Ulaşım Zammı ve Bir Fıkra

Bu haber 06 Ocak 2015 - 0:18 'de eklendi ve 1.969 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Protesto gösterileri yönetenlerle yönetilenle arasında bir tür iletişim şeklidir. Biraz sert ve zaman zaman üzücü sonuçlar da doğursa, “aktif/etkin demokrasinin bir şekli olarak protesto gösterileri, toplumsal damarları ve kasları hareketlendirir. Yeter ki kan dökülüp canlara mâl olmasın.

Son bir kaç haftadır, Muğla’da belediye ulaşım zamları konuşuluyor. Öğrenciler, 1 lira olan bilet ücretlerinin 1.40 TL olmasından şikâyetçiler. Bu yüzden bir kaç gündür, birkaç protesto eylemi yapıldı.
Eh!… Haklılar tabii.
Belediyeciler de, “Ulaşımı rahatlatmak için şu kadar yeni otobüsler aldık; baya masraf ettik. Bu kadarcık zammı millet çok görmemeli.” diyormuş.
Eh!…Belediyeciler de haklı elbette.
(Hoca Nasrettin. Lütfen kulağımın dibinde “Benim fıkram, benim fıkram” deyip durma. Senin “Sen de haklısın karıcığım.” fıkranı herkes biliyor. Şimdi başka fıkra anlatacağım.)
Fıkrayı bileniniz vardır.
Köyün birinde, köylüler 3 vakit namaz kılıyorlarmış. 3 vakit çok gelmiş ve köyün ileri gelenlerinden birini şehirdeki müftüye gönderip, bu sayının indirilmesini istemişler.
Köylüler, şehre giden adamı köy dışında beklemekteymiş. Akşamüstü adam uzaktan görünmüş. Köylüler heyecanla: “İndirdi mi, indirdi mi?…” diye bağırmışlar. Adam: “Nah indirdi!… Bindirdi, bindirdi!… 5 vakit yaptı!… ” demiş.
Öğrenciler, “Son 15-20 günde 2 defa yakıt indirimi yapılırken, Muğla’da fiyatlar düşürüleceği yerde, arttırılıyor.” diyor.
Sevgili öğrencilerim bana “Hocam bu zamlar hakkında bi yazı yazsanız da, yöneticilerimiz duyup insafa gelse ve ücretleri indirse.” diyor.
“Valla gençler, şimdi ben bi yazı yazarım, belediye fiyatları indirmez, tam tersi bindirir.” diyorum fıkradaki gibi.
Şaka ve fıkra bi yana… Durum iç açıcı değil maalesef.
Sevgili Başkanım, tam da finaller zamanı bu zam öğrencilere hiç de iyi gelmedi. Elbette sizin de bi hesabınız kitabınız vardır ama sevgili öğrencilerimizin ne yazık ki, hesapları, kitapları bile yok… Çünkü paraları yok. O 40 kuruş öğrenci için bir simit parası nerdeyse. Parası olmadığı için simit bile yiyemeyen, şehirden üniversiteye yayan gelip giden öğrenciler biliyorum.
Şimdi, “Tamam ulan!… Büyük şehire yakışan büyüklüktür. Kaldırıyorum zamları yaza kadar!” derse sevgili Başkanımız; hiç şaşmam.
Hadi sevgili Başkanımız, bizi hem şaşırt, hem şaşırtma!…
***
Bu hafta üniversitenin servilerini yazacaktım. Zam gürültüsünde gitti güzelim konu. Allah sağlık versin de önümüzdeki günlerde yazarız üniversitenin servilerini ve sevgili Erdal’ın servilerle olan hikâyesini.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.