Umut

Bu haber 31 Aralık 2015 - 0:03 'de eklendi ve 1.016 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Koca bir yılı geride bırakırken, türlü beklentiler içerisinde geleceğe bakmak istiyoruz.

Daha açık bir ifadeyle 2016 yılının ülkemiz adına her bakımdan iyilikler, güzellikler, başarı ve mutluluklar getirmesini diliyoruz.

Yeni bir sürecin ülkemiz için UMUT olması en büyük arzumuz.

Değil mi ki önceki yıllarda olduğu gibi geçtiğimiz sene yine bir takım sıkıntılarla yüz yüze geldik.

Özellikle ülke genelinde, kimi zaman mutlu, çoğu kez umutsuz olduğumuz günler geçirdik.

Artık, yeni bir yılla birlikte güzel günler gelsin istiyoruz.

Ülkemizin makus talihinin değişmesi dileğimiz var.

Değişmeli de.

Zira ülkemiz insanı bu tür bir mutluluğu çoktan hak etti.

***

Geçen zaman içerisinde her kesimi etkileyen olayların en önemlisi, çok partili döneme geçtiğimiz 1946 yılından bu yana, nadir hallerde görülen bir sürecin yaşanması oldu.

Bu, 6 ay gibi bir sürede 2 genel seçim geçirdiğimizdi.

Ne var ki aynı süreçte, zihinlerde bir takım istifamlar oluştu.

7 Haziran 2015 genel seçimi sonrasında ortaya çıkan tablo üzerine, ülke yine koalisyonlara mı mahkum olacak?

Yine sıkıntılı günler mi geçireceğiz?

Aslında halk, iş başındaki Ak Parti hükümetine, 7 Haziran seçimleriyle ilgili ihtar vermişti.

Bunun işareti, aynı seçimde hiç bir partinin tek başına iktidar olma şansını yakalayamamasıydı.

Bu durum, ülkenin koalisyonla yönetileceğinden başkası değildi.

Ne var ki Türkiye, yıllar boyu şartlar zorunlu kılmasına karşın, koalisyonlarla yönetim şeklini bir türlü beceremedi.

Bu kez de öyle oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından koalisyon hükümetini kurmakla görevlendirilen dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, diğer partilerle istişarelerde bulunmasına karşın, yeni bir hükümet kurulamadı.

Aslında cumhurbaşkanı da koalisyon hükümetine pek taraftar değildi.

Böylelikle, ister istemez yeni bir seçim gündeme gelmişti.

Demek ki halk, 1 Kasım tarihinde bir kez daha sandık başına gidecekti.

Gidildi de.

Sonuçta 12 yıldır ülke yönetiminde bulunan Ak Parti, bir kez daha yeniden iktidar olma şansını yakaladı.

Bu arada partilerin aldığı oy oranı çoğu kesim tarafından şaşırtıcı kabul edilse de, karar merci halktı.

Halk bakıp gördü, 7 Haziran seçimleri sonrası ortaya çıkan tablo, her bakımdan sıkıntı yaratıyor.

Yanı sıra partiler, aralarında konsensüs sağlayıp, koalisyon hükümeti kuramadılar.

Ak Parti bir ders çıkarmıştır! diyerek, yeniden ülkenin tek başına bir parti tarafından yönetilmesinin yerinde olacağını düşündü.

***

Tabi her şeye karşın asıl olan, başlangıçta belirttiğim gibi huzurun tesis edilmesidir.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kendini gösteren terör olaylarının, daha da acılar yaşanmaması adına son bulmasını istiyoruz.

Yıllardır süregelen ve bu süreçte onca insanımızın hayatını kaybettiği olayların hiç kimseye bir yararı olamaz noktasından bakılarak, daha da kardeş kanı akmasın istiyoruz.

Ümit edilir ki yeni bir yıl, akan kanların durması adına milat olur.

***

2016 yılından beklentilerimiz elbette bir kaç kalemle sınırlı değildi.

Bir ülke için olmazsa olmaz koşullarından biri halkın refah ve mutluluğu olduğuna göre yeni sürecin beklentileri karşılaması en büyük dileğimiz.

Bu ülke halkı yıllardır, devlete olan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmeye çalıştığına göre iş başındaki AK Parti Hükümeti, halkın mutluluğu adına üzerine düşeni yapmalı.

Dolayısıyla daha huzurlu ve mutlu bir Türkiye’nin tesis edilmesi, halkın beklentilerini karşılamakla doğru orantılı olduğu için ne yapıp edip gereği yerine getirilmeli.

Yıllar sonra tarımın ülke ekonomisinde daha reel değerler içereceği fark edildiğine göre, bu alan adına atılan adımların takipçisi olunmalı.

Dünyada kendi kendine yetebilen ülkeler arasında yer aldığımızdan, özellikle tarım bağlamında beklentilerin karşılanması için ne gerekiyorsa yapılmalı.

Günümüz koşullarında bir ülkenin dünya konjonktüründe yer edinebilmesinin temel koşullarından biri eğitim olduğuna göre, ülkenin her bir noktasında modern eğitim uygulamalarına daha bir hız verilmeli.

Kısaca Türkiye için olmazsa olmaz koşullardan biri çağdaş eğitimin eksiksiz yerine getirilmesidir prensibi, mutlak yerine getirilmeli.

Dünyada konuşlanan onca ülkeler arasında saygın bir yer edinmenin temel koşullarından biri, rasyonel dış politika izlenmektir diyerek, ona göre adımlar atılmalı.

Kısaca, yeni bir yılda 78 milyon insanımızın mutlu ve huzurlu, daha da öte UMUT’lu olmasını sağlayacak kriterler bilindiğine göre istenen, asıl sorumluluk sahiplerinin üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirmesidir.

Ancak o zaman daha mutlu ve huzurlu bir Türkiye olarak geleceğe ümitle bakabiliriz.

Böyle bir beklenti içerisinde herkesin yeni yılını yürekten kutluyorum.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.