Tutuklu sanığın savunması şaşırttı “Frenler gayet güzeldi” « Hamle Gazetesi

Tutuklu sanığın savunması şaşırttı “Frenler gayet güzeldi”

Bu haber 04 Mayıs 2018 - 1:16 'de eklendi ve 651 kez görüntülendi.

İzmir’in Buca ilçesinden Anneler Günü programı için Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne gidenleri taşıyan tur midibüsünün Sakartepe mevkiinde devrilmesi sonucu 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın ilk duruşması Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Davanın tek tutuklu sanığı olan minibüs sahibi Bülent Çetindağ, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, “Aracın fren ve hidrolik sistemine müdahale ettirmedim. Fren sistemi gayet iyi, güzel bir şekilde çalışıyordu” diyerek kendisini savundu. Bunun üzerine söz alan kazada hayatını kaybeden minibüs şoförünün eşi Duygu Sertbaş, “Eşim iyi bir şofördü, frenin tutmamasından itibaren elinden geleni yaptı. Yolculara ‘fren patladı ölüyoruz herkes kendine dikkat etsin diye bağırdı” dedi.

Kadir Tamer

İzmir’in Buca ilçesinden Anneler Günü programı için Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne gidenleri taşıyan tur midibüsünün Sakartepe mevkiinde devrilmesi sonucu 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın ilk duruşması Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya araç sahibi tutuklu sanık Bülent Çetindağ ile kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları katıldı. Davada tutuksuz yargılanan ve turu organize eden Aysun Özkamalı ve Murat Ceylan’ın ise katılmadı.

24 kişinin hayatını kaybettiği davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Bülent Çetindağ savunmasını yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Çetindağ, “İki aracım var. Bu minibüsü 2013 yılında satın aldım. D 2 belgem olmadığı için başka bir kişiye ait D 2 belgesini kiraladım. Aracın fabrika çıkışında koltuk sayısı 33. Sonradan 30 koltuğa düşürüldü. Herhangi bir koltuk eklemesi yaptırmadım. Frenlerde hiçbir şey yoktu. İddiaların hiç birini kabul etmiyorum” dedi.

Aracının bakımının 1 ay önce yaptırdığını kaydeden Bülent Çetindağ, “Yaklaşık bir ay önce aracın bakımlarını yaptırdım. Bu bakımda bana balataların eskimek üzere olduğu ve değiştirilmesi gerektiği söylendi. Bende balatalarla birlikte kampana, yaylar ve fren lastik malzemelerini alarak değiştirilmesini sağladım. Bu bakımdan sonra araç yine Muğla’ya 3 günlük tur için geldi. Hiçbir sorun yoktu. Aracın fren ve hidrolik sistemine müdahale ettirmedim. Fren sistemi gayet iyi, güzel bir şekilde çalışıyordu” diye konuştu.

Bin 500 liraya anlaşmış

Savunmasında turla ilgili Murat Ceylan’la görüştüğünü kaydeden Çetindağ, “Murat Ceylan benden araç istedi. Kendisinin bu tür organizasyonları yaptırdığını biliyorum. Bana aracı Armağan Sertbaş’ın kullanacağını söyledi. Kazada hayatını kaybeden Armağan’ı daha önceden de tanıyordum. İlk kez bu aracı kullanacaktı. Cumartesi yola çıkılacak ve Pazar akşamı dönüş olacak bu tur için bin 500 liraya anlaştım. Bu turdan 3 gün öncede aracın kontrollerini yaptırmıştım. Olay günü Armağan beni telefonla arayarak teybin nasıl çalıştığını sordu ama başka hiçbir sorundan yada frenlerden bahsetmedi. Aracın hiçbir sorunu yoktu. Kazada hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet diliyorum” diyerek savunmasını tamamladı.

Davada tanık olarak ise kaza anında halk otobüsünü kullanan ve aracın son görüntülerini kaydeden otobüs şoförü Serhat Tekin tanık olarak dinlendi. Kullandığı otobüste bulunan kameranın görüntüleri kaydettiğini anlatan Tekin, “Yolcularımı aldıktan sonra Akyaka’ya doğru hareket ettim. Sakar geçidinin 3. virajında araç beni çok hızlı bir şekilde solladı. Arkadan aracın geldiğini bile fark edemedim. Tecrübelerime dayanarak beni o hızla sollayan minibüs şoförden kopuk bir vaziyette hareket ediyordu. Yanımdakilere bu araç virajı alamaz dediğim anda sağ tekerleğin hızla kalktığını daha sonra sol tarafta bulunan beton bariyerleri aşarak aşağıya doğru devrildiğini gördüm” dedi.

Kabul etmiyorum

Mahkeme başkanı kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarına söz verdi. Kazada hayatını kaybeden minibüs şoförü Armağan Sertbaş’ın eşi Duygu Sertbaş söz alarak, “Sanıklardan şikayetçiyim. Eşim yıllardır şoförlük yapan deneyimli bir kişiydi. O gün kaza anına kadar ben yanındaydım ve her şeye şahit oldum. Sanığın fren sisteminde arıza olmadığı sözlerini kabul etmiyorum. Frenin patlaması ile araç hızlandı. Eşim frenin tutmamasından itibaren elinden geleni yaptı. Aşağıya inene kadar ‘frenler patladı ölüyoruz herkes kendine dikkat etsin’ diye bağırdı” dedi.

Aralarında konuşuyorlardı

Kazadan yaralı olarak kurtulan Yasemin Anlı sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, “Aydın Çine’de mola verdik. Burada yaklaşık 1 saat kaldık. Bir ara şoförün Murat Ceylan’a aracın frenlerinde sorun bulunduğunu Marmaris’e vardıklarında aracın kontrol ettirilmesinin gerektiğini söylediğini duydum” dedi.

Bunun üzerine tekrar söz alan Armağan Sertbaş’ın eşi Duygu Sertbaş, “Ben o gün kaza anına kadar eşimin yanından hiç ayrılmadım. Molada da sürekli birlikteydik. Eşim böyle bir konuşma yapmadı. Bu iddiaları da kabul etmiyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti tutuklu sanık Bülent Çetindağ’ın tutukluluk halinin devamına, duruşmanın ise 5 Temmuz tarihine ertelenmesine karar verdi.

Olay

13 Mayıs 2017 tarihinde İzmir Buca ilçesinden Muğla’nın Marmaris ilçesine ‘Anneler Günü’ kutlaması için Armağan Sertbaş’ın kullandığı 03 FR 747 plakalı Midibüs ile Sakartepe mevkiinde aşırı hız nedeniyle 200 metre sonra virajı alamayarak orta refüjdeki beton bariyerlere çarparak takla atmasının ardından şarampole düşmesi sonucu meydana gelen kazada 24 kişi hayatını kaybetmiş 10 kişide yaralanmıştı. Kazanın ardından başlatılan soruşturmalarda kazanın merdiven altı yöntemle takılan ek hava takviyeli fren sisteminin neden olduğu iddia edilmişti.

Türkiye’yi yasa boğan kazayla ilgili olarak araç sahibi Bülent Çetindağ ile turu organize eden Aysun Özkamalı ve Murat Ceylan hakkında ‘tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek’ suçundan 2 ila 15 yıl arası hapis cezası isteniyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.