Türkiye’de Kadın Olmak

Bu haber 09 Mart 2015 - 0:56 'de eklendi ve 844 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyada konuşlanan ülkeler içerisinde birçok yönüyle ayrıcalık göstermesine karşın, zaman zaman bir takım açmazlar içerisine düşen ülkelerden biri şüphesiz Türkiye.

Yani kendi devletimiz.

Hal böyle olunca ister istemez hayıflanıyor.

Ve de neden diyoruz!

Neden, dünya genelinde istim üzerinde bir ülke olmak varken, eleştiri oklarını üzerimize çekiyoruz?

Oysa sadece iyilik, güzellik ve başarıların konuşulduğu ülke olabilirdik.

O zaman her kim olursa olsun gıpta ile bakar.

Dünyada örnek teşkil eden ülkeler arasında yerimizi alırdık.

Şüphe yok bizden mutlusu olmazdı.

Ama olmuyor.

Bir yerde kabul edilemez açmazlar içerisine düşüyor.

Ardından kahroluyoruz.

Özellikle kadınlarımız adına.

Kadınlarımız diyorum.

Her zaman olsa da son aylarda en fazla mağdur olan onlar.

Yetmedi, hayatı katledilen yine onlar.

Evet yanlış değil.

Abartı hiç değil.

Her şey gözümüzün önünde..

Kaldı ki yerel ve ulusal bazda yayan yapan medya organlarına yansıyan görüntüler her şeyi açıklıyor.

Buna karşın ne yazık ki bir şey yapamıyoruz.

Hani dense ki bazı anlarda çaresiz kalıyoruz.

Aynısıyla vaki..

***

Her zaman olsa da bir kez daha aynı konuyu gündeme getirmem, bir özel gün için.

Kadınlarımıza atfedilen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” adına.

Aslında dünyanın var oluşuna neden olan Yüce Yaratanın en makbul saydığı kadınlarımız için bu özel günde çok daha farklı şeyler yazmak isterdim.

Onların nasıl övgüye değer varlıklar olduğu noktasından hareketle, ülkemizde kadına verilen takdire şayan değerden! dem vurmak isterdim.

Ama değil.

Üzülerek ifade etmek gerekirse ortaya çıkan bazı rakamlar engel teşkil ediyor.

Rakamlar çoğu kez gerçeği yansıttığına göre kadınlara yönelik eylemleri kabul etmek olası değil.

Kaldı ki konuya ilişkin birçok ilde yapılan bir araştırmanın sonuçları, ülkemizde kadınlara bakış açısının hangi düzeyde olduğunu gösteriyor.

En başta gelen şiddet..

Ne yazık ki ülkemiz kadınlarının % 50’ye yakın bir kesimi eşinden şiddet gördüğünü vurguluyor.

Meselenin ilginç olduğu kadar çarpıcı yanı, eşinden şiddet gördüğünü söyleyen birçok kadın, şikâyet etmem! diyor.

Evet yanlış duymadınız.

Eşinden darp gören bir kadın, buna karşın polise gitmem diyor.

Belli ki bunun altında yatan, daha sonrasında başına geleceklerden korkması.

Bazıları da şiddet görsem de gidecek yerim olmadığı için şikâyet etmem diyor.

Ülkemiz kadınlarının birçoğu için mağduriyetler sadece bunlar olsa!

Özellikle bazı bölgelerde kadınların eğitimden yoksun bırakılmaları.

Bu nedenle % 10’luk bir kesim okuma-yazma bilmiyorum! diyor.

İlkokul mezunu olan kadınların sayısı % 53.

Lise mezunu olanlar % 10.

İlişkin olarak % 17’lik bir kesimin üniversite mezunu olması, bir yerde sevincimiz oluyor.

***

Keşke, ülkemiz kadınlarının yüz yüze geldiği gerçekler bu kadar olsaydı!..

Daha başka ayrıntılar var ki, gelinen noktada utancımız olmaya devam ediyor.

% 75 oranında kadınlarımız diyor ki, eşim ve ailem izin vermediği için çalışmıyorum.

Bilmem, nedeni konusunda tereddüde yer var mı?

Birde her şeye karşın çalışan kadınların durumlarına bakalım.

Bazıları ne iş olsa yaparım.

Bir kısmı sigortasız işte olsa çalışırım.

Onları bu şekilde çalışmaya iten şüphesiz zorunluluk.

Her şeye karşın kadınların bir yaklaşımı var ki, nasıl aile sorumluluğu taşıdığının en güzel örneği.

Çalıştığım halde kazandığım paranın hepsini eşime ya da aileme veriyorum.

Tabi kazancının tamamını vermek zorunda bırakılanlar ayrı.

Velhasıl neresinden bakarsanız bakınız Türkiye’de kadın olmak gerçekten zor.

Hele, aile yuvasının sıcaklığı yok ise!..

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.