Ülkücüler Liderini Bulacaktır

Bu haber 30 Eylül 2015 - 23:18 'de eklendi ve 1.208 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

 

 Hüseyin Nizamoğlu

Ülkücülük, bir idealdir. Bir mefkuredir. Hedefleri aile ve İslamiyet şartlarını yaşatmaktır. Ülkücüler Türk kökenlidir. Ancak ülkü şartını gönülden inanan her ırk ülkücü olur. Bu görüşleri benimseyen yazarlardan Resul Tosun’un köşe yazısından bölümleri okuyacaksın.

AK Partililerin Sayın Bahçeli’ye teşekkür etmesi lâzım!

Bu sene ilklerin yaşandığı bir sene oldu. Her seçimde oyunu artıran AK Parti ilk kez oy kaybına uğradı ve iktidar gücünü kaybetti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasi partiler meclisten bir hükümet çıkaramadılar.

Yine ilk kez cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verdi.

İlk kez geçici bakanlar kurulu kuruldu.

Ve ilk kez altı aylık bir yasama dönemi ve altı aylık vekillerimiz oldu.

Bir ilk daha var. O da bakanlığı reddetmek.

Bir milletvekilinin tek hayali bakan olmak iken ilk kez milletvekilleri kendilerine teklif edilen bakanlıkları reddettiler. Tuğrul Türkeş hariç MHP’li iki vekil teklif edilen bakanlık görevini reddettiler.

Bu yazıyı kaleme aldığımda CHP’li iki vekil reddetmiş diğerleri de reddedeceklerini açıklamışlardı.

Oysa bu bir koalisyon hükümeti değildi, hiçbir partinin geri adımı sayılmazdı. Pazarlık söz konusu değildi. Koalisyon kurulamadığı için anayasanın getirdiği bir çözümdü. Onu da ret ederek seçime sebep olana AKP teşekkür etmeli.

Hadi CHP resmi ideolojinin bekçiliğini yapan, milletin değerleriyle tarih boyunca uğraşmış, bu yüzden de milletin kendisine sırt çevirdiği bir partidir ve AK Parti’ye karşı tavrı muhafazakar seçmen nezdinde anlaşılabilir.

Peki ya MHP?! MHP kendisine yapılan bütün teklifleri reddedip siyaseti tıkadığı yetmiyormuş gibi hiçbir siyasi riski bulunmayan aksine avantajları olan geçici bakanlar kuruluna bile üye vermemekte ısrar etmesi anlaşılır gibi değil.

Anayasanın 114. Maddesi geçici bakanlar kuruluna mecliste temsil edilen partilerden üye almayı zorunlu kılıyor. Bu maddenin işletilmemesi için yani HDP’den üye almak zorunda kalmamak için yapılan dört teklifi de MHP’nin kendisi elinin tersiyle itiverdi. Hem HDP’nin hükümete girmesine zemin hazırlayıp hem de Bakın AK Parti HDP ile hükümet kurdu mu diyecek? Buna kim inanacak? Neyse ki oyunu Tuğrul Türkeş bozdu.

Türkeş’in üç aylık geçici bakanlar kurulu üyesi olmak için partisinden atılmayı göze almasını makam sevdası olarak yorumlamak pek mümkün görünmüyor. Şimdide Hıncal Uluç’un makalesinden bölümler verelim.

TÜRKEŞ DEVLET ADAMI İDİ

Türkeş devlet adamı idi. Bahçeli ise küçük hedefler ve küçük hesapların.

Devlet Bahçeli’nin her çözümü önleyerek ülkeyi “Erken seçim hükümeti ile seçime zorlamasının bir hedefi var. AKP ile HDP’yi Anayasal Seçim Hükümetinde de olsa, bir arada olmaya zorlamak ve seçim kampanyasını bayrağa sarılmış şehit tabutları üzerine kurup “İşte bu tabutların sorumluları” diye bas bas bağırarak, AKP’nin milliyetçi oylarını kapmak.

