Türkiye’nin en büyük projesi…

Bu haber 15 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 917 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Basında, restorasyonların Muğla’nın çehresini değiştirdiğini, değiştireceğini duyuran çok sayıda haber yer aldı. Bu haberlere Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın Muğla merkezdeki basın mensuplarına verdiği sabah kahvaltısı nedene oldu.
Kahvaltıda laf lafı açarken, Vali Dr. Altıparmak, belediyelerin topladığı emlak vergilerinden koruma faaliyetleri için kesilen yüzde 10’larla Valilikte oluşan fonda toplanan paraları tek tek yapılarda çarçur etmeden, toplu restorasyonlarda kullanmak istediklerini belirterek, “Milas Belediyesi tarihi Çöllüoğlu Hanı’nın restorasyonu ile arasta restorasyonu için 2 trilyon lira talepte bulundu.” dedi.
Muğla Belediyesi’nin gündeminde de neredeyse 2 yıldır böyle bir proje olduğundan meslektaşlarım soluğu Belediye Başkanı Osman Gürün’ün yanında aldılar. “Milas Belediyesi 2 trilyon lira talep etmiş. Neden elinizi çabuk tutmuyorsunuz?” diye sordular.
Böylece ortaya, “Restorasyonlarla Muğla’nın çehresi değişiyor” başlıklı haberler çıktı.
 
xx           xx           xx
Belediye Başkanı Osman Gürün, “Neden elinizi çabuk tutmuyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt vermiş:
“Bu yüzde 10’luk fon durağan bir fon değil. Her yıl emlak vergilerinden yeni rakamlar ilave edilmekte. Dolayısıyla kaynak beslenmeye devam ediyor. Buradan başka projeler de fonlanabilir. Bu böyle devam edecek. Onun için hadi onunla yarış edelim, ondan önce ben olayım meselesi değil. Milas ilçesinde yapılacak olan bir restorasyon çalışması hepimizi mutlu eder. Eminim ki burada yapılacak olan bir restorasyonda Milaslı hemşerilerimizi mutlu eder. Biz yarışı hizmette yarış şeklinde yapıyoruz. Birbirimizin önüne geçelim diye yarış yapmıyoruz.”
Doğru… Muğla genelinde kentsel ve arkeolojik sit alanlarının; kültürel değerlerimizin ayağa kalkması hepimizi mutlu eder…
 
xx           xx           xx
Bu anlamda Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın yaklaşımı da çok yerinde. İsteseydi, politik davranıp, birilerine şirin görünmek isteyerek söz konusu fondan önüne gelene para verebilirdi. Kendilerinin de dediği gibi fonda toplanan paralar çarçur olurdu…
Muğla’da en çok restorasyon yapılan, kültürel varlıkların yaşama kavuşturulduğu yer Bozüyük Beldesi… Bu belde de geçen dönem AKP’li Belediye vardı. Dönemin AKP’li Belediye Başkanı rahmetli Ahmet Yüksel beldesinde kültür turizmi yapılabilmesi için valiliğin ve bakanlığın desteğini alarak çok önemli adımlar attı.
Bu gün orada CHP’li Belediye Başkanı Yaşar Gencel var. O da rahmetlinin yolunda emin adımlarla yürüyor…
Kavaklıdere’de de çok önemli restorasyon çalışmaları yapılıyor. Kavaklıdere’nin AKP’li Belediye Başkanı Nuray Bozyer, ilçesindeki tarihi yapıları Valilik desteğinde ayağa kaldırmakla kalmayıp, şimdi de Bakırcılar Çarşısı’nı ayağa kaldırmaya hazırlanıyor.
Valilikten 2 trilyon talep eden Milas Belediyesi ile rakamlaştırmadan benzer talepte bulunan Muğla Belediyesi de CHP’li.
Gelecekte bu belediyelerde de başka partiler yönetime gelebilir.
Belediye yönetimleri şu partiden bu partiden olabilir. Değişirler, ama hizmetler kalır…
 
xx           xx           xx
Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak gazetecilerle bir araya geldiği sabah kahvaltısında soruları yanıtlarken, valilik olarak il genelinde söz konusu fondan çok sayıda binayı koruma amaçlı restore ettirdiklerini vurgulayıp, şöyle diyordu:
“Valiliğimiz, il genelindeki bütün belediyelere çağrıda bulundu. Kendi sınırları içindeki tarihi ve kültürel binaların ayağa kaldırılması konusunda proje hazırlamaları istendi ancak sadece birkaç belediyemizden proje geldi.Bunların arasında 2 trilyon lira talep eden Milas Belediyesi de var. Biz talebin nereden geldiğine bakmıyoruz. Elimizdeki fonda birikeni tek tek yapılarda telef etmektense, toplu restorasyonlara harcamak istiyoruz. Bu anlamda Muğla Belediyesi’nin projesini önemsiyoruz.”
Demek ki hangi partiden olursa olsun, doğru proje ile Valiliğe başvuran yerel yönetim bu fondan yararlanıyor…
 
xx           xx           xx
Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, “400’e yakın yapının koruma altında olduğu Muğla’da önümüzdeki yaz ortasına kadar ‘Arasta Projesi’ dediğimiz, Türkiye’nin en büyük restorasyon projesini gerçekleştirmiş olacağız” derken şöyle devam ediyor:
“Şimdi tek tek restorasyonların yanında, Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın desteğiyle koruma altındaki Muğla’nın büyük bölümünü ‘Arasta Projesi’ adı altında toptan ayağa kaldırıyoruz. Bu toplu restorasyon koruma kurulunun faaliyet gösterdiği tarihi yapının bulunduğu bölgeden başlayıp, şehir merkezinden geçerek tarihi Saburhane Meydanı’na ulaşacak. Tarihi Arasta’nın da içinde yer aldığı bu güzergahta tarihi yapıların çatı ve cepheleri restore edilerek, bu yapıların bulunduğu sokak, cadde ve meydanlar düzenlenecek. Bu yapılırken mülk sahiplerinden para alınmayacak. Proje maliyetinin yüzde 85’i il genelinde belediyelerin topladığı emlak vergilerinden koruma faaliyetleri için kesilen yüzde 10’luk payla valilik bünyesinde oluşturulan fondan, yüzde 15’i belediye tarafından karşılanacak.”
Bu restorasyon olayında, mülk sahiplerinden para alınmaması oldukça yerinde… Bu bir bakıma, o mülk sahiplerine, yıllardır yapılarını vefakarca korumuş olmalarının ödülü olacak…
Ben, bu nokta da “Acaba” diyorum, “Bu toplu restorasyonlarda, Avrupa Birliği fonlarından da yararlanılamaz mı?”…
 
xx           xx           xx
Yararlanılabilir. Bu konuya da kafa yorulmalı.
Çünkü Muğla’nın doğal ve tarihi çevresini ayağa kaldırıp, ihya edebilmek için Valilikteki fonda biriken emlak vergisi kesintileri yeterli olmayacaktır.
Çünkü Muğla’da kentsel sit alanlarından çok arkeolojik sit alanları var.
Kayaköy başlı başına dev bir proje. Valilik fonu tek başına Kayaköy’e yetmez…
Elbette öncelikler belirlenecektir, ama AB fonlarını zorlamakta yarar var… Sonunda, korumaya çalıştıklarımız “evrensel değerler” ve  ayağa kaldırılmaya çalışılanlar “ortak kültür varlıklarımız” değil mi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.