Üçüncü aday Kocadon mu, Saatcı mı olacak?

Bu haber 06 Şubat 2019 - 1:15 'de eklendi ve 3.556 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bodrum‘dan okurlarımızdan biri dün “Abi merhaba. Senden birşey isteyecem. Bazı konularda adliyeye koşup gidip suç duyurusu şovu yapan AKP Muğla idarecileri, Sedat Peker içinde suç duyurusunda bulunacak mı?” diye mesaj göndermiş.

Aklıma Fetullahçı Terör Örgütü‘nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a suikast girişimi ve iki polisimizin şehit edildiği saldırıya ilişkin 37 terörist hakkında yargılamanın yapıldığı günlerde Adliye önünde eylem yapanlar geldi.

Sonra hiçbirini neredeyse sonuna gelen FETÖ’nün Muğla Çatı Davalarının duruşmalarında görmedik…

Şimdi bu insanlara “Sedat Peker içinde suç duyurusunda bulunacak mısınız?” diye sormak abes ve komik olmaz mı? Yanıtı belli bir soru…

Ama “şu anda Türkiye’nin en büyük ihtiyacı nedir?” diye sorulacak olursa, benim cevabım “gerilimsizlik” olacaktır…

 

xx           xx           xx

AKP ve MHP’ye verdiği destekle bilinen ve “organize suç örgütü lideri” sıfatıyla daha önce ceza alan Sedat Peker‘in, Cumhur İttifakı’na destek ve silahlanma çağrısı yapması her bakımdan talihsizlik ve düşündürücü olmuştur.

Silahın iyi insanların elinde (sanki ülkemizin polisi, askeri yokmuş gibi) bir güvence olduğunu ileri süren Peker, “.. Bu sebeple imkanı olanlar mutlaka ruhsatlı silahlar, av tüfekleri alsınlar, mutlaka hazırlıklı olsunlar. Biz kötüye hazır olalım da iyi gelirse amenna” diyor.

Her ne için olursa olsun “sivillerin silahlanmaya çağrılması” hoşgörülür, savunulur olmamalı… Ya AK Parti’li ve MHP’li olmayanlarda silahlanmaya kalkarsa…

Ne oluyor Allah aşkına; seçime mi savaşa mı gidiyoruz? İnsanlarımız seçimlerde düşünceleri ve tercihleri ile karşı karşıya gelebilirler, ama herzaman birlik, beraberliğe ihtiyacımız olduğunu da unutmamalıyız…

Bu provakatif çağrıya sağduyu sahibi AK Partililer ve MHP’liler de karşı çıkmalılar. Adliye önünde bir “şov” gerekiyorsa da, “Hani CHP’liler nerede?” diye sormak lazım… Bana sorarsanız şova da gerek yok!

 

xx           xx           xx

Farkında mısınız, DSP‘nin şu anda Türkiye‘deki tek belediyesi Marmaris Belediyesi

Belediye Başkanı Ali Acar DSP‘li olunca böyle oldu.

Peki seçimden sonra da böyle olur mu?

Marmaris‘te MHP dışında herkes seçime adayı ile giriyor. CHP‘nin adayı Mehmet Oktay, AK Parti‘nin adayı Serkan Yazıcı, DSP‘nin adayı Ali AcarİYİ Parti‘nin adayının da Mustafa Karacan olması bekleniyor… Bu tabloda seçim Ali Acar ile Serkan Yazıcı arasında geçer görünüyor.

Söylemler önemli. Şu ana kadar Serkan Yazıcı şaşırtıcı, heyecanlandırıcı bir şey demiş değil. Yazıcı şu anda ilginç seçim otobüsü ile herkese fark yapmış durumda. Bu iyi bir fark mı? Kendisine kim danışmanlık yapıyor bilmiyoruz, ama o otobüsün oy mu getiriri, oy mu götürürü tartışılır…

Büyükşehir adayının bir “seçim otobüsü” olmalı, ama ilçe adaylarının olmalı mıdır?

Sanki Marmaris senelerce CHP’li anlayışla yönetilmemiş gibi Mehmet OktayOnaracağız” diyor, beni bi gülmek alıyor… DSP adayı Ali Acar tek bir vaatte bulunuyor; “Huzur”… Bakalım çıkarsa Mustafa Karacan ne diyecek?

 

xx           xx           xx

DSP Marmaris Belediye Başkanı adayı Ali Acar, CHP‘nin Mehmet Oktay‘ı aday olarak açıklamasının ardından “CHP’liliğini içinde taşıyarak” partisinden istifa ederken, 600 kişinin de o gün toplu istifada bulunduğu ve daha sonraki günlerde bu rakamın bini geçtiği vurgulanırken, istifaların devam ettiği belirtilmişti. Ancak bu istifalar sadece Marmaris’te değilmiş.

CHP’nin Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ı aday göstermemesi Rize’den de istifalara neden olmuş. Geçen sene Kemal Kılıçdaroğlu‘nun da katıldığı “Anadolu Medya Çalıştayı” kapsamında Marmaris’e gelen ve belediyenin çalışmalarını yerinde gören Rizeli gazeteci CHP’li Ömer Yılmaz, CHP Genel Merkezi’ne tepki göstermiş. Ömer Yılmaz, “Ali Acar Başkanımızın adaylığını engelleyen CHP Genel Merkezini kınıyorum, Ali Acar’a destek vermek amacıyla Merkez ilçe Yönetim kurulu üyeliğinden istifa ediyorum” demiş.

Rize Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faik Bakoğlu‘da vardı o çalıştayda. Dostumdur. Ömer Yılmaz ile O‘nun vesilesiyle tanışmıştık. Karadeniz insanı denizi gibi işte; duyguları taşkın… Buradan Faik Bakoğlu‘na ve Rize‘ye selamlar…

 

xx           xx           xx

Bugün önemli bir gün olabilirdi.

