TÜRKİYE’NİN EKSENİ KAYMAZ

Bu haber 20 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 506 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Üniversitesi
bünyesinde konuşlanan Mühendislik Fakültesinin açılışı, “Türkiye ve Enerji”
konulu konferans vermek üzere ilimize gelen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel’le, mutlaka bir söyleşi yapmalıyım diye düşünmüştüm.

Buna
bir değil birçok neden vardı.

Bir
kere Demirel, gerek AP ve DYP Genel Başkanlığı, gerekse başbakanlığı döneminde,
Muğla’ya sıkça gelen siyasilerin başında geliyordu.

Yanı
sıra Cumhurbaşkanlığı döneminde.

Demirel’in
geçmişten günümüze Muğla’ya olan ilgisi yanında, ülkemizin içinde bulunduğu
durumu, onun penceresinden almak istiyordum.

Bizatihi
kendisi “bu ülkenin 70 yılının şahidiyim”
demişti ya.

Dolayısıyla
ilk sorum buna ilişkin odu.

Muğla’ya olan yakınlığınızın belirli bir
nedeni var mı?

Elbette. Ben 1937
yılında bir dönem çatısı, damı akan Muğla Ortaokulunda okudum.

Sonra AP ve DYP Genel
Başkanlığım sürecinde Muğla halkı şahsım ve partime, her seçim döneminde
fazlasıyla teveccüh gösterdi.

Doğruydu.

Geriye
dönüp baktığımızda, genel başkanı olduğu partiler, 5 milletvekili kontenjanına
sahip Muğla’dan her seçimde 3 milletvekili çıkaracak oy almıştı.

İsrail’in “Mavi Marmara” gemisine
saldırısı ve 9 vatandaşımızın hayatını kaybetmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Burada meseleyi iyi
tahlil etmek lazım. Filistin aynı bölge içerisinde İsrail’in varlığını tahammül
edemiyor. İsrail’de aynı şekilde. Hal böyle olunca yıllardır birbirleriyle
savaşıp duruyor. Dolayısıyla tek çıkar yol, zor olsa da barışı tesis etmektir.

Şu anda bölgenin pozisyonu çok farklı.
Biliyorsunuz Gazze muhasara altında. İsrail tarafından ablukaya alındığı için
1.5 milyon Filistin’li aç ve sefil.

Bu durumda ne yapılması gerekir?

Dedim ya tek yol barışı
sağlamak.

Sonra FKÖ ile HAMAS
birleşmeli.

Demirel,
asıl olan barışı sağlamak dese de o denli kolay olmadığı ortada.

Her
iki taraf barışın tesis edilmesi adına adım atmadığına göre, aynı bölgede
kolayına sulh sağlanacağının sanmıyorum.

İş başındaki AKP hükümetinin her alanda
izlediği politikayı nasıl buluyorsunuz?

Bu çok geniş bir konu.
Ama şunu söylemeliyim. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri işsizlik.
Dolayısıyla yapılması gereken, ülke kaynaklarını tantabl bir şekilde kullanıp,
üretime dönük hale getirmektir.

Mevcut hükümetin
izlediği dış politikayı, tümüyle reddetmek haksızlık olur.

Peki, eksen kayması hususunda ne
diyorsunuz?

Ülkemizin eksini hiçbir
zaman kaymaz.

Demirel,
hükümetin izlediği politikalar ve eksen kayması noktasında, çok açık
konuşmamıştı. Belki üstlendiği misyon ve de gündem yaratmamak için olayları
yüzeysel ele almayı uygun görmekten kendini alamıyordu.

Siz önce AP, daha sonra DYP ile
özdeşleşen bir kişisiniz. Uzun yıllar iktidar olan aynı misyon, son 2 seçimde
parlamento dışında kaldı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Yeniden derlenip toparlanmaları için ne
tavsiye ediyorsunuz?

Belirli süreden bu yana
hatalar birbirini kovaladı. Bazıları meseleyi kişiselleştirdi. Vatandaş yaşanan
bu olayları tasvip etmediği için seçimlerde tercihi başka partiler adına
kullandı.

Ancak…

Kimler nasıl bir yorum
getirse de değişmeyen realite aynı misyonun bu ülkeye çok şeyler verdiğidir.
Ülkemizin her karışında imzası olan misyonun derlenip toparlanması için mutlak
surette bir araya gelmeliler.

Yani önce partimiz
diyebilmeliler.

Bu şekilde düşünmeleri
halinde, zaman içerisinde başarı sağlanabilir.

9.Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel’in, yıllardır genel başkanlığını yaptığı partilerin bu hale
gelmesinden rahatsız olduğu her halinden belliydi.

Buna
karşın, parti içi çekişmeyi yaratanların bir araya gelmeleri hususunda
ombudsmanlık yapması gerektiği vurgulandığı halde, nedendir bilinmez pek
yanaşmıyordu.

“Demirel bu.

Ne zaman, ne edeceği
belli olmaz”
diyeceğim ama, konumu ve yaşının verdiği bir olgu nedeniyle, çekimser
davrandığını da yadsımak olası değil.

Sonuçta,
bir gazeteci olarak Süleyman Demirel ile söyleşi yapmak önemliydi.

Yaptım
da.

Ne
var ki, tam duymak istediklerimizi duyduğumu söylemek olası değil.

Yine
de teşekkür ediyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.