AKM’de protokolünde katıldığı bir bakıma sembolik bir final mezuniyet töreni yapıldı. Ancak gerçek anlamda keper Bodrum’da, Milas’ta, Yatağan’da, Ula’da, Marmaris’te, Datça’da, Köyceğiz’de, Ortaca’da, Dalaman’da, Fethiye’de atıldı. Birkaç yıl sonra Seydikemer’de de atılır…

Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar, İİBF Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada günlerdir ilçe ilçe dolaşıp törenlere katıldıklarını belirtirken, “Bilindiği gibi artık Muğla bir büyükşehir. Biz üniversite olarak çok daha önce ilçelerimizde açtığımız fakülte ve yüksek okullarla büyükşehir olduk. Biz artık Muğla il merkezinde küçük bir üniversite değil, il geneline yayılmış, ülkemiz üniversiteleri içinde itibarlı bir yeri olan büyük bir üniversite, büyük bir aileyiz. Bizim için Marmaris’te Muğla, Fethiye’de Muğla, Milas’ta Muğla…” diyordu.

xx        xx        xx

Bugün 18 fakülte, 14 Yüksek Okul ve 13 Meslek Yüksekokulu ile 132 bölüm/program, 36 ana bilim dalında yaklaşık 37 bin öğrenciye; bin 200 öğretim elemanı ve bini aşan idarî personeliyle eğitim-öğretim hizmeti veren üniversitemiz 1992 yılında kurulmuştu.

İki fakülte ve iki meslek yüksekokulu ile ilk öğrencilerini 1993 yılında alan üniversitemiz bu gün 23 yaşında.

Neredeyse benim kızımla yaşıt… Kızımın büyümesine nasıl sevgiyle umutla tanıklık ettiysem, üniversitemizin gelişip büyümesine de öyle tanıklık etmeye devam ediyorum.

Allah rahmetini esirgemesin hayırsever iş adamamız, büyük insan Sıtkı Koçman sayesinde çok hızlı yol aldık.

Bugün Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın da çabaları ile Tıp Fakültesi’ne de sahip olmuş bulunuyoruz. Yine sayın Harmandar sayesinde yakın zamanda ilçelerde açılan ve açılacak fakültelerin yanında il merkezinde Dişçilik Fakültemiz ve Eczacılık Fakültemiz olacak.

İnşallah Geriatri, Onkoloji Köylerimiz de olur…

xx        xx        xx

Bunları neden anlatıyorum?

O gün, kızım Delfin’in kep attığı gün, hepsi birer üniversite mezunu yetişkin genç noktasına gelmesine rağmen “çocuklar kadar şen” karşımda neredeyse hemen az sonra adım atacakları yaşamlarının gerçeklerinden habersiz cıvıl cıvıl duran gençlerimizi izlerken bir yandan üniversitemizin geçmişi film şeridi gibi gözümün önünden geçerken, akımda bir biri ardına sorular patlıyordu…

Onları paylaşmak için anlatıyorum.

Oturduğum yerden kızımı ve gençleri izlerken ilk düşündüğüm “Bu çocuklar şimdi ne iş tutacaklar?” sorusu oldu… Yanıtını bulamadım! İçim acıdı…

xx        xx        xx

Üniversitemiz bu sene 6 bin mezun verdiğine ve 23 yılda her yıl ortalama 2 bin mezun vermiş olabileceğimizi göz önüne almış olsak bu nereden baksanız 40 bin mezun demektir. Demek ki ülkemizin dört bir yanında 40 bin hemşerimiz var…

Peki, onları üniversitemizden mezun edip memleketlerine, yeni yaşamlarına gönderirken gerçekten “hemşerimiz” yapabildik mi? Acaba içlerinden kaçı bürokraside yer alabildi? İçlerinden milletvekili seçilen var mı?

Bilmiyoruz… Keşke bile bilsek… Keşke Muğla’dan gelip geçen gençlerimizi hemşerimiz, Muğla sevdalısı yapabilmiş olsak…

xx        xx        xx

O gün gençleri izlerken aklıma düşen en önemli soru ise şu oldu;

Muğla’da ya bu üniversite olmasaydı?

Sorunun düşüncesi bile insanı şaşkına çeviriyor.