Sanıyorum herkesin ve bizim de önümüzü biraz daha net görmeye başlayacağımız bir gün…

Ama olamıyor…

Birkaç gün önce CHP‘nin Muğla‘daki belediye başkanı adaylarının tanıtımının bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi‘nde yapılacağı açıklanmıştı.

Dün ben bu yazımı yazarken “Muğla Örgütlü Gençler” gurubu sosyal medya hesaplarından CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu‘nun tanıtım toplantısının ileri bir tarihe ertelendiğini bildiren açıklamasını paylaştılar. Şöyle:

Bodrum Belediye Başkan Adayımız belli olmadığından 06.02.2019 Çarşamba günü (yarın) gerçekleştirmeyi planladığımız Belediye Başkan Adaylarımızın Aday Tanıtım toplantısı ileri bir tarihe ertelenmiştir. Aday tanıtım toplantısı tarihi kesinleştiğinde gerekli duyurular yapılacaktır.

Demek ki Bodrum Belediye Başkanı Kocadon‘un veya öteki 8 aday adayından birinin ne zaman atanabileceği de belli değil…

 

xx           xx           xx

Öteden beri benim savım; Kocadon‘un gidip üçüncü Büyükşehir adayı olmasını engellemek amacıyla Bodrum adayının açıklanmasını ötelemek için ellerinden geleni yapıyorlar…

CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu‘nun bu açıklaması da adeta beni doğruluyor!

Ancak bu gecikme veya geciktirme CHP‘nin Muğla‘da seçim startı vermesini de geciktiriyor.

Zaman Muğla’da CHP aleyhinde işliyor…

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün hırstan kör olmuş gözleriyle ardını önünü görmeden kırıp döktüklerini toparlayabilmesi için zaman daralırken, İYİ Parti adayı Mehmet Tosuntek aday” olarak Yarımada‘da adım atmadık yer bırakmadığı gibi, neredeyse sıkmadık el de bırakmadı.

Kocadon veya bir başkası Tosun’u nasıl yakalayacak bilemiyorum…

Ayrıca Kocadon bu “sürünceme” nedeniyle, kapıda beklerken atanması halinde Bodrum adaylığını oldukça riskli hale getirdiği gibi, artık bana göre olasılığı kalmamış olan Büyükşehir adaylığında da örselenmiş durumda…

 

xx           xx           xx

Bugün beklenen bir başka harekette Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı‘nın adaylığı ile ilgili açıklamada bulunması olacak. Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı‘ya göre, Muğla genelinde adaletli ve hakkaniyetli bir ittifak olmadı…

Ya CHP Fethiye’de aday çıkarmasydı? O zaman adaletli mi olacaktı?

Başkan Saatcı geçtiğimiz günlerde, Muğla genelinde bir kamuoyu araştırması da yaptırdığını belirtirken, “Salı akşamı bizim ne karar vereceğimiz belli oluyor. CHP ve İYİ Parti’nin ittifak adı altında yapmış olduğu ilk protokolün uygulanmasını talep ettik. Bu oldu oldu; olmadı, bizim yolumuz Büyükşehir’dir! Fethiye’den kopmak tabi zor geliyor. Biz yarışmadan çekiliyor değiliz! Sayın Osman Gürün tek aday gösteriliyorsa, karşılığında belli ilçelerde İYİ Parti adaylarının desteklenme mecburiyeti vardır. Bu hem ahlakidir hem de adaletlidir. Bunun aksi olursa, Çarşamba veya Perşembe günü basın toplantısı yapacağım. Orada söyleyeceğim çok şeyler var” ifadesinde bulundu.

Bence burada “tehdit” var… Behçet Saatcıhayranları” bunu nasıl karşılıyorlar bilemem, ama ben Başkan Saatcı‘ya yakıştıramadım. Ancak “İyi Parti adaylarının desteklenme mecburiyeti vardır. Bu hem ahlakidir hem de adaletlidir.” sözüne katılıyorıum, ama bu hak arama mücadellesi yolun başında sergilenmeliydi…

Bakalım Başkan Saatcı bugün veya yarın “Büyükşehir’e adayım” der mi, yoksa O da Kocadon’u mu bekliyor göreceğiz… Galiba iki adaylı bir seçime gidiyoruz…

——————————                                             ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Politikacıya soru sorma ki sana yalan söylemesin. (Dashiell Hammett)

ÇİVİ

Arkadaşım, “Demokrasi, insanların kendilerini yönetecek kişileri özgürce seçmesi ise bizdeki nedir?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

—————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ibrahim ilhan 06 Şubat 2019 / 07:17

Demokrasi ben seçilirsem vardır.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 06 Şubat 2019 / 09:17

Günaydın Değerli Fikir İşçisi dostum,
Günaydın Gadın Moola’m,

Muğla’da CHP’nin bu kadar kötü duruma düşürüldüğü bu süreçte,
biraz akıl ve sağduyu ile,ilke ile ahlak ile,etik ve moral değerlere yaklaşabilseler,
en ivedi çözüm,

ORAL KARAKAYA ile kartların yeniden dağıtılmasıdır,
bu uçuruma doğru hızla kaymakta olan CHP için en somut umut ve en sağlam çözümdür,
sadece EGO yerine biraz ECO diyebilecek yürek lazım,

selam ve saygılarımla,

oktay ozel 06 Şubat 2019 / 19:01

sayin ozgur,
secim zamani bir reklam var tv lerde, memleket isi gonul isi.
maden gonul isi, milletvekili bakan ve cumhurbaskani maaslari ya asgari ucretin 3 kati yada ogretmen maaslarina esitlensin. gonul isi demelerine inanalim.