Üniversite Muğla Arasında Sağırlar Diyaloğu

Bu haber 30 Ağustos 2018 - 1:37 'de eklendi ve 1.775 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazımla biraz da farkında olmadan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘e “kefil” olur gibi olmuşum.

Böyle bir şey yok tabi… Daha yeni kahvaltıda tanıştığımız bir kişiye kefil olabileceğim beklenmemeli. Üstelik Rektör Çiçek‘e kefile de gerek yok. Gerek duyan varsa, kefil belli: kendisini rektör olarak atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan

Bir rektör üniversitenin de kentin de kaderini değiştirebilir.” başlıklı yazıma Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘i tanıyarak yorum yapanlarda oldu.

Muğla‘nın genç siyasetçilerinden Nazmi İyibilirRıfat hocayı tanırım. Milli Eğitim Bakanı dahil, rektör beyi anlattıkları kadarıyla ümit verdiler. Başarılı olmalarını temenni ederim.” demiş. “Rıfat hoca” kim, bilmiyoruz.

Sosyal medya böyle işte… İsimler herkesçe tanınıyor, olaylar herkesce biliniyor gibi yazılıyor.. Belki de rektörle ortak tanıdıklarıdır…

xx           xx           xx

Üniversitemizin öğretim üyelerinden Bekir Col da şu ifadelerde bulunmuş:

Yazınız çok güzel olmuş. Tebrik ederim. Hüseyin hoca gerçek bir bilim adamıdır. Laboratuvarda bizzat kendisi öğrencileri ile deneyler yapmış, Tübitak projeleri yürütmüş, Roketsan vb yerlerde yıllarca çalışarak sanayi tecrübesi edinmiş, yurt dışında önemli çalışmalarda bulunmuş ve adam gibi adam memleket aşığı bir güzel insandır. Üniversite ve Muğlamız için büyük bir şanstır. Gerçekten de şu anda ekibini ehil kişilerden kurmaktadır. Kadroların kalifiye olmayan insanlarla doldurulmuş olması dahil, bir dizi önemli sorunlar ortadır. Maalesef geçmişte bazı işler çok yanlış yapıldı…
Ancak Kendisinin bilgisi, vizyonu, çalışkanlığı, azmi ve heyecanı ve kuracağı ekibin yeterlilik ve uyumu ile birleşebilirse başarı gelecektir. Hüseyin hoca önemli bir değerdir, ona bu yolda Muğlamızın destek olması hepimizin ve üllemizin faydasına olacaktır. Zat-ı alinize tekrar teşekkür eder, saygılar sunarım.

Valla “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” dedikleri gibi olmasa da verdik desteği gidiyoruz işte…

xx           xx           xx

Bir rektör üniversitenin de kentin de kaderini değiştirebilir. Yılmaz Büyükerşen üniversitesine rektörlük yaptığı Eskişehir‘in kaderini değiştiren “bilim-kültür-sanat” ve “şehircilik” insanıdır.

Eskişehir‘in kaderini değiştiren Belediye Başkanı Büyükerşen gibi görünüp, algılansa da aslında o bana göre de “Akademisyen Büyükerşen”dir…

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen

Peki Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nin yeni Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek bir Yılmaz Büyükerşen olabilir mi?

Genç ve heyecanlı Hüseyin Çiçek rahatlıkla “akademisyen Büyükerşen” olabilir. “Belediye Baaşkanı Büyükerşen olabilir mi?” derseniz, yanıt vermek için çok erken… Biz “Neden olmasın?” diyelim… Zaten geçen hafta cuma günü yapılan basın kahvaltısında böyle bir hedefi ve amacı olduğu kanaati de edinmedim…

Gazeteci arkadaşlarımızın kanaatini bilmiyorum. Tartışmadık…

xx           xx           xx

MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek konuşmalarında ve sorularımıza yanıt verirken, üniversitenin şehirle entegre olması gerektiğine vurgu yapıp, Muğla (Menteşe) şehir merkezinde 4 fakülte açacaklarını söyledi. Bunlardan birisinin İletişim Fakültesi olduğunu duyunca çok sevindim.

Üniversitemizin de şehrimizinde en önemli sorunlarından biri bu; iletişim…

Muğla’da yakın zamana kadar soran, sorgulayan, tartışan bir “basın” vardı…

Bir ara üç yerel televizyonumuz ve 4 yerel radyomuz vardı. Bir yerel radyo kaldı…

Gazeteciliğin ve yanında radyo-televizyonculuğun yapıldığı günlerde MSKÜ‘nin nasıl açıldıysa, Muğla Meslek Yüksekokulu‘nda, başında birde bir Muğlalının (!) olduğu Radyo-Televizyon Teknolojisi Prorgramı vardı, ama…

Dünkü yazımda Murat Günay‘ın önceki yönetimle ilgili “Üniversite gençliğine ulaşmamıza engel oldular.” dediği gibi bu “bizim Muğlalı” da öğrencilerinin şehirdeki yayın kurumlarına ulaşmalarına engel oldu… (!)