O gün gençlerin hepsi kuaförden, berberden çıkmıştı. Hepsinin giysileri, ayakkabıları yeni alınmıştı… O gün ve o günden birkaç gün öncesine kadar Muğla’da konaklama tesislerinde yer kalmamış, yeme içme mekanları ağzına kadar doluydu…

Sadece mezuniyet töreni Muğla esnafının, tüccarının yüzünü güldürdü…

Üniversitemizin kıymetini bilelim. Muğla’da üniversite olmasaydı, Muğla olsa olsa suyu çekilmiş bir kuyu olurdu…

xx        xx        xx

Geçen yaz öyleydi… Yaz Okulu olmadığı için, üniversite tatile girmiş ve Muğla bir anda suyu çekilmiş kuyuya dönmüştü. Farkında mısınız mezuniyet törenleri de bitti, ama Muğla sokakları hala üniversite gençleri ile cıvıl cıvıl… Bütünlemeler yapılıyor.

Merak etmeyin, bütünlemelerden sonra da onların nereden baksanız 6, 7 bin kadarı bizimle birlikte. Çünkü Yaz Okulu Üniversite Senatosu’nun kararı ile yeniden açılıyor.

Rektör Yardımcılarından Prof. Dr. Bayram Akça ile görüştüm. 6 bin 500 öğrenci Yaz Okulu için ön kayıt yaptırmış. Yaz Okulu’nun 3 Temmuz’da başlayacağını belirten Rektör Yardımcı Akça bizimle şu bilgileri paylaştı:
Final sınavları bitti gibi. Ardından bütünlemeler başlayacak. Onun ardından da 5 hafta sürecek Yaz Okulu açılacak. Yaz okulunun yeniden açılmasına karar verirken, başta Rektörümüz Prof. Dr. Harmandar olmak üzere tüm Senato Üyesi arkadaşlarımız öğrencilerimizin lehinde karar üretti. Sadece Muğla esnafı için alınmış bir karar değil bu. Öğrencilerimizi başka illerdeki yaz okullarına gitmekten kurtardık. Biliyorsunuz geçmişte Yaz okullarının hocaların para kazanmaları için açıldığı öne sürülmüştü. Öğrencilerimizin geçim kapısı görülmesi hoş değil. Biz esnaf için almadığımız gibi meslektaşlarımız için de karar almadık. Biz yine de önlem aldık. Yaz Okulu’nun önüne bütünlemeleri koyduk ve meslektaşlarımız yaz okulunda 2 dersten fazlasına giremeyecekler.

xx        xx        xx

Yaz Okulu’na başarılar diliyorum.

Üniversitemizin kıymetini bilelim ve gelin orada okuyan çocuklarımıza turist gözüyle değil “hemşeri” gözüyle bakmayı da öğrenelim artık…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Cevat Cangır 24 Haziran 2015 / 10:01

Karaova’da çok hayranınız var…Sürekli yazılarınızı okuyoruz.Öğrencilerime tavsiye ediyorum.Bir an önce iyileşmeniz,”Olaylar ve İnsanlar”a dönmeniz dileğiyle…Acil şifalar…

huseyin canel 24 Haziran 2015 / 12:16

saygıdeğer üstadım. Muğla dan uzakta ,.. Yazılarınızı her gün takip ediyorum.Muğla da olsam aynı sadakatle izler miyim bilemiyorum. Neticede uzakta olsak ta yüreğimizin bir tarafı hep doğduğumuz topraklarda. gurbette yaşayan Muğlalıların aynı duygu ve özlemi taşıdığını tahmin ediyorum.. Yaşadığım Akdeniz kıyı sahilinde konforlu yaşam kalitesine rağmen en önemli eksiklik olan nitelikli sağlık tesislerinin olmayışı.. yaşı kemale ermiş bizim gibi insanların ilk aradığı nitelikli sağlık hizmetleri… Muğla’da Tıp Fakültesinin kurulmasında emeği geçenleri saygıyla anmak gerekiyor. Sağlığın siyaseti olmamalı..

resat oztepe 25 Haziran 2015 / 00:30

GOCUMAN; Kulakları çınlasın,Dr.Seyfi TERZİBAŞIOĞLU beyefendi,dost sohbetlerinde Sağlığı “‘1′” olarak söyler sağ yanına o lar konur ve bir rakkam ifade eder. eğer sıfıları yazalım derken “‘1′” i düşürürsek kalan sıfırların bir anlamı kalmaz derdi. Gocuman önce sağlık. Sağlığınıza dikkat ederseniz bendenizi ve okurlarınızı ve dostlarınızı sevindirirsiiz. lütfen sağlığınıza ve doktoırlarımızın tavsiyesine uyalım. çok geçmiş olsun. acil şifalar. sevgi ve saygı.