TÜRKİYE´NİN HER YANINDAN HEMŞEHRİ

Bu haber 08 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.286 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunda Akyaka’da Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu mezunları ile birlikteydim. Onlar MİYO’da okurken ben Muğla Eğitim Enstitüsü’ndeydim. 70’li yılların ikinci yarısı idi. 80’li yıllarda “solcu yuvası” diye Muğla Eğitim, Demirci’ye taşındı… Keşke taşınmamış olsaydı. O zaman MİYO ile birlikte Eğitim Enstitüsü’de 1992’de kurulan Muğla Üniversitesi’ne bağlanırdı.
Biz de Muğla Üniversitesi Mezunları Derneği (MUMED) çatısı altında bir arada olurduk…
Neyse, yine de MUMED buluşmasında, Elazığ’dan, Gazi Antep’ten, İstanbul’dan, Samsun’dan, Ankara’dan, Erzincan’dan, Kemah’tan Türkiye’nin dört bir yanından gelen MİYO mezunu 200 yaşlı delikanlı ile hasret giderdik…
 
xx      xx      xx
MUMED Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Kara geçen yıl 400 kişi bir araya geldiklerini belirtirken, MUMED Başkanı Ertuğrul Gönenç, “Hava koşulları nedeniyle 200’de kaldık. Derneğimizin 2013 Mayıs’ın da genel kurulu var. Hedefimiz 600’u bulmak.” diyordu. Gönenç şöyle ekliyordu:
“MİYO tutkumuz, bağlılığımız ölmeyecek. Kuşaktan kuşağa devredeceğiz.”
 
xx      xx      xx
Aslında MİYO’luları Muğla’da buluşturan sadece MİYO’luluk değildi.
Muğla özlemleri de vardı. Muğla’ya bağlılıkları ölmemiş…
Akyaka’da Yücelen Tesislerinde yapılan buluşmada, bir de söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşinin konuşmacıları dönemin Muğla Belediye’si eski başkanlarından Erman Şahin ile sonraki yıllarda Bakanlığında kendisine danışmanlık yapan MİYO’nun eski müdürlerinden Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Altıntaş’tı. MİYO’nun kuruluş tarihinin (1974) Muğla Üniversitesi’nin kuruluş tarihi olarak tescillenmesi çağrısında bulundular.
Bu konuyu yarın ele alırız.
 
xx      xx      xx
MUMED Başkanı Ertuğrul Gönenç’in “MİYO tutkumuz, bağlılığımız ölmeyecek.” diye biten açış konuşmasının ardından, söyleşi sonunda MİYO’lular Muğla anılarını anlatırlarken, Prof. Dr. Arslan Eren, “MİYO’ya ben MİYO üzerinden Dokuz Eylül Üniversitesi’ne geçebilmek için gelmiştim. 30 yıl oldu. Gidemedim.” sözlerinin yanında MİYO mezunlarından Fahri Atabay, şöyle anlatıyordu:
“Bizimi yaptıklarımızın yanında Muğlalı bizi 10 kat daha sevdi. Kendisi kirada oturan bir aile, evinin bir odasını bana açmıştı. Bir gün iki arkadaşım ziyaretime geldiğinde, ev sahibesi üç bardak çay getirmişti. Çünkü evin kapısında iki çift yabancı erkek ayakkabısı duruyordu…”
Söyleşide Erman Şahin’in de vurguladığı gibi 24 bin nüfuslu Muğla’da MİYO bin mevcuda ulaşmıştı ve Muğla’da kalabilecekleri ne yurt, ne apart vardı. Ama Muğla’nın halen faaliyette olan tarihi hanları vardı… Az sayıda varsıl olanlar Zeybek Otel ile Yalçın Otel’i tercih ederken, ilçelerden Muğla’ya İmam Hatip’e, Ticaret’e, Erkek Sanat’a, Öğretmen Okulu’na okumaya gelenler sayesinde bir çeşit pansiyonculuk; “Yemeli, içmeli çocuk okutma” kültürü vardı…
MİYO’luların büyük bölümüne o kültürün sahibi evler erkek-kız ayırmadan kapılarını açmıştı…
 
