Uğur Mumcu’yu Ölüme Götüren Son Yazısı!!!

Bu haber 26 Ocak 2017 - 0:23 'de eklendi ve 730 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu


Yazdığı son yazıda İsrail ve PKK arasında ki ilişkiyi cesur bir şekilde dile getirmişti ve 24 Ocak 1993 tarihinde işyerine gitmek üzere bindiği arabasına Mossad tarafından bomba konularak ne yazık ki öldürülmüştür. Suçu ülkücülere atmaya çalıştılar ve başardılar da. Bu sayede hem İsrail aradan sıyrıldı hem de sağ-sol kardeş kavgasını daha da körüklemeye başarmıştı. Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’nun ölümüne sebep olan yazısı:

MOSSAD ve Barzani

Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.

Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir. MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?

Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor.

CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu. MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor. Kitap, İngiliz The Guardian Gazetesi’nde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü‘nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış. Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor. Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan El-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “Kürdistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.

Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski Bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor. MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ateşkesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.

Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç: Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329)

Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)

70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu? Kitaba göre sürüyor. “Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521) Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor. MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor. Kitapta, Mesut Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor. Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek… Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek… İlgi belli… İlişki de belli… Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında? Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?

Uğur MUMCU, ( Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)

EŞREF BİTLİS SUİKASTI, ABD KARŞIT ASKERLERİN TASFİYESİNDE İLK ADIMDIR

Esasında bugünkü Ergenekon, Balyoz, Kafes gibi hâlâ kafalarda birçok soru işareti bulunduran davalarla tasfiye edilen ulusalcı ve ABD karşıtı subay kadrolarıyla Eşref Bitlis suikastı bir bütünlük arz etmektedir. Bu suikast; tüm bu davalarla TSK içerisinde bertaraf edilmeye çalışılan anti-Amerikancı zihniyetin en büyük, en önemli ve ilk halkasını oluşturmaktadır.

Bakıyorsunuz bir tarafta, Eşref Bitlis gibi vatanının bölünmez bütünlüğünü her şeyin önünde gören ve ülkesini böldürmemek için her türlü riski göze alarak, açıkça ABD’ye meydan okuyan, bu yüzden de hayatından olan onurlu, cesaretli ve kararlı bir Türk generali; diğer tarafta ise ABD’nin TSK içerisindeki temsilcileri gibi hareket edip ulusalcı asker formatını yok ederek TSK’yı pısırıklaştırmak hedefinde AKP ile işbirliği yapan edilginlik örnekleri paşalar.

Sorarım size, hani nerede paşalar? Bir zamanlar AKP’nin TSK’nın üzerindeki Amerikancı icraatlarına destek vermek adına bülbül gibi şakımıyorlardı. Şimdilerde ise birdenbire yok oluverdiler. Misyonunu tamamladı herhâlde! Söylemleri her AKP için gol pası olmuştu. Bugünlerde hepsi pek bir suskun!

Demek ki, Teknik Direktörleri sömürgeciler olan AKP’ye golleri attırdı, TSK’yı kevgire çevirdiler ve gönül rahatlığı ile köşelerine çekildiler. Olan ise, Eşref Bitlis’e ve ülkenin tam bağımsızlığı uğrunda hayatını hiçe sayanlara oldu.

Aralık 1992 Sabah Gazetesi

ÖZET:

Uğur MUMCU’yu Yahudiler ve buradaki uşakları öldürdü.

Eşref Paşa Pkk’nın kökünü kazıyacağım diyen paşadır. Bu yüzden Yahudiler ve uşakları öldürdü.

Turgut ÖZAL’ı safdışı ederek iktidar olan zıt kardeşler döneminde ne kadar kötülükler varsa temeli atılmıştır. Leyla Zana’nın TBMM Meclis kürsüsünden Apo veya Pkk bayrağını salladığı tarihi hatırlayın!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.