Umut Ederim!..

Bu haber 03 Eylül 2014 - 0:46 'de eklendi ve 877 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye Süper lig maçları başladı.

Hem de kazasız belasız.

Her halde neden bu şekilde söylediğim kestirilmiştir.

Zira, geçtiğimiz ve de önceki sezonlarda bu bağlamda çok sıkıntı çekildi.

Öyle haftalar yaşandı ki, futbolumuz adına utandık.

Bunu yaratan sahada mücadele eden futbolcular olduğu gibi kulüp yöneticileriydi.

Hangi takım başarılı olamamışsa kabahati başkalarında aradı.

Özellikle hakemlerimiz hedef haline getirildi.

Sahadan mağlubiyetle ayrılan takımların yöneticileri, hakemlere yüklendikçe yüklendi.

Ondan sonrası malûm.

Futbolcular ve de sebep olan yöneticiler, ister istemez disiplin kurullarına sevk edildiler.

Şöyle geriye dönüp baktığımızda, aynı kurulun ceza üstüne ceza yağdırdığını görürüz.

Ardından özellikle kulüp yöneticileri, kendilerinin hiç günahı yokmuş gibi kabahati başkalarında aradılar.

Etti edemediler bu defa Futbol Federasyonuna yüklendiler.

Federasyon Başkanı Erdoğan Demirören’in mutlak surette istifa etmesi gerektiğinin altı çizildi.

Sadece futbol federasyonu olsa!

Aynı suçlamalardan merkez hakem komitesi de nasibini aldı.

Velhasıl, neresinden bakarsanız bakınız geride kalan futbol sezonu, karşılıklı ithamlardan geçilmeyen bir dönem olarak yerini almış oldu

***

Şimdi…

Eğri oturup doğru konuşalım.

Futbol, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en fazla izlenen, ilişkin olarak rağbet edilen spor dalı olduğunda hiç şüphe yok.

Elbette bu eğilim futbolumuz adına sevindirici.

Özellikle sporun bir dostluk ve kardeşlik olduğu noktasından bakılırsa.

Üstelik aynı spor dalının aktif yöneticileri gençler olduğuna göre mutlu olmamak mümkün değildi.

Böylelikle gençlerimiz, hiçte istenmeyen gelişmelere bulaşmak yerine, spor yapacaklardı.

Bu oluşum aile bütçesine katkı sağladığı gibi milletçe tutkunu olduğumuz futbol adına sevindirici bir durumdu.

Kim bilir değil, mutlak surette süresi içerisinde Türk sporuna katkı sağlayan nice gençler yetişecekti.

Ne var ki yapamadık, yapamıyoruz.

Dün olduğu gibi bugün de futbolun bir temaşa sporu olduğunu hala kabullenemedik.

Çok değil kısa bir süre öncesinde, Soma Şehitlerimiz adına Manisa’da Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan Süper Kupa müsabakasında yine istenmeyen gelişmeler kendini gösterdi.

Her zaman olduğu gibi yine Fenerbahçe kalecisi Volkan ve Galatasaray’lı oyuncu Melo başroldeydi.

Oysa bu maç anlamlıydı.

Kısa bir süre öncesinde maden faciasında hayatını kaybeden 301 vatandaşımız adına yapılmıştı.

En azından buna hürmet gösterilmesi gerekirken, olmadı.

Olmadığı için Volkan 3 maçla cezalandırılırken Melo disiplin kuruluna sevk edildi.

***

Şimdi…

2014-2015 Futbol sezonu başladı.

Acaba, yine olayların eksik olmadığı futbol sezonu olur mu? derken, çok şükür ilk hafta böylesine üzücü olaylarla karşılaşmadık.

Geride kalan haftada, bizleri kahreden hiçbir hadise olmadı.

Sahada mücadele eden tüm takımların futbolcuları, kendilerine yakışan tavır sergilediler.

İşte yıllardır beklediğimiz ve de özlediğimiz tablo bu idi.

Başka ülkelerin takımları arasında oynanan maçlarda kayda değer hiçbir olay olmazken geride kalan haftada benzer centilmenliğin sergilenmesinden son derece mutlu olduk.

Ümit edilir ki ilerleyen haftalarda oynanacak maçlarda da bu tutum devam eder.

Bu nedenle geçtiğimiz haftayı şahsen çok önemsiyorum.

Bunun bir gösterge olması bağlamında, emeği geçen tüm futbolcuları ve yöneticileri yürekten kutluyorum.

***

Yine de futbol tutkunu olanlar tarafından bu yaklaşımımım iyimserlik olarak algılanacağını görür gibiyim.

Siz bu şekilde iyi niyetinizi gösteriyorsunuz ama asıl olan futbolcular ve yöneticilerin aynı anlayış içerisinde olmalarıdır.

Ne zaman onlarda aynı bilinçle hareket eder.

İşte o zaman rahat bir nefes alınabilir.

Değilse, yine istenmeyen olaylar kendini gösterir.

Bu kez aynı düşüncede olanların yanılmasını istiyoruz.

Hem de 76 milyon olarak.

Değil mi ki başlangıçta vurguladığım gibi futbol tutkunu bir ülkenin fertleriyiz.

Bu defa halkımız, başka ülkelerde gözlendiği gibi müsabakalar izlesin.

Her bir oyuncu, netice ne olursa olsun önemli olan centilmenliktir anlayışıyla hareket etsin.

İşte o zaman farklı düşünenlerin yanıldığını görürüz.

Artık bizim oyuncularımız da futbolun seyir zevki yüksek bir müsabaka olduğu bilinciyle hareket ediyor diyebilmenin mutluluğuna erişiriz.

***

Dedim ya en büyük temennimiz, bu hafta oyuncularımızın gösterdiği iyi niyetin ileriki haftalara taşınması.

Kısaca sporcularımız ve bir kısım yöneticiler, bu kez herkesi yanıltsın istiyoruz.

Her halde çok da zor olması gerek.

Ne dersiniz?

Profesyonel liglerde mücadele eden takımların futbolcuları?

Ve de aynı kulüplerin başında bulunan yöneticiler.

Halkımızın beklentilerini yerine getirmek çok mu zor?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.