Ülke ekonomisine Robin Hood….

Bu haber 20 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 891 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

O TOPLUM SAĞLIĞINI ÖNEMSEYEN en kutsal misyon üstlenmiş bir hekimdir.
Ben onu bu yönü ile Robin Hood’a benzetiyorum..
ŞEKER EN TATLI ZEHİRDİR diyen Prof. Dr. Canan Karatay Hoca, obezite ile mücadeleyi gündeme taşımaya, bireylerimizde sağlık bilincini geliştirmeye uğraşıyor.
Gerçekten sesiz bir devrim yaptı…
Klişeleri yok etti.
Doğruları söylüyor.
Kral çıplak diyecek kadar cesur.
İçinde yaşadığımız topluma, sağlıklarını korumaları ve sağlıklı beslenmeyi hayatlarına geçirmeleri için var gücüyle modern zamanların Robin Hood’luğunu yapıyor…
Bayan Robin Hood yaptığı işte pişmiş ve işinin ehli…
İlk dönemlerde söylediklerine karşı çıkan hekimlere ‘ oku ve öğrende gel ‘ cevabını verdi.
Kem küm eden hocalardan sonra ses çıkmadı. Ses çıkarması için tapu gibi bilimsel yayınlarla gelmesi gerekli idi kimsede piyasada yok.
Canan Hoca yayınlanan kitapları ve çıktığı TV programları ile bilimsel temelli sağlık uyarılarını her daim söylemekte. Beslenme prensiplerini uygulayan bireylerin sağlıklarında düzelmeler oldukça, Sayın Canan Karatay Hocaya daha fazla sempatisi var bu toplumun.
Daha önceden TV ‘de piyasa yapmış bir kardiyolog yumurtayı öcü yapmıştı .Canan Hocanın çıkışlarından sonra yemelisiniz diyor. Canan hoca da yiyiniz ama; serbest dolaşan ve buğday yiyen tavuğun yumurtasını diyor…..
Niçin en tatlı zehir şekerdir derseniz, size saatlerce sanayi devrimi sonrası, tüketici olarak pençesine alan bizleri, uyuşturan beslenme yanlışlarımızı anlatıyor.
Şekerin en tatlı zehir olduğunu tıkır tıkır sayıyor…
İnsan vücudunda yaklaşık 5 litre kan vardır ve bu toplam kanın içinde 5gr kan şekeri bulunur, yaklaşık 1 çay kaşığına tekabul eder.
Günümüzde, yediğimiz ve içtiklerimiz şeker.
Ekmek bir şekerdir. Pirinç pilavı bir şekerdir. Tüm tatlılar, şekerli içecekler, işlenmiş gıdalar en tatlı zehirdir diyor.
Şeker kanımızda yükseldiği zaman, vücut bunu yok etmek için, insulin hormonu salgılar ve şekeri kandan uzaklaştırmaya uğraşır. Kanımızdan uzaklaştırırken vücudumuzda yağ olarak depo yapıyor. Bunları trigliserit olarak depolar…
Kanımızda şeker uzun kalırsa tüm organlar için toksik oluyor ve serbest oksijen radikalleri hücrelerde tahribat yapıyor.
Ayrıca şeker kanda yüksek düzeyde kaldığında vücuttaki proteinlerle birleşir ve proteinler kristalize olur; mesela gözde, retinada, kalpte, KC (karaciğerde), böbrekte. Şekerle birleşip işlevi bozulan proteinlerden dolayı fonksiyonu bozluğu oluşur. Mesela şeker gözüne vurdu deriz ya neden bundan dolayı.
Ayrıca kanda şeker yükseldiği zaman pankreastan insülün hormonu salgılanır ve insülünün görevide toksik olan şekeri kan yağlarına çevirip vücütdaki yağ depolarına gönderir.