xx      xx      xx
MİYO’lular 4 yıl Muğla’da okurken “kampus öğrencisi” olmamışlar, Muğlalı olmuşlardı… Muğla tarhanası, Muğla böreği, bulgur aşı ile tanışmışlar, Muğla türkülerini sevmiş, zeybek oynamayı öğrenmişlerdi… Çektikleri onca zorluğa rağmen “Muğla hemşerisi” olmuşlardı.
Ne yazık ki unutmuşuz… Akyaka buluşmasında onlara sarılırken, onlarla söyleşirken, onları dinlerken “hemşeriliğimizi” anımsadım…
Belediye Başkanı Osman Gürün devri iktidarının bir döneminde bu anlamda güzel bir uygulama getirmişti. Muğla Üniversitesi’nin mezuniyet törenlerinde rektörlük mezunlara diplomalarını verirken, Başkan Gürün yakalarına “Muğla hemşerisi” rozeti takmıştı.
Tabi salt “rozetle” de hemşeri olunamıyor!
Ki bu uygulama uzun sürmedi. Tabi Akyaka Buluşması’nda gözlerim, o uygulamayı düşünen Belediye Başkanı Osman Gürün’ü aradı… Yoktu…
MUMED çatısı altında toplanmaya başlayanların, arkadaşlarının yanında Muğla ile bağlarını güçlendirmeye çalışanların buluşmasında Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Masnun Harmandar da yoktu. Keşke Muğla Valisi Fatih Şahin gelmiş olsaydı…
 
xx      xx      xx
Yine de bu buluşmada dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin vardı. Keşke MİYO Muğla Üniversitesi’ne bağlanıncaya kadar belli bir dönem Belediye Başkanı olan Orhan Çakır da gelmiş olsaydı…
Ama MİYO’nun müdürlerinden Prof. Dr. Mustafa Altıntaş Ankara’dan koşup gelirken, bu gün Muğla Üniversitesi öğretim üyesi olan MİYO Müdürlerinden Prof. Dr. Arslan Eren ve Emin Uzun ile MİYO’dan mezun olup, Muğla Üniversitesi öğretim üyeleri arasında yerini alan Prof. Dr. Recep Şener de gelmişti.
Söyleşi sırasında Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, “MİYO umutsuzluklar, yokluklar içinde kuruldu. Bu gün MİYO mezunlarının yaşamlarındaki başarıları en büyük mutluluğumuz.” derken, boşuna demiyordu… MİYO’lular Muğla’dan etkilenirlerken, Muğla’nın siyasal, sosyal, kültürel yaşamını da etkilemişlerdi. Ne de olsa “Lise öğrencisi” gibi yüksek öğrenim genci değillerdi…
Gerçekten hepsi çalışma yaşamında başarılı olmuşlardı… Tanıyacağınız için Muğla’da olanlardan örnek verelim:
Baki Gencel (Valilik Özel Kalem Müdürü), Suat Esin (İl Genel Meclisi Üyesi), Ayhan Kara (Bankacı), Ahmet Şahan (Bankacı), Hatice Yıldız (Muğla Belediyesi Kültür Müdürü olarak emekli), Hasan Demir (Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası Başkanı), Mehmet Özavcı (Emlakçı), Erkan Bayer (Kireç Sanayi Bölge Müdürü), Bülent Esin (Turizmci), Mehmet Tezcan (Mali Müşavir), Adnan Eroğlu (Mali Müşavir) ve Prof. Dr. Recep Şener…  Adını vermediklerim kızmasın, köşem doldu…
Türkiye’nin her yanından rengarenk hemşeri sahibi olmak güzel be kardeşim…
(08.03.2012)
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.