Ufukta Milletvekili Seçimi Kokusu Var

Bu haber 02 Nisan 2014 - 21:15 'de eklendi ve 1.273 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

30 Mart 2014 tarihli mahalli seçiminde Ak Parti’ye milletin sevgisi geçen devre seçime göre 7 puan yükseldi. Bu mahalli seçimde üç parti ve birde Türk Humeynisi ve Cemaati döküldü…

1938’den beri laikliği dine karşı bir silah olarak kullanan CHP adeta çıldırdı. Meydanlarda sanki Başbakan’a dövecekmiş gibi yüz hatlarını geren MHP Lideri, aynen CHP’nin kopyası gibi konuşuyordu. Türk Humeynisi’nin derdi de bu hükümet idi. Oysa, Devletin en önemli yerlerine gayet rahat yerleşen cemaat üyeleri, meğerse örgütleşmişler. Polis arasına sızanlar, hukukta savcı olanları ve hakimleri  özel ajan imamlar yönlendirmişler.  Ergenekon davalarında bilinçli şekilde mahkemeleri uzatarak cezayı hafifletecek zemini hazırlamışlar.

Hükümetin, beş yıl içinde cezasının kesinleşmesi hakkındaki son çıkardığı kanun, hepsinin dışarıdan mahkeme edilmesi tatbikatı başlayınca içerde kimse kalmadı.

Bunların çoğunluğu yetkili mevkilerde olan paşalar ve yalan yazmak ve söylemekle ünlü bazı gazeteciler idi. Bunların içinde özel hastane sahibi olanlar, en büyük üniversitelerin rektörleri var. Her birinin suç duyurusunu kendilerine ait belge veya bilgisayar bilgileri sebep olmuştur.

Bir amiralin günlüğü, Balbay’ın bilgisayar notları, toprak altından çıkarılan top namlusuna boru diyen, örgütlerine ait imzaları, kağıt parçası diyen en büyük paşa, kendi elleri ile suç belgeleri yaratmışlardır. Bunların tamamen bir ihtilal hazırlığı içinde oldukları belgelenince ancak, mahkum olmuşlardır.  Bunlara CHP Lideri avukatlarıyım, MHP Lideri de ceza evindeki henüz cezası kesinleşmeyen bir paşayı milletvekili seçtirmiştir.

Bu kadar belirli bir örgüt mensuplarının dışarı çıkmasına sebep, sözde cemaate bağlı hakimler mi? Ben olamaz diyorum. Ama olmuş… Askerler kışlasına çekilince, ortada kalan iktidar bekleyen siyasiler, yeni alternatif buldular. Cemaat denilenlerle birlikte hükümeti yıkma projeleri geliştirdiler. Önce Gezi Parkı olayını yaptılar, CHP’li belediyeler yollara çıktılar. Geceleri günlerce bağırdılar, hükümete katil dediler, diktatör dediler,  ülke batıyor dediler, devletin borç içinde olduğunu yaygara ettiler. Bütün bunlar tutmadı, yeniden başka bir yalan buldular; yolsuzluk ve hırsızlık… Ayakkabı kutularında paralarla yakalanmış numaraları, bakan çocuklarına hatta başbakanın çocuğunu bile yalanlarla iftira etmeler ve hakaret etmeler… Daha neler neler!..

Başarılı olan Başbakan, çırpındı da çırpındı. Allah’a meydanlarda yalvardı. Nihayet, seçim günü neticeler açıklanınca ne görsünler? Pilleri bitmiş, Türk Humeyni’nin de bittiğini ABD’nin savunmak zorunda kalışından öğreniyoruz. Hey gidi dost Amerika hey…

Cemaat ve lideri Türkiye için ABD lehine çalışan ajan mış. Yüce Allah milletimizin dualarını kabul etti de bu hiyanet suç üstü yakalandı. Bu ekibin gazeteleri ve tv ekranları her saat başı oyunuzu CHP’ye verin veya MHP’ye verin, sakın ha Ak Parti’ye vermeyin gibi yazılar yazdı. Yalaka muhabirlerini konuşturdular. O kadar küçüldülerki,  Başbakan’ı ismen iftiralara boğdular.

Bunların yıllarca okuyucuları olan bizler ilk donup kaldık. Zamanla bir büyük hiyanetle karşı karşıya olduğumuzu anladık. İşte bu moral ile seçime gidildi. Bütün ülkede yalnız İtalyanların girdiği, yalnız Yunanlıların girdiği iller CHP’nin elinde kaldı. İstanbul ve Ankara dahil Anadolu’da 60 vilayet Ak Parti’ye candan bağlı iken, denize yakın yerlerde 13 il CHP’de, gene sınıra yakın yerlerde 8 il MHP’de kaldı. Onların oyu ve il sayıları azalırken Ak Parti yükselmiştir.

Mademki bu kadar iftirayı bu millet yutmadı, zaten hepsi kökten yalan olduğu için, susmaları gerekirken, liderlikten çekip gitmeleri gerekirken daha edepsizleşiyorlar. Ben diyorum ki, tam şimdi seçimin zamanıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimini ve milletvekili seçimi ile aynı günde yapmalıdır. Mesela bu tarih 3 Kasım 2014 günü en münasibidir.

3 Kasım 2014 tarihinde yapılacak olan seçimin neticesinde Ak Parti yüzde 60 oy ile meclise gelecektir. Bunun anlamı, yeni Anayasa demektir. Başkanlık getirmek demektir.

Hazır ayağa kalkmışken, bu hazırlığa başlansa çok iyi olacaktır. Ülkemiz, içte ve dışta dost görünenlerin kalleşliğini ömür boyu çekemez…

Dört ay sonra Cumhurbaşkanı seçimi var. 11 ay geçince de milletvekili seçimi yapmak demek Ülkede huzurun gecikmesi demek olacaktır.

Muğla’da Ak Parti dışındaki partiler CHP’ye destek oldular, CHP bir “kalası” gösterse kazanır dedirttiler kazanan başkanları tebrik ediyorum, şimdi onlar benimde başkanım diyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
AYBARS TÜRK 02 Nisan 2014 / 23:51

Bütün ülkede yalnız İtalyanların girdiği, yalnız Yunanlıların girdiği iller CHP’nin elinde kaldı, cümlesi ne demek hüseyin amca. ayıp değilmi yaşadığınız yere bu hakaretti yapmak. Bide Muğla’mızın ekmeğini yediniz ailecek. yıllar boyu iktidar nerde siz orda oldunuz, bakalım akp bitince kime yanaşacaksınız……Bu günlerde gelecek…

reşat öztepe 03 Nisan 2014 / 22:19

Hacı Ağabeyim;eline ve yüreğine sağlık.Duygularıma tercüman olmuşsun.Muğla ili İLolarak Hizmete değil de İDEOLOGYA YA rey veriyor.Muğalı halinden ve hayatından memnun.Değişime ve gelişmeye kapalı.çok da fazla zorlamak yanlış olur kanaatiimi taşıyorum.Millet iradesine saygı göstermek en doğru eilecek laftır.saygılarımla.