Sayın Canan Karatay sürekli bir şeyler yemeyiniz diyor. Sık sık yerseniz insülün hormonu devamlı salgılanır ve insülün hormonuda yediklerinizi trigliserite çevirir ve vücütda yağ olarak depolanır diye bangır bangır bağırıyor.
Kilo almamızın nedenleriden birisi olarak sürekli yememizi bilimsel gerekçeleri ile anlatıyor.
TV’ye çıkıpta sık sık yemelisiniz diyen Dr. Ender Saraç’a bir oturumda çok okkalı yanıt Verdi, Canan Hoca. Sağlıkta en önemli konuda bilimselliğini bilmiyorsak konuşupta yanlış yönlendirme yapmıyacağız…
Ben konuyu dağıtmadan devam edeyim.
Sürekli yedikçe, kanımızda yüksek kalan insülün hormonu, boş ve bize sağlık sunmayan karbonatları yağ olarak vücüdumuzda depoluyor…
İnsülun hormonu ayrıca damarları da büzüştürür ve tansiyonuda yükseltir.
Canan Hoca, kalp krizlerinin nedeni İNSÜLÜN hormonudur diyor. Bu marifetli hormon kanda yüksek kaldıkça, kan pıhtılaşmasını artırır ve damar tıkanıklığının tek nedenidir diyor.
Kolestrolden korkmayacağız ve vücudumuzda çok önemli fonksiyonları vardır diyor.
Vücutta nerede yangısal olay varsa, oraya kolestrol tamire gider diyor. Vücudumuzdaki yangısal olaylar, bizlerin sağlıksız beslenmesiyle oluşur ve yangıyı söndürme işini de itfaiyecilik görevini yapan kolestrolundur diyor… Şimdi yangını söndürmeye gitti diye itfaiyeci suçlumu oldu diye soruyor…
Vücütta yangısal (enflamasyon) olay istemiyoruz.
Yangısal olaylar kansere de zemin hazırlar.
Kolestrol ilacından korkunuz, lakin kolestrolden korkmayınız diyor.
Ben Canan Hocanın Fan’ıyım… (Türkçe çok çapkın bir dil ve bu çapkınlığı ile kendine yeni yeni kelimleler katmış….)
Boş karbonhidrat yemeyiniz, bakınız nasıl dinç olacaksıznız diye kulaklara küpe söylüyor.
Kendide yaşına göre çok sağlıklı ve gözleri de bir parsın gözleri gibi fıldır fıldır.
Çok yaşa Canan Hoca!..
Toplumda Canan Hocanın bilimsel gerçeklerle söylediklerini hayatlarına geçiren insanlar olumlu sonuçlar almışlar ve bunun sonucunda sağlıklarına pozitif katkı sağlamışlar ve mutlular….
Bizler neler yapacağız öyleyse ?
En tatlı zehir olan şeker ve şeker türevlerinden uzak duracağız..Tekrar söylemekte yarar var.
Unlu gıdalar yemiyeceğiz.Pilav ve pasta ,bisküvi ,cips vb yemiyeceğiz..
Sağlıklı tok gıda yiyeceğiz..
Sık yemiyeceğiz.3 öğün yiyeceğiz ve akşam belli bir saatten sonra yemiyeceğiz.
Bol su içeceğiz..
Cola ve asitli içecekler içmeyeceğiz..
Çayımızı şekersiz içeceğiz…
Sağlıklı yağ tüketeceğiz….Tereyağı ve zeytin yağı gibi..
Sebze yiyeceğiz..
Sağlıklı et tüketeceğiz..
Yediğimiz çerezler (badem fındık ) kavrulmuş olmayacak…
Meyveleri posası ile tüketeceğiz…
Ve Canan Hoca ülke ekonomisine öyle katkı sundu ki kolestrol ilaçlarının kullanımı azalmış ve sağlık giderlerine pozitif dışsallık sağlamıştır. (Bu iktisadi bir terim)
Hiç kuşku yok ki;O bir Robin Hood..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.