Umarım geç kalınmış olmaz!

Bu haber 21 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.024 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yarın kıyamete adım atıyoruz”
Geçen cumartesi günkü yazımın başlığı böyle idi.
Önceki gün (Pazar) kıyamet kopmadı.
Mevsim yaz.
Ya kış olsaydı?
Kıyamet kesin kopardı!
Önümüzden gelen kış.
O zaman kıyamet kopar mı?
Sanmam… Belki de o zamana kadar “alışırız”!… Belki de ortaya çıkacak tepkilerle yeni bir “düzenleme” yapılır, ama bu ‘sigara yasağı yasası” denilen faşizan dayatmayı yapanların pek çok konuda olduğu gibi kararlılık içinde olacakları da ortada…
 
xx           xx           xx
Dünyanın en çok sigara içilen ülkelerinden Türkiye’de kahve ve lokantalarda da sigara yasağının yürürlüğe girmesi, yurt dışında ilgi uyandırdı.
İlginin nedeni, Türkiye’nin dünyada en çok sigara içilen ülke olmasından çok, kahve lokantalara da yasak getirilmiş olması olsa gerek…
Çünkü başka yerlerde “sigara içilen” ve “sigara içilmeyen” mekan ayrımları yapılırken, bizde yönetenler hızını alamadı ve kökten çözüm getirdi:
“Her yerde yasak”
Peki bu “demokratik” mi?
Nedense bu sorunun yanıtını arayan yok!
 
xx           xx           xx
Ne kadar tiryakiyim bilmiyorum, ama ben de sigara içenlerdenim…
Otobüslerde sigara yasaklanınca taktir etmiştim.
Sigara içen biri olarak kamusal alana getirilen sigara yasağını da taktirle karşıladım.
Çünkü, kamusal alanlar, “istenirse gidilen, istenirse gidilmeyen” alanlar değil.
Öğretmenlerin, hukukçuların, sağlıkçıların, güvenlik görevlilerinin ve öteki çalışanların görev yaptıkları yerlere gitmek zorunlulukları var.
Bu yerlerden hizmet alanların da oralara gitme zorunluluğu oluyor.
Ama bu yerlerde ne çalışanların ne de oralardan hizmet alanların, oralarda sigara içenlerin rahatsızlığını çekmeleri büyük bir haksızlık ve mağduriyetti.
Kamusal alana (sigara odaları yapılarak) getirilen yasak ile bu haksızlık ve mağduriyet giderildi.
Buraya kadar mesele yok.
Ama…
 
xx           xx           xx
Siz kalkar, “vur deyince öldürürcesine” her yerde sigarayı yasaklarsanız, bunu hak ve özgürlükler çerçevesinde; demokratikleşme, AB normları filan diyerek savunamazsınız!
Sigara içmeyenlerin haklarını elbette sigara içenlere karşı korumak zorundasınız. Ama bu zorunluluğu “sigara içenleri ortadan kaldırarak” yerine getiremezseniz.
Pazar günü uygulamaya giren yasa ile sigara içenler elbette ortadan kalkmaz; sigara tiryakisi sigarasını içmeye devam edecektir; ama, bu yeni faşizan uygulamanın sigara içenleri yaşamın her alanından ortadan kaldırdığı ortada değil mi…
 
xx           xx           xx
Ülkemizde sigara içenler azınlık mı, çoğunluk mu bilemiyorum. Ama bildiğim “azınlıkların” bile haklarının olduğudur.
Bu uygulama ile “dumansız hava sahası” yaratıldığı söyleniyor. Görünüş bu olabilir ama, bu uygulama ile aslında “sigara içmeyenlere egemenlik alanı” yaratıldığının farkında mısınız?!!
Bu uygulama “Anayasa’nın eşitlik ilkesine” aykırıdır. Sigara içenler ile içmeyenleri karşı karşıya getirmek eşitlik değildir. Eşitliği ancak, “Sigara içilen” ve “içilmeyen” yerler ayrımı ile sağlayabilirsiniz…
 
xx           xx           xx
Yabancı medya uygulamayı şu başlıklarla duyurdu:
“Türkiye’de tütün yasağı: 4. Murat’ın zaferi”, “Bir Türk gibi sigara içmek sona erdi”, “Halkın yüzde 95’i yasağı destekliyor”, “Yasa, kökleri İslam’da olan hükümetin tütün ve içkiden duyduğu derin hoşnutsuzluk ile uyumlu”…
Başlıklar olup biteni gayet güzel açıklıyor; “Türkiye’de tütün yasağı: 4. Murat’ın zaferi”, “Yasa, kökleri İslam’da olan hükümetin tütün ve içkiden duyduğu derin hoşnutsuzluk ile uyumlu”…
Bu başlıklar sigara içenleri şu anda çok ilgilendirmiyor olabilir. Ancak bu “yasakçı anlayış” kendini, sigara içenlerin de yaşamlarında farklı uygulamalarla tezahür edince ne yapacaklar doğrusu çok merak ediyorum!
 
xx           xx           xx
Yabancı basının “Olursa Türkiye’de olur” dedirten uygulama ile ilgili yorumlar oldukça düşündürücü ve çarpıcı:
LE MONDE (Fransa)
“Türkiye’de tütün yasağı: 4. Murat’ın ölüm sonrası zaferi. 1623 ile 1640 yılları arasında imparatorluğun başında bulunan ve çok korkulan bir Osmanlı padişahı olan 4. Murat, herhalde mezarlığının derinliklerinde zaferinin tadını çıkartıyor.”
BBC (İngiltere)
“Türkiye’de 20 milyondan fazla sigara içen var ama anketler, halkın yüzde 95’i yasağı desteklediğine işaret ediyor (…) Ancak İstanbul’daki BBC muhabiri, birçok Türk insanının, yasağı demokratik haklarının bir ihlali gibi gördüğünü söylüyor.”
TİME (ABD)
“Fransızlar yaptı. İtalyanlar yaptı. Şimdi tütün seven Türkiye de, dumansız saha olabileceği diye bahse girdi. (…) Türkiye, yeni yasal düzenlemeyi kabul etmesinin kısmi bir nedeni, ülkenin katılmayı hedeflediği AB kurallarını yerine getirmektir. Ancak yasa aynı zamanda, kökleri İslam’da olan hükümetin tütün ve içkiden duyduğu derin hoşnutsuzluk ile uyumlu. (Başbakan) Erdoğan’ın hiç bir bakanı içmiyor.”
 
xx           xx           xx
Sigara içmeyenler, şu anda 4. Murat’ın mezarlığının derinliklerinde zaferin tadını çıkardığı gibi uygulamanın tadını çıkartabilirler. Ancak bu “kökten yasakçı anlayışın” nerelere kadar uzanabileceğinin de hesabını yapmalarında yarar var…
BBC’nin yorumunda yer aldığı gibi bu uygulama demokratik hakların bir ihlalidir. TİME’nin yorumunda olduğu gibi, yasa aynı zamanda, kökleri İslam’da olan hükümetin tütün ve içkiden duyduğu derin hoşnutsuzluk ile uyumludur.
Ve Pazar günü içmeyenler içenleri ihbar etmeye başladı!
İran’ın Devrim Muhafızları (pasdar) varsa, bizim de artık sigara muhafızlarımız var…
Umarım olup bitenin farkına varıldığında çok geç kalınmış olmaz!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.