Hesaba katmadığı, Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş oldu.

Tuğrul, tıpkı babası gibi, ülkesinin geleceği ve insanlarının yaşamı söz konusu olduğunda, kendisinin ve partisinin çıkarlarını bir kenara atabileceğini gösterdi ve attı da.

CHP’nin MHP’ye dönüşmesinde ve Türkeş’in parti başkanlığına gelmesinde başrolü oynayan, 9 Işık’ı, sabahlara kadar çalışarak bizzat kaleme alan, parti Genel Sekreteri Albay Fuat Uluç’un oğluyum ben. Babama rağmen o partiye hiç oy vermedim. Ama içini iyi bilirim.

Faik Bucak, iki üç gecede bir bizim evde, bizimle yemek yiyen Faik Amca, CKMP/MHP’nin en önde gelen liderlerinden biriydi. Faik Bucak, Bucak aşiretinin lideri, sapına kadar Kürt’tü. Kürt ağası.

Atatürk Milliyetçisi MHP’de, “Kurtuluş Savaşı’nın birlikte yapan insanlara Türk denir” diyen Atatürk’ün ilkeleri esastı.

Bir o MHP’ye ve Türkeş’e bakıyorum. Bir de HDP’yi, bu ülkede yüzde 13 oy almış, yasal bir partiyi vebalı gibi gösterip, ona oy verenleri “Şerefsiz” ilan eden, bayrağa sarılı tabutları işaret ederek oy peşine düşen Devlet Bahçeli’ye.

1999 seçimlerinde birinci parti olma şansını az, farkla kaybetmiş MHP’yi, kendi korkuları ve zerre siyaset bilmezliği ile 2002 erken seçimlerinde barajın altına düşürdüğü halde, dünya siyasi tarihinde görülmemiş bir pişkinlikle parti başkanlığında kalan Bahçeli’nin siyasal yaşamındaki fahiş hataları görmek için siyasal bilimci olmak gerekmez.

Bu erken seçimde de durum farklı olmazsa şaşmayacağım.

Şimdi o Bahçeli ve onun MHP’si Tuğrul Türkeş’i ihraç ediyor

Tekrar ediyorum, partiyi hem de içinden en iyi bilenlerden biri olarak söylüyorum.

Alparslan Türkeş’in gerçek MHP’si, bugün, tek başına da olsa, Tuğrul Türkeş’tir.

Tuğrul, Bahçeli ve onun partizanlarını ihraç etmiştir, asıl!.

Bravo Tuğrul. Türkeş ruhunun ölmediğini gösterdin!..

Not: yazımın konusunu sık sık işliyorum. Sebebi: 1995’li yıllarda Anap ile Doğruyol partisinin birleşmesini beceremedik. Ülkenin başına çorap örülmesine Sebep olduk. Yıllarca aradık ve 3 Kasım 2002’de aradığınız partiyi ve lideri bulduk. Umarım birleşmeyenler yüzünden yine çıkmaza girmeyiz…

Bu görüşlerle mübarek kurban bayramınızı kutlarım.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
MEHMET UYSAL 02 Ekim 2015 / 08:07

Sayın Nizamoğlu yazınıza tamamen katılıyorum.
Rahmetli Türkeş ideoloji ülkü adamı idi şimdiki Bahçeli ise tabirini ettiğinizin.
Elbetteki milletimiz Mustafa Kemal ATATÜRK gibi liderler kağanlar bağbuğlar her daim çıkartmıştır.Yaşadığımız bu dönemde ise OSMAN PAMUKOĞLU tüm Milliyetçi camianın lideri olabilecek karakter ve birikime sahip birisidir.Lakin Atatürk’ün de dediği gibi iki tane büyük zorluk vardır.birincisi Türk milletini ayaklandırmak ikincisi ise ayaklanınca durdurmak.