Türkiye’nin ilk müzik köyü Fethiye’de kuruldu

Bu haber 31 Ağustos 2015 - 0:54 'de eklendi ve 810 kez görüntülendi.

müzikkoyuToprakla insan arasına giren kötülüklerin bulunmadığı ‘Müzik Köyü’, Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Yanıklar köyünde kerpiç evlerde açıldı.

Akdeniz’in en güzel ada ve koylarına komşu Yanıklar Köyü, sığla ve çam ağaçlarıyla kaplı ormanları, içinden geçen dereleri, portakal ve mandalina ağaçlarıyla tam bir cennet köşesi olarak tanımlanırken eline kopuz, Bağlama, Üç telli Gitar, Ney, Kaval ve diğer müzik aletlerini alıp bu müzik köyüne koşuyor. Geçtiğimiz günlerde sessizce açılan müzik köyünü sanal alemde gören özellikle müzik okullarında eğitim gören geleceğin müzisyenleri buradaki ustalardan bir şeyler öğrenmek için müzik köyüne koştular. 5 gece 6 gün süren haftalık programlarda Usta-çırak çalgı dersleri, film gösterimleri, müzik hikâyeleri, yerel sanatçıların köylerine ziyaretler, workshoplar, atölye çalışmaları, söyleşi ve tartışmalar, temel düzey soundpainting ve köy konserleri gerçekleştiriliyor. Bir gün müzik köyünün hemen yakınındaki derenin başında su sesleri arasında bir sipsi dinletisi, 1970 metre yüksekliğindeki Babadağ’da Kopuz dinletisi gerçekleştirilirken çevre gezilerinde yine hep müzik var.
Bu yıl halk müziği eğitimi var
Anadolu kültürleri araştırma topluluğu (AKAT) üyeleri tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk Müzik Köyü projesi , ilk yıl için ağırlıklı olarak geleneksel Halk Müziği eğitimi vermek üzere planlanırken Üç telli, dört telli, sipsi, kopuz, bağlama ve daha birçok enstrümanı kapsayan eğitimler, yerel sanatçılar, yaşayan usta müzisyenler ve genç kuşak müzik eğitimcileri ile yapılıyor. “Müzik evrenseldir, müzik türlerinin hepsi değerlidir, ayrım yapmak doğru değil düşüncesinden hareket edilerek kurulan Türkiye’nin ilk müzik köyüne Viyana’dan Sonja Siegerd ney’i ile katılırken İsrail’den Glland Weiss ‘ta yine enstrümanıyla katılıp halk müziği enstrümanlarını tanıyıp yeni ezgiler öğreniyorlar. Müzik köyüne batı müziği enstrümanlı yada enstrümansız gelinse de görevliler enstrüman temininde bulunuyorlar. Etkinlik ve derslerine katılmak için de enstrüman çalıyor olma zorunluluğunun bulunmadığı müzik köyünde enstrümanı olamayanlar bu konuyu dert etmiyor, çünkü burada yeteri kadar müzik aleti bulunuyor. Çınar ağaçları altındaki enstrüman derslerinin yanı sıra yöresel halk dansları, müzik kültürü ve tarihi üzerine sohbetler ve bilgilendirmeler de yapılırken, Türkiye’nin her yöresinin ezgileri dinlenip tanıtılıyor .Merih Aşkın Kopuz ve perdesiz gitar, Ali Ulutaş, Yusuf İslam Bodur Üçtelli, Adem Tosunoğlu, İsmail Çakır Bağlama , Gülay Diri def , Uğur Önür kabak kemane , Mehmet Ali Kayabaş üç telli , Selami Çiftçi Kaval, çalma geleneği ve Yörük kültürü üzerine sohbetler düzenliyorlar. Müzik köyünde bir tarafta kabak kemane öğretilirken bir tarafta da kopuzdan gitar ve bağlamaya kadar eğitimler veriliyor. Zaman zaman bir arada ‘dere geliyor dere’ türküsü hep birlikte çalınıp söylenirken zaman zaman bir tarafta da bağlama ile ezgiler seslendiriliyor. Çevre gezilerinin de yapıldığı yemyeşil ortamdaki müzik köyünde yaklaşık 60 kişi buluşurken bu sayı hemen her gün artıyor.
‘Amacımız usta ile çırak buluşmasını sağlamak’
Müzik köyü proje koordinatörü Aytaç Gökdağ, müzik köyü projesinin Türkiyede ilk olduğunu söyleyerek, “10-12 yıllık bir düşümüzdü bu bizim. Güzel bir ekip olarak bir araya geldik ve Öncelikle Anadolu Kültürleri Araştırma Topluluğu nu kurduk. Bu topluluk Fethiye’nin Yanıklar Köyü’nde 25-30 Ağustos tarihinde Türkiye’nin ilk müzik köyünün startını vermiş oldu” dedi.
Türkiye’nin dört bir yanından 60 civarında katılımcının bulunduğunu söyleyen Aytaç Gökdağ, “Hollanda’dan, İngiltere’den, Avusturya’dan, İsveç’ten hatta İsrail’den farklı ülkelerden katılımcılar var. Amacımız biraz daha derlemelerde tanışmış olduğumuz ustalar, yaylalarda yaşayan derlemelerde tanışmış olduğumuz alanlarında yetkin olan ustalarla usta çırak ilişkisi içerisinde müzik severleri buluşturmak, ama bunun yanı sıra Türkiye’de alanlarında gerçekten çok usta olan profesyonel sanatçıları da yine aynı şekilde müzisyenlerle buluşturaraktan atölye çalışmalarına katmaktır.’ dedi. Gökdağ; ‘Türkiye’nin içinde bulunduğu gündemin de dışında bir nefes alabileceğimiz insanlara alan yaratmak amacımızın bir başka düşüncesidir. Bu sene biz bağımsız olarak hareket ediyoruz. Sponsor ve benzeri hiçbir yerden. destek almadık. Bizim elimizde biraz daha derleme çalışmalarına gönüllü olarak gittiğimiz için elimizde hazır olarak nitelendirebileceğimiz geleneksel müzik, özellikle bizim Teke Yöresi başta olmak üzere geleneksel müziği biz ana tema olarak seçtik. Ve bu geleneksel müzik üzerinden derleme çalışmalarında tanışmış olduğumuz Ali Ulutaş, Yusuf İslam Bodur ki kendisi Fethiyelidir. Kendisi bence 3 tellide en iyi ustalardan bir tanesi. İlk akla gelenlerden bir tanesi. Aramızda gönül bağı olan ustalarla bir araya gelip, bu ustaları 25 ve 30 Ağustos tarihlerinde gerek konservatuar öğrencileri, halen okuyan ya da oradan mezun olmuş, ya da güzel sanatlar lisesindeki 14-15 yaşındaki arkadaşlarımızın katılımıyla atölye çalışmaları yapmak amacıyla buradayız. Önümüzdeki yıldan itibaren bu projeyi daha da büyüterek hedefimizi farklı müzik disiplinlerini de işin içine katacağız” ifadelerini kullandı. (İHA)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.