Bu bölümün Muğla’ya bir faydası olmadı, üniversiteye ne faydası oldu onu da bilmiyorum…

xx           xx           xx

İletişimci olmanın yanında Muğla ile iletişim kurabilmiş arkadaşlarımız Haşim Koç ve Emel Karaman arkadaşlarımızın görev yaptıkları dönemleri saymazsak geçen 26 yılda (3 Temmuz 1992)

bir üniversiteye yaraşır “Basın Halkla İlişkiler” birimi oluşturulamadı…

Yani 26 yıldır üniversite kendini ifade edemedi, anlatamadı, “üretimini” Muğla ve dolayısıyla ülkemizle paylaşamadı…

Tabi bu iki taraflı bir sorun. Muğla‘da hiç bir yayın kurumunda da bir “üniversite muhabiri” olmadı.

Her türlü çevre sorununun yaşandığı, çevre hareketinin en çok geliştiği Muğla‘da bir “çevre gazetecisi” yetişmediği gibi, neredeyse 40 yıldır turizmin profesyonelce yapıldığı Muğla‘da bir “turizm gazetecisi” de yetişmedi…

Bir rektör üniversitenin de kentin de kaderini değiştirebilir.” başlıklı yazımda da vurguladım, bugün Muğla’da “soru sorabilen” gazeteci yok!

İşte bu noktada, Rektör Çiçek gündemlerinde 4 yeni fakülte yeraldığını ve bunlardan birinin “İletişim Fakültesi” olduğunu söylediğinde yeniden umutlandım ve sevinndim…

xx           xx           xx

Bu sorun önceki yönetimlerde masaya yatırılmıştı. Karşılıklı eleştiri ve önerilerimiz olmuştu. Hiçbir zaman da sonuç alınamamıştı.

Konuyla en ciddi ilgilenen de dönemin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan olmuştu. Çözümün bir “İletişim Fakültesi” kuruluşundan geçeceği konusunda hemfikirdik. Ali Osman hocam “İki yıllık bir basın yayın yüksek okulu ile başlayalım. Sonra fakülteye dönüştürürüz” demiş, benden YÖK‘e başvuruda kullanılmak üzere bir rapor istemişti. Detaylı bir rapor hazırlayıp verdim.

Olmadı, arkası gelmedi… Neden bilmiyorum, ama duyumlarıma göre yönetime yakın bir isim olayın üstüne atlamış ve söz konusu okulun Marmaris’te açılmasını istemişti.

Biz Muğla‘da ve üniversitede önemli bir sorunu çözelim derken, birileri de kendine okul peşine düşmüştü.

Basın Yayın Yüksek Okulu Marmaris’te değil, merkezde ihtiyaçtı, ama o zaman Marmaris’e Turizm Yüksek Okulu açıldı…

Evet, bir kentin kaderi değişebilir…

O zaman Yüksek Okul açılamamıştı, ama şimdi İletişim Fakültesi geliyor…

xx           xx           xx

Rektör Çiçek, Üniversite-Şehir entegrasyonuna büyük önem verdiklerini belirtirken, İletişim Fakültesi ile Mimarlık, Dişçilik ve Hukuk Fakültelerini şehir merkezinde açmak istediklerini açıkladı. “Biz yerel yönetimle işbirliğine ve önerilerine açığız.” diyerek şunları söyledi:

Mimarlık Fakültesi’ni bugün Kız Meslek Lisesi olarak kullanılan tarihi lise binasında açacağız. Yazışmalar başladı. Bir protokol ile üniversitemize devri sağlanacak. Dişçilik Fakültesi de Diş Hastanesi yanında açılacak. Uluslararası hukukta çok başarılı değiliz. Bunun için Muğla’da yabancı dilde Uluslar arası hukuk ağırlıklı bir fakülte açacağız. Şehir merkezinde bize bina lazım.Bu konuda yerel yönetimlerin desteğini bekliyoruz.

Rektör Çiçek, üniversite ile yerel yönetimlerin ilişkisinin güçlendirilmesinde basına da büyük görev düştüğünü kaydetti. Bunlar sevindirici gelişmeler. Yabancı dilde Uluslararası eğitim veren bir Hukuk Fakültesi‘ne sahip olmak Muğla için elbette önemli. Aynı şekilde İletişim Fakültesi de yabancı dilde eğitim verebilir…

Muğla’da hukukçular da, gazetecilerde yabancı dile hakim olabilmeliler.

Tabi Muğla marka olacaksa…

xx           xx           xx

Geçen dönem üniversite yönetimi de, siyasilerde tarihi lise binasının tahsisinin mümkün olmadığını söylüyorlardı. Üniversitemizin yeni yönetimi ise “Yazışmalara başladık” diyor. İstenirse, kararlılık gösterilirse oluyormuş demek ki…

Yarın devam edelim…

—————————————-                                                                                       —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. (Albert Einstein)

ÇİVİ

Beklenmedik misafirlerin evlerine dönmelerinin ardından çevreciler temizlik seferberliği başlattı. Muğla’da hala çevreciler varmış, ne güzel…

Beni İse Bi Gülmek Aldı:)))))

——————————————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 30 Ağustos 2018 / 12:55

GOCUMAN; Yukarıdaki yazınızdan lamış olduğum öndeki cümle; Muğla ile Üniversite’nin kaynaşamadığının adeta resmi bildirgesi olmuş.”‘*ani 26 yıldır üniversite kendini ifade edemedi, anlatamadı, “üretimini” Muğla ve dolayısıyla ülkemizle paylaşamadı…”‘*sevgi ve saygı