Umduğumuz Yerden Geç Geçiyoruz

Bu haber 25 Haziran 2015 - 19:05 'de eklendi ve 640 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye adına bazı realiteler var ki yadsımak mümkün değil.

Aksi de iddia edilemez.

Her şey apaçık ortada..

Neden mi dem vuruyorum?

Asıl olan ülke turizmi.

Özellikle son yıllarda yüzümüzü güldüren bir sektör var ya!

Söz konusu olan başkası değil.

Zira, vurguladığım gibi son yıllarda Türkiye olarak turizmden sağlanan döviz miktarı 30 milyar dolar civarında.

Fazlası var eksiği yok.

Üstelik bu rakam kayıt içi ekonomiye ait.

Şüphesiz kayıt dışını da eklediğimizde global bir yaklaşımla 35 milyar civarında döviz girdisi sağlandığını mutlulukla gözlüyoruz.

Mutlulukla diyorum.

Bu rakam, ülke ekonomisinde küçümsenmeyecek bir değer içeriyor.

Cari açıktan doğan miktar olmak üzere daha birçok alandaki ihtiyaçların giderilmesinde turizm gelirlerinin önemli rol oynadığı düşünülürse, bu alanın ekonomiyi nasıl bir katkı sağladığı apaçık ortadadır.

Dense ki son yıllarda turizmden sağlanan gelirler, yaraya merhem değil ilaç olmaktadır.

Kimse kalkıp aksini söyleyemez.

Rakamların dili yalan söylemeyeceğine göre turizm faaliyetlerinin ülkeye nasıl katkı sağladığı, aşikârdır.

Aksi halde gerçekten haksızlık olur.

***

Buna karşın cevap arayan bazı sorular var.

Öncelikle, bir yıllık süreçte turizmden sağlanan döviz miktarı yeterli mi?

Bu alanda, ileri düzeydeki ülkelerin uyguladığı gibi yılın tamamında turizm yapabiliyor muyuz?

Yoksa mevsimlik turizm faaliyetlerimi geçerli?

Bir başka soru daha.

Ülkemize gelen turistleri misafir kabul edip, ona göre davranış sergiliyor muyuz?

Yoksa, nasılsa gidecekler! diyerek, turizmin asla kabul etmediği tutum ve davranışlar içerisine mi giriyoruz?

Hepsinden önemlisi, ülkemizin tanıtılması noktasında yeterli girişimlerimiz var mı?

Ve de tesislerimizin durumu.

İhtiyaca cevap veriyorlar mı?

Şimdi…

Bu sorulara gönül rahatlığı içerisinde cevap verebiliyorsak, sorun yok demektir.

Değilse, ekonomiye can suyu veren turizm için daha çok mesafe almamız gerektiği kaçınılmazdır.

Konuya daha bir açıklık getirmek gerekirse…

Yıllardır turizm adına şikâyet edilen hususlardan biri, turistlere karşı davranışlar oldu.

Hiç şüphesiz uzun yıllar bu konuda çok sıkıntılar çekildi.

Öyle ki, turistlere davranışlarımız istenen düzeyde olmadığı için o yıllarda aleyhimizde propagandalar geliştirildi.

Özellikle turizmden daha bir nemalanan ülkeler bu konuyu öylesine işlediler ki!

Olursa ancak bu kadar olurdu.

Derken, karşı tezler ve de insanımızda oluşan turizm bilinci sayesinde, olaylar lehimize gelişmeye başladı.

Bunun anlamı, ülkemiz insanının turizmin nasıl bir değerler silsilesi olduğunu idrak etmesidir.

Turizmin, özellikle ekonomik bazda devlete nasıl bir katkı sağladığının kabul edilmesidir.

Şimdi…

İnsanımızda istenen düzeyde turizm bilinci yerleştiğine göre geriye kalan bir başka unsur, tesislerdir.

İlişkin olarak yeterli olup olmadıkları..

Bütün yıl boyunca turizm yapılıp yapılmadığı.

Dedim ya asıl cevap arayan sorulardan biri bu.

İlişkin olarak, tesislerimizin yeterliliği tescillenmesine karşın yılın tamamında turizm yapabildiğimizi söylemek olası değil.

Hiç şüphesiz bu durum en büyük açmazımız.

Bunun giderilmesi adına atılacak adımlar belli olduğuna göre ne yapıp edip, bütün yıl turizm yapmanın şartları oluşturulmalı.

Zira, Türkiye olarak bu bağlamda tüm koşullar lehimize olduğuna göre başkaca alternatif yok.

Ne zaman bunlar yerine getirildi.

Yıllık turizm girdileri çok daha fazla olacağı için ekonomiye artı değerler katacak demektir.

Değilse umduğumuz yerden geç geçtiğimizin resmidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.