ÜNİVERSİTE-KENT BÜTÜNLEŞMESİ

Bu haber 06 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 798 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

1992 yılında dönemin hükümeti tarafından Türkiye genelinde bazı yeni üniversiteler kurulacağı karar altına alındığında, Muğla’nın adı yoktu.
Her ne kadar yeni kurulacak üniversiteler arasında Muğla ismi olmamasına karşın bir şansımız vardı.
Önce İmar ve İskân, daha sonra Bayındırlık Bakanlığını üstlenen Erman Şahin hem şehrimizdi.
Nitekim Şahin, “yeni kurulacak üniversiteler arasına Muğla’nın eklenmesi gerekir.
Aksi halde kararnameye imza atmam” demişti.
Sonrası malum.
Yasa gereği bu tür kararların yürürlüğe girmesi için kabine üyelerinin tamamının imzası şarttı.
Aksi halde mümkün değildi.
Hükümet de Erman Şahin’in kararlılığı karşısında yeni üniversiteler arasına Muğla’yı da eklemek zorunda kalmıştı.
İşte Muğla Üniversitesinin kurulması bu şekilde gerçekleşir.
***
Bundan sonrasında hedef üniversitenin sağlıklı bir şekilde büyümesiydi.
İstim üstünde birçok fakültenin yer almasıyla birlikte, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözde yüksek öğretim kurumları arasında yer alması temel amaçtı.
Nitekim kurucu Rektör Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın bu konudaki açıklamaları, herkesi fazlasıyla mutlu ediyordu.
Fığlalı, İngiltere’nin Cambridge üniversitesini örnek aldık diyerek, kent-üniversite bütünleşmesinin olmazsa olmaz koşul olduğunun altını çizmişti.
Bu arada, beklentilerin karşılık bulması adına üniversite çok büyük bir avantajın sahibi oldu.
Bunu da yaratan rahmetli Sıtkı Koçman’dı.
Koçman, Muğla’ya vefa borcunun göstergesi olarak üniversiteye maddi yardımda bulunmak istiyordu.
Aslında bu yardımın gelmesinde bir isim var ki, Muğla olarak minnet borcumuz olduğu akıldan çıkarılmamalı.
Bu kişi Sıtkı Koçman’ın Muğla’daki sağ kolu konumundaki Alaaddin Arpat idi.
Neticede Sıtkı Koçman, günümüzde dahi önem içeren bir rakamı üniversite bünyesine tahsis ederek, ne denli mümtaz bir kişilikte olduğun göstermişti.
Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Hamle TV’de gerçekleştirdiğim “günleri izlerken” programlarında, bir konunun daha altını çizmişti.
Üniversite bünyesinde yer alacak fakülte ve yüksek okullar, daha çok yörenin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmalı.
Daha bir önemlisi, mutlak surette üniversite ile kent bütünleşmeli.
***
Fığlalı’dan rektörlük görevini üstlenen Prof.Dr. Şener Oktik’in izlediği yol, daha bir farklıydı.
Ona göre kampus içerisinde yer alacak yapılar, Muğla mimarisine özgü olduğu gibi modern mimarinin örneklerini sergilemeliydi.
Kurucu rektöre yönelttiğim soruyu Oktik’e de sordum.
Üniversite-kent bütünleşmesi istenen düzeyde değil.
Bunun bilincinde olan Oktik, bütün çabasına karşın, bütünlüğü tam olarak sağlayamadı.
Gelelim bugüne.
Günümüz Rektörü Prof.Dr. Mansur Harmandar, bu konuda somut adımlar atılmasını istiyor.
Bunun işaretlerini de senato toplantılarının Muğla merkezde gerçekleştirerek gösteriyor.
Nitekim, Muğla Ticaret ve Sanayi Odasında yapılan Senato toplantısı öncesinde “ Başka bir yer” Restorant’da gazetecilerle beraberliğinde şu açıklamayı yapıyor.
Bundan böyle bazı senato toplantılarımızı il merkezinin değişik salonlarında gerçekleştireceğiz.
Her zaman vurguladığım gibi kent ile hep iç içe olmak arzusundayız.
İşte yıllardır Muğla olarak beklentimiz buydu.
Kentin en önemli değerleri arasında yer alan üniversitenin şehir ile bütünleşmesi kaçınılmazdı.
Bu nedenle rektör Prof.Dr. Harmandar’ın öncülüğünde senato toplantılarının kent merkezinde yapılması, bu konuda atılan ilk adım olarak görülüyor.
Temennimiz, aynı girişimlerin süreklilik göstererek, üniversite-kent bütünleşmesinin kağıt üzerinde değil sahiden gerçekleştirilecek olması.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.