Üç Tane Ağaç Gözümüze Battı

Bu haber 27 Kasım 2015 - 23:35 'de eklendi ve 774 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazeteniz Hamle’nin manşetinde yer alan bir haber.

“Sığla ağaçları dere yatağı için kesildi.”

Aynı ağaçların bulunduğu yer Marmaris.

Bu arada sanılmasın ki Sığla ağaçları dünyanın her ülkesinde var.

Dahası yetişiyor.

Biliyoruz ki aynı ağaçlar dünyada konuşlanan 200’ün üzerindeki ülkelerden sadece 3 tanesinde mevcut.

Güney Amerika ülkelerinden Brezilya ve Venezüella ile birlikte kendi ülkemiz.

Yani Türkiye.

Evet yanlış değil.

Marmaris’ten Fethiye’ye uzanan çizgide yer alan bu ağaçlar, dünyanın istisna bölgelerinde yetişme imkanı buluyor.

Kaldı ki Sığla ağaçları sıradan olmaktan çok uzak.

Konuşlandığı bölgeye kazandırdığı konum yanında istisna sanayi ürünlerinden.

Özellikle ilaç sanayinde kullanılan ender hammaddelerden.

Hal böyle olunca bize düşen görev, sığla ağaçlarını korumakla birlikte gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır.

Halkın deyimiyle gözümüz gibi bakmak asli görevlerimizden olmalı.

***

Buna göre her kim olursa olsun, bu denli kıymette ağaçların kesilmesine rıza gösteremez.

En azından göstermemeli.

Meselenin diğer yüzü ise çok daha farklı.

Biz ne yapıyoruz?

Dünyanın ender yerlerinde bulunan ağaçlar diyerek, koruyor muyuz?

Koruma altına aldık mı?

Üzülerek ifade etmek gerekirse hayır.

Evet yanlış duymadınız.

Bu denli kıymetli Sığla ağaçlarını korumak asli görevimiz olmasına karşın, karşı karşıya kaldığı bir eylem üzerine kahrolmamak elde değil.

***

Başlangıçta belirttiğim şekilde Marmaris’te sözde dere ıslahı diyerek yüzlerce ağaç kökleniyor.

Yerle bir ediliyor.

Buna karşın meseleye bakış açısı daha bir ilginç.

Olayla ilgili bir açıklama yapan DSİ, bölgede su taşkınlarını önlemek amacıyla dere ıslah çalışmalarıyla ağaçların köklendiğini belirtiyor.

Ne var ki bu eylem üzere çevreciler ve bir kısım vatandaş ayaklanıyor.

Olay yerine giden Marmaris Çevreciler Derneği Başkanı Ahmet Kutengin, yaşananların tam bir katliam olduğunu söylüyor.

Açıklamalarını sürdüren başkan;

Yaşananlar tam bir doğa katliamıdır.

Bu nedenle her gün sayısız şikayetler gelmektedir.

Dere ıslahı konusunda sığla bölgesinin ve su samurlarının yaşadığı bölgenin tahrip edilmesi, bizleri çok üzdü.

Bu resmen bir katliamdır.

Şimdi…

Olayın seyri böyle iken bilmem başkanın yaklaşımlarına, bir yönüyle karşı çıkmak olur mu?

Bir yönüyle diyorum.

Aynı konuda görüşlerini belirten Hisarönü Mahallesi Muhtarı Mehmet Ali Acar, olayı tarafsız bir gözle bakarak diyor ki;

Dere yatağının dar olması sebebiyle mahallede sık sık su taşkınları yaşanıyor.

Bu sebeple Devlet Su İşleri Müdürlüğü, dere yatağını genişletmek amacıyla çalışma başlattı.

Aslında bu eylem üzerine 3 tane ağaç gözümüze battı demekle birlikte olayın daha bir irdelenmesinde, farklı bir durum ortaya çıkıyor.

Yani Sığla ağaçları kesilse bir türlü kesilmese ayrı.

Yine de konuya ilişkin bir noktanın altını çizmek istiyorum.

Onca vatandaşın su taşkınlarına maruz kalmaması için sığla ağaçları kesilmeden çözüm bulunamaz mıydı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.