Ülkemizde Kooperatifçilik « Hamle Gazetesi

Ülkemizde Kooperatifçilik

Bu haber 02 Ocak 2016 - 0:01 'de eklendi ve 647 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Kısa bir süre öncesinde Muğla Köy-Koop Başkanlığının düzenlediği bir birliktelik vardı.

Kooperatif Başkanı Eray Çiçek’in açıklamasına göre, Köy-Koop’un kuruluş yıldönümüydü. Bu vesileyle bir araya gelinmişti.

Katılımcılar arasında Muğla valisi Amir Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün, Garnizon Komutanı Yavuz Özfidan, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş olmak üzere çok sayıda genel merkez düzeyinde sorumlular, kooperatif başkanları ve vatandaş vardı.

Neden kooperatifçilik? diye baktığımızda, karşımıza olmazsa olmaz bir realite çıkıyor.

Dünyada konuşlanan tam bağımsız 200’ün üzerinde ülke ve yaklaşık bir rakamla 7 milyar insanın temel uğraşları öylesine çeşitli ki…

Her biri belirledikleri bir alanda daha da ilerlemenin uğraşı içerisinde.

Ne yapalım ne edelim de ön planda olalım.

Dahası ürettiğimiz her neviden ürünler, dünya genelinde rağbet görsün.

Kısaca her ülke halkı, bireysel olduğu kadar ortak hareket ederek geleceğe doğru yol alıyor.

İlişkin olarak ferdi uğraş içerisinde olanların dışındakiler ya küçük, orta ve büyük ölçekli şirketler kurarak işlevlerini sürdürüyorlar.

Ya da yine birlikteliğin esas olduğu kooperatifler vasıtasıyla, toplumda yer ediniyorlar.

İşte bu bağlamda Muğla Köy Koop Başkanlığı tarafından düzenlenen, kooperatifçiliğin kuruluş günü etkinliğinde anladım ki, Türkiye’de kooperatifçilik istenen çizgide değil.

Her ne kadar ülke genelinde değişik isimler adı altında faaliyet gösteren bir takım kooperatifler olsa da dünya ölçeğinde yok denecek kadar az.

Buna karşın, ABD başta olmak üzere gelişen tüm ülkelerde sayısız kooperatifler tahminlerin üzerinde iş hacmine sahip olduğu halde ülkemizde kooperatifler adına ortaya çıkan rakam, tabir yerindeyse komik.

***

Aslında ülkemizde yapılmakta olan kooperatifleşmede, olmazsa olmaz kriterlerden markalaşmanın ne olduğunu baktığımızda, iki farklı tanım çıkıyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Marangoz’a göre, birinci tanım;

Bir satıcı veya bir grup satıcının ürün ve hizmetlerini rakiplerinden ayırmak için belirledikleri isim, terim, işaret, sembol, dizayn ve bunların kombinasyonudur.

İkinci tanım ise;

Misyon, logo, slogan, sembol, reklam veya pazarlama faaliyeti olmanın ötesinde, hedef kitle ve ürün arasında kurulan ilişki, her seferinde hedef kitleyle kurulan soyut ve duygusal bağ, bir kalite güvencesi ve tutkudur.

Bu noktadan hareketle, dünya genelinde yer eden ülkelerin kalkınmışlık düzeyi bağlamında kooperatiflerin çok önemli fonksiyon içerdikleri görülüyor.

Bugün için özellikle ekonomik bazda ön planda olan ülkelerin, neredeyse tamamı kooperatifçiliği ön planda tutarken, Türkiye olarak gereğini yerine getirmekten çok uzak olduğumuz, ortaya çıkan rakamlardan belli.

Bir örnek vermek gerekirse;

100 milyon dolar üzerinde iş hacmine sahip kooperatifler, ülkelere göre şu şekilde sıralanıyor.

ABD                      737.69 milyon dolar,

Fransa                 410 milyon dolar,

Almanya              362 milyon dolar,

Japonya               292 milyon dolar,

Hollanda              163,37 milyon dolar,

İtalya                    111,99 milyon dolar,

İspanya 101,01 milyon dolar.

Buna karşın kooperatifler bağlamında Türkiye’nin iş hacmi, diğer ülkelere göre komik rakam içeriyor.

Türkiye 1,26 milyon dolar.

Bu rakam 2014 yılında 157.6 milyon dolara çıkıyor.

Oysa, Prof. Dr. Mehmet Marangoz’a göre kalkınma, yerel dinamiklerin harekete geçirilmesi ile mümkündür.

Bu da gösteriyor ki Türkiye’de kooperatifçiliği geliştirmek, en azından dayanışma olgusunun pekişmesi bağlamında olmazsa olmaz koşullardan biri.

Dünya genelinde konuşlanan ülkelerin kooperatifçilik faaliyetlerinin hangi düzeyde olduğu rakamlardan belli olduğuna göre Türkiye’nin de güven ve samimiyete dayalı birlikteliğin tesis edilerek geleceğe yönelmesi, en akılcı yollardan biri olarak görülüyor.

Günümüzde devletlerin fonksiyonlarının önemli bir bölümünü sivil toplum örgütlerine devretme eğilimi giderek ağırlık kazanmakta ve kooperatiflerin de dahil edildiği üçüncü sektör, bu alanda önemli ve yeni görevler üstlenmektedir.

Daha açık bir ifade ile kooperatifçilik, piyasa başarısızlığını düzelttiği gibi etkin bir ortam organizasyonunu destekleyebilir.

İstikrara katkıda bulunur.

Bu açıklamadan anlaşılıyor ki ülkemizde, samimiyet ve güvene dayalı bir kooperatifçilik, toplumun olmazsa olmaz koşullarından biri haline getirilebilir.

Tabi içtenlik ve güven olduğu sürece…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.