Turizmin Siyaseti Olmaz Dense De…

Bu haber 28 Aralık 2015 - 23:47 'de eklendi ve 885 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Seyahat ve Konaklama Sektörü ile yapılan toplantıda, Muğla Valisi Amir Çiçek diyor ki;

Turizmin siyaseti olmaz.

Turizm üzerinden siyaset yapılmaması gerekir. Aksi halde rüzgâr zamanla fırtınaya dönüşür.

Diğer konularda politika yapılabilir. Ama turizm eksik yaklaşımları kabul etmez.

Vali Çiçek’in yaklaşımları, bir ayrıntı dışında doğru.

Turizm uluslararası düzeyde, dinlenme ve eğlenmeye yönelik faaliyetler bütünü olduğuna göre siyasetin egemen olmaması gerekir.

Aksi halde farklı bir anlam kazanır.

Yanı sıra, turizmin özünde saklı kriterler, pek fazla anlam ifade etmez.

Bu nedenle asıl olan, turizmin her türlü siyasetten arındırılarak, sadece insanların huzur bulmasını sağlayan sektör olarak yer almasını temindir.

Gözlendiği kadarıyla bu alanda ön planda olan ülkelerin izlediği turizm politikası, salt eğlenme, gezme ve dinlenmeye ağırlık veren bir çizgidedir.

Buna karşın bir sapma olursa, yani turizmin özüne ters politika izlenirse, istenilen doğrultuda turizm yapıldığını söyleyemezsiniz.

Bu eğilim, aynı zamanda turizmin farklı algılanmasına neden olacağı için tasvip görmesi mümkün değildir.

Kaldı ki bunun dışında farklılık içermediğini, İl Turizm ve Kültür Müdürü Veli Çelik’in açıkladığı rakamlar gösteriyor.

İl genelindeki acenta sayısının 700 olduğunu belirten Çelik, bir senelik süreçte gerçekleştirilen denetimlerde toplam 9 bin 744 TL tutarında cezai işlem uygulandı diyor.

Bu rakam, sektör bünyesinde yer alan tesislerin gereğini yerine getirememesinden kaynaklanıyor.

İlişkin olarak denebilir ki, çözüm mü?

Başka yol bulunamadı ise!

***

Vurgulamak istediğim bir başka ayrıntı, vali Amir Çiçek’in “turizmin siyaseti olmaz” yaklaşımı üzerine.

Elbette turizm adına siyaset yapılmaması gerekir.

Ne var ki yapılmadığı iddia edilemez.

Özellikle ülkemiz turizminin ivme kazandığı yıldan itibaren bazı ülkelerin, turizmin özüne ters eğilimler içerisine girdiği aşikardır.

Turizmin ön plana çıkardığı, bilhassa Akdeniz Kuşağı üzerinde konuşlanan ülkelerden Fransa başta olmak üzere İtalya ve İspanya’nın ülkemiz turizmini menfi yönde etkileyen faaliyetler içerisine girdikleri, yadsınamaz.

Aynı ülkeler, sanki kendi bünyelerinde bir takım olumsuzluklar yaşanmıyor gibi Türkiye’deki terörden dem vurarak, insanların ülkemize gelmemesi bağlamında propagandalara giriştiler.

Hem de yıllarca!

Buna karşın bu girişim büyük oranda tasvip görmese de, hiç etkisi olmadığı söylenemez.

Bu nedenle Vali Amir Çiçek’in turizmin siyaseti olmaz vurgusu, tümüyle doğru bir yaklaşım değildir.

Keşke öyle olsa!

Ama değil.

Ne yazık ki çoğu kez söz konusu ülkelerin aleyhte girişimleri gözleniyor.

***

Vali Amir Çiçek, farklı bir açıklamada daha bulunuyor.

Ülkelerde, zaman zaman değişik alanlar adına ortaya çıkan krizlerden hareketle diyor ki;

Kriz sözü insanları ürkütür.

Orada kriz var.

Bunu önleyelim dediğin zaman, kusura bakmayın tur operatörleri başka yerlere kayar.

Kriz biziz ve onu biz önleyeceğiz.

Valinin bu yaklaşımının tartışılacak en küçük yeri yok.

Zira ülkemiz turizm gerçeğiyle birebir örtüşüyor.

Vali Amir Çiçek devamla;

2015 yılı sonunda sektörleri dinleyip, eksikliklerimiz bu. Bunları bir daha yapmayalım. Yaparsak rezervasyonlar düşer gibi ümitsizliğe düşmeyin.

Bu bir süreçtir.

Çünkü izlenen ve takip edilen en önemli şey, turizmle ilgili alanlardır.

Şimdi kış turizmi içerisindeyiz. Ancak yazın gelecek kitle şimdiden yaz sezonundaki durumunu incelemeye çalışıyor.

Anlaşılan o ki Vali Çiçek, “kol kırılır yen içinde kalır” yaklaşımından hareketle, turizm sektörüyle iştigal edenlerin çok dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

Bilmem buna itiraz edenler çıkar mı?

Etmemesi gerekir.

Değil mi ki son yıllarda elde edilen döviz gelirleri, ekonomiye can suyu veriyor.

Bunu engellemek akıl kârı değildir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.