Ülkücüler değil, MHP kaybetti

Bu haber 23 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 621 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Evet,
‘medya ve holding kurtlarıyla dans zor’. Referandumun hemen ardından ‘kurtlar
sofrası’nda ilk kurbanın MHP olacağı anlaşıldı.

Hayır
cephesi mağlubiyetin sorumluluğunu MHP’ye yükledi. Meğer % 42 CHP’nin
oylarıymış, MHP’liler ya sandığa gitmemiş veya hepten genel merkezi
dinlemeyerek ‘evet’ demişler… İyi değil mi? MHP’nin saçma ve anlamsız da olsa
‘hayır’ çabaları hemen CHP’nin hanesine yazıldı! Hiç şaşırmadım bu
‘kıvraklığa’, çünkü son zamanlarda MHP’ye biçilen misyon, ulusalcı cephede
isimsiz bir nefer olmak; oylarını al, ama partilerini ve liderlerini bir posa
gibi kenara at! Önümüzdeki dönem medya ve holding kurtlarının en çok uğraşacakları
parti belli ki MHP. Devlet Bahçeli’nin referandum öncesi ateşli bir şekilde
savunduğu TÜSİAD çevresi bakalım bu ‘iş’in neresinde duracak? Bahçeli öfkesini
yanlış adreslere yöneltiyor; anlaşılan, partisinin nasıl bir ‘proje’ye konu
edildiğinin hâlâ farkında değil. Sözünü ettiğim ‘proje’; MHP’nin CHP içinde
eritilmesi. Her ikisinin teker teker sandıkta elde ettikleri başarılarla AK
Parti iktidarına son veremeyecekleri ve bir CHP-MHP koalisyonu kuramayacakları
anlaşıldı. Referandumda provası yapılan yeni strateji ise MHP seçmenini CHP’ye
aktarmak. Projenin pilot uygulaması Ege ve Akdeniz bölgelerinde başlatıldı
bile. Önümüzdeki seçimlerde referanduma benzer bir şekilde tüm ulusalcı
muhalefet CHP’de yığınak yapacak. Bunun unsurlarından birisi de MHP’den
gelenler olacak. MHP’nin özellikle kıyılardaki oylarının böyle bir koalisyona
çekilmesi mümkün görülüyor. Kürt antipatisi, AK Parti nefreti ve laiklik
korkusu ‘ulusalcılaştırılan’ MHP’lileri CHP koalisyonuna çekebilecek zemin.
Genel seçimler öncesi çok önemli bazı ulusalcı MHP’lilerin CHP’ye transferi hiç
şaşırtıcı olmaz mesela. Özellikle MHP’de referandum yenilgisinden sorumlu
tutularak kızağa çekilecek isimlerin gideceği adres CHP olacak. Bu aşamadan
sonra MHP’ye sahip çıkacak olanlar referandumda cesurca ‘evet’ diyen ‘demokrat
ülkücüler’. Referandumun bence kazananları hanesinde başta yazılması gerekenler
onlar… Hain ilan edilmelerine, ‘müsvedde’ denmelerine rağmen 12 Eylül’le
hesaplaşma adına referanduma evet çağrıları yaptılar. Sonuç, ‘müsvedde’ diye
aşağılanan ülkücülerin MHP tabanını ciddi biçimde etkilediğidir. Ülkücü hareket
içinde milli iradeyi esas alan, sivil-asker hegemonyasına direnen ‘demokrat’
bir damarın var olduğu anlaşıldı. Mesele, ülkücülerin gösterdiği bu basireti ve
demokrat duruşu MHP’nin neden gösteremediğidir. Ergenekon’un avukatlığına
soyunanlarla aynı safta buluşmak ‘derin devlet’in oyunlarıyla arkadaşlarını
kaybeden, işkencelerden geçen birçok ülkücü için düşünülemeyecek bir zuldü.
Bunu MHP yönetimi göremedi, çünkü MHP’yi devletlûlar partisi haline getirdiler.
Hiçbir temsil kabiliyeti olmayan emekli büyükelçi, vali ve emniyet
müdürlerinden oluşan bir partinin sivil-toplumsal dinamikleri anlayarak siyaset
yapması zaten beklenmez. MHP adına konuşanlar CHP yöneticilerinden farksız.
Muhafazakâr kimliğinden arındırılmış bir milliyetçilik ile ulusalcı CHP’nin
söylemleri ve toplumsal tabanları çok benzer. Son yıllarda kentlileşen, eğitim
düzeyi artan, laiklik tartışmalarına odaklı ve Kürt meselesine tepki duyan bir
Türkiye ortamında ‘ulusalcı’ bir söylemle ve ekiple siyaset yapmanın avantajlı
olduğunu sandı MHP yönetimi. Ama yanıldı; CHP kulvarına düştü, ona benzedi ve
seçmenini ona kaptırmaya başladı. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan
oldu MHP. MHP bir dönüşüm arefesinde. Ya vitrini, söylemi ve siyaseti değişecek
ya da ulusalcı marjinal bir parti olarak önümüzdeki seçimlerde barajın altında
kalacak. Başka bir seçenek daha var tabii; birçok ülkücünün 12 Eylül
referandumunda gösterdiği ‘demokrat refleks’i esas alarak MHP’yi yeniden inşa
etmek… Devleti arkasına alarak siyaset yapmak yerine millete dayanmak ve
‘milliyetçi demokrat’ bir kimlikle de ‘muhafazakâr demokrat’ AK Parti’ye
muhalefet etmek… Böyle bir MHP Türkiye’yi rahatlatmakla kalmaz, iktidar
alternatifi olur..

İhsan
Dağı  Zaman  17.09.2010

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.