Türkiye İstikrar Dedi

Bu haber 02 Kasım 2015 - 22:45 'de eklendi ve 780 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

1 Kasım tarihinde gerçekleştirilen milletvekili seçimleri, şüphe yok ki çarpıcı br sonuç ortaya çıkardı.

Aksi iddia edilemez.

Çok değil 5 ay öncesinde gerçekleştirilen seçimde iktidarda bulunan Ak Parti % 40.9 oranında oy alırken, bu kez % 9 nispetinde bir atış göstererek % 49 oy oranına ulaştı.

Bu nedenle dikkat çekici diyorum.

Bir parti kısa denebilecek süreçte oylarını bu oranda artırmış ise elbette ilginçtir.

Yanı sıra halk bir mesaj vermiştir.

Hem aynı seçimde önemli oy kaybına uğrayan muhalif partilere, hem de iktidar partisine.

Türkiye’nin istikrar içerisinde geleceğe uzanması için ayakları üzerinde duran bir hükümete ihtiyacı vardır.

Ülkenin içinde bulunduğu koşullar itibariyle buna en yakın siyasi teşekkül Ak Parti olduğuna göre, tercihimi bir kez daha bu partiden yana kullanıyorum.

Seçmen Ak Parti adına bu tür bir eğilim gösterirken muhalif partilere dedi ki, izlediğiniz politika yeterli değil.

Özellikle 7 Haziran sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo üzerine, hükümetin teşekkülü bağlamında tutarsız bir politika izlediniz.

İşte bundan dolayıdır ki halk, hem bir mesaj verdi hem de muhalif partilere dikkat çekti.

***

Halk tercihini bir kez daha Ak Partiden yana kullanırken tek şey istiyordu.

Türkiye’de istikrar olsun.

İçimizde ve dışımızda tahminlerin üzerinde olaylardan başımıza alamadığımız süreçte, hükümet krizi olsun istemedi.

Dolayısıyla iktidarda bulunan Ak Partiye bir kez daha teveccüh göstererek tek başına iktidar olmasını sağlamış oldu.

Böylelikle aynı parti bir kez daha halkın teveccühünü alarak, 2019 yılına kadarki süreçte ülke yönetiminde görev üstlenecek demektir.

***

Şimdi…

Aynı seçimle ilgili cevaplanması gereken bazı sorular var.

Bir kere, Ak Partinin tek başına iktidar olmasını sağlayan kriterler neydi?

Hem de 5.5 ay öncesinde yapılan seçimde aynı başarıyı yakalayamadığı halde!

Kabul etmek gerekir ki Ak Partinin aldığı % 49.4 oranındaki oy, çok başarılı bir politika izlemenin sonucu değildir.

Elbette başarılı olduğu noktalar vardır.

Ne var ki kısa bir süre sonrasında % 9 gibi önemli bir oy artışının nedeni, halkın ülkede istikrar istediğidir.

Yanı sıra terör adına sürdürülen mücadeledir.

Halk, özellikle son aylarda yeniden tırmanan terör olaylarının önü alınması noktasında, ülke yönetiminde tek başına bir hükümetin bulunmasında mutlak fayda gördü.

***

Diğer partilere gelince.

CHP adına söylenecek önemli ayrıntılar olduğunu düşünmüyorum.

Birçok kereler ifade ettiğim gibi CHP bu seçim öncesinde, son yılların en tutarlı politikasını izledi.

Bunda şüphesiz genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun rolü çok fazlaydı.

Önceki yıllarda çok kez tanık olduğumuz, diğer partilerle polemiğe girmek yerine, kendi işlerine baktılar.

Bunun neticesinde çok fazla olmasada, bir önceki seçime göre oylarını biraz olsun artırdı.

Hiç şüphe yok ki aynı seçimde sükût-u hayale uğrayan partiler MHP ve HDP oldu.

Özellikle MHP, genel başkan Devlet Bahçeli’nin uzlaşmaz tavrı, halk nezdinde tasvip edilen bir yaklaşım olmaktan uzaktı.

Oysa, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo üzerine, bir koalisyon hükümetinin teşkili noktasında farklı yaklaşım içerisinde olsaydı, hiç kuşku yok ki, 1 Kasım seçimlerinde daha fazla oy oranına sahip olabilirdi.

MHP adına altı çizilmesi gereken bir başka ayrıntı Meral Akşener olmak üzere parti ile özdeşleşmiş bazı isimlerin, genel başkan tarafından liste dışı bırakılmasıydı.

Dolayısıyla MHP adına oldukça ağır bir fatura çıktı.

HDP oylarındaki düşüşün nedeni, 7 Haziran sonrasında izlediği anlamsız politika ve geçen seçimde destek veren başka partilere mensup birçok seçmenin bu kez kendi partilerine yönelmesiydi.

Sonuçta Ak Partinin bu kez, tek başına hükümet olmasını sağlayan iki nokta, ülkede istikrar ve terörün önü alınması adına sürdürülen mücadeleydi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.