Turizmin canı yandı mı…

Bu haber 09 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.051 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçenlerde bir dostum, “Bakıyorum, vali bey ile aranız gayet iyi” dedi.
“Evet” dedim, “Muğla’nın hayrına oldukça iyi.”…
Muğla’nın hayrına aramız kötü de olabilir! Bir bakmışsınız, Vali beyin aleyhinde yazmaya başlamışım…
Ama sanmam.
Dostum inatçı, “Muğla’nın hayrına ne yapıyor ki?” diye sormaz mı…
Merak etmeyin, “siyasiler esnerken” Muğla’da güzel işler oluyor.
 
xx           xx           xx
Muğla, küçük bir “Türkiye”…
Türkiye’de ne varsa, Muğla’da da var.
Sorun çok…
Hele bazıları var ki, insan “Bu güne kadar nasıl, neden çözülemedi?” diye sormadan edemiyor!
Bunlardan ‘turizmde’ en önde geleni ‘anutçuluk’.
“Anutçuluk” sözcüğünü bu güne kadar biz gazeteciler hep yanlış yazmışız. Geçenlerde tesadüfen öğrendim, “hanutçuluk” diye yazdığımız sözcüğün doğrusu “anutçuluk” imiş.
Muğla Valiliği bu sorunun üzerine “lafla” değil, uygulama ile gidiyor.
Bir diğer önemli sorun; kıyılarımızda ve kara yollarımızda ‘kirliliğin’ önüne geçemememiz…
Ve turizm hizmetinde, genel anlamda  ‘kaliteyi’ bir türlü yakalayamamamız.
Benim asıl anlayamadığım, Muğla’da bir Üniversite var. Ama nedense bu sorunlarla ilgili bu kurumdan ses çıkmıyor!
 
xx           xx           xx
“Turizm” Muğla ekonomisinin armadası…
Turizmin canı yandı mı, Muğla’nın canının yanması kaçınılmaz!
Eskiden Muğla’da düğün masraflarının ödemesi için “tütün satımına” gün verilirdi.
Tütün kotaya takıldı. Bu güzel gelenek sona erdi.
O yıllarda tütüne verilen ‘baş fiyata’ bakılırdı.
Bu günlerde ise turizmde yapılabilen ‘rezervasyon’a bakılıyor.
Bu gün artık Muğla’da sektörlerin büyük bölümü turizmde yaşanan yükseliş ve alçalışa göre ağlayıp gülüyor.
 
xx           xx           xx
Küresel krize rağmen Muğla Turizmi ‘sönük’ değil, ‘hareketli’ geçiyor.
Ancak geçen yılki doluluğu yakaladığımızı söyleyemiyoruz. Görünen o ki, bu sezon geçen yıla göre, çok küçük bir düşüş veya gerileme ile noktalanacak.
Çok ciddi bir çöküş de olabilirdi. Bu çöküşe bağlı olarak pek çok sektörde ‘felç’ yaşanabilirdi.
Ama sorunları çözebilmiş olsaydık, sadece Antalya’da değil, dünyanın pek çok yerinde turizmciler ağlarken, Muğla’daki turizmciler “Allah’a şükür” deyip, bir de zil takıp oynayabilirlerdi…
Çünkü, Muğla’nın doğal ve tarihi değerleri hiçbir yerde yok.
Muğla’nın elbirliği yapıp, hasletlerini ‘kaliteyi’ öne çıkarması, elindeki değerlerin farkına varıp, açgözlü ve hoyrat davranmaması yeterli olacak…
 
xx           xx           xx
Vali Dr. Ahmet Altıparmak bütün bunların farkında.
Muğla genelinde “Alo 179”u, Dalyan’da “Tek Tip giysiyi” ve kıyılarımızda teknelere “Mavi Kart” uygulamasını devreye sokarken, karayollarında, görüntü kirