Üniversite öğrencisi ne kurbanı?

Bu haber 18 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 883 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bizim Hamle Gazetesi’nin başlığı böyleydi:
“Üniversite öğrencisi soba kurbanı”
Muğla Üniversitesi öğrencisi Cem Demirci gerçekten sobadan sızan gazdan zehirlenmiş olabilir.
Ama, soba gazından zehirlendi diye, “soba kurbanı” diyebilir miyiz?
 
xx           xx           xx
Diyemeyiz…
Bana göre bu ‘kurban’ soba kurbanı değil, aç gözlülüğün kurbanı…
Yerel yönetim kurbanı…
 
xx           xx           xx
Önce gelin haberi anımsayalım.
“Muğla Üniversitesi’nde okuyan 19 yaşındaki Cem Demirci 3 katlı apartmanın bodrum katında ki kiraladığı evde sobadan sızan zehirli gaz sonucu hayatını kaybetti.     
Edinilen bilgiye göre, Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Cem Demirci okul arkadaşı Emrah Avara ile birlikte Kötekli Mahallesi Üniversite Caddesi’nde bulunan Necati Özsoy’a ait 3 katlı apartmanın bodrum katında kiracı olarak tuttuğu evde kalmaya başladılar. Sabah okula gitmek için kalkan Emrah Avara, okul arkadaşının dersi bulunmadığını düşünerek arkadaşını uyandırmadan evden ayrıldı. Öğleden sonra tekrar eve gelen Emrah Avara, ev arkadaşı Cem Demirci’yi yatağında yüz üstü yatarken buldu. Arkadaşının nefes almadığını fark eden Emrah Avara, durumu hemen 112 İlk Yardım ekibine bildirdi…”
Gerisi malum…
Muğla’ya okumaya gelen yoksul aile çocuğu bir gencimizin soba zehirlenmesi sonucu can verdiği anlaşıldı…
 
xx           xx           xx
Tabi sorulacaktır;
“Talihsiz gencin bir yoksul aile çocuğu olduğunu nereden biliyorsun?”
Bilmiyorum. Tahmin ediyorum. O gencimizin imkanı olsa, Kötekli’de sobası tütebilecek o evde mi barınırdı?
 
xx           xx           xx
Muğla Üniversitesi açıldığında en önemli sorun ‘barınma sorunu’ idi… Kötekli’de inek damını bile düzenleyip kiraya verenler olmadı değil…
Bu sorun yıllarca sürdü.
Bu gün de barınma sorundan söz edilebilir, ama geçmiş yıllarda olduğu kadar ciddi boyutta olduğunu söylemek haksızlık olur.
Muğla bu gün bir “öğrenci tatil köyü” gibi… Özellikle kampusun bulunduğu Kötekli’de Yurtlar, apartlar, apartmanlar birbiri adına yapıldı. Yapılmaya devam ediyor…
Ama, dar gelirli gençlerimiz de bodrum katlarda, rutubetli ortamlarda, sağlıksız koşullarda barınmak zorunda kalıyorlar…
 
xx           xx           xx
Doğrusu merak ediyorum. O gencimizin duman zehirlenmesinden öldüğü bodrum katın oturma ruhsatı var mı? Oturma ruhsatı yoksa, o yer nasıl kiraya verildi? Yok eğer oturma ruhsatı varsa, o ruhsatı kim verdi?..
 
xx           xx           xx
Nedense Muğla’da olmadık yerlere olmadık ruhsatlar veriliyor.
Muğla yeni kurulmuş bir şehir değil. Muğla’nın nereden gelip nereye gittiği belli… Bu anlamda şehrin neresine, neyin, nasıl yapılacağı çoktan belirlenmiş olmalı…
Ama bakıyorsunuz, dün mağaza olan yer bu gün restoran olmuş, döner veya ızgara bacası da binanın cephesine tenekeden yapılıvermiş!
Artık Muğla’nın güneş enerjisi, uydu anteni ve tabela kirliliğine bu teneke bacalarda eklenmeye başladı…
 
xx           xx           xx
Bir inşaata ruhsat verilirken, planında, zemini iş yeri olarak planlanmışsa, buradan yükselen bir baca zorunluluğu istenemez mi?
O günkü mal sahibinin kafasında, kafe, bar, restoran, pastane yok. Mülk el değiştiriyor. Kiracı değişiyor… Yeni kiracı veya, mal sahibi tadilatta bulunuyor.
Kim veriyor o tadilat iznini?!!
Dün konut olarak yapılmış aparmana bakıyorsunuz, konut olmaktan çıkmış, ‘gecekondu iş merkezine’ dönmüş. Bir dairede üç iş yeri!
Bu sadece Muğla’da mı böyle, Türkiye’nin her yanında mı?
 
xx           xx           xx
Sahi Cem Demirci, soba zehirlenmesinden mi öldü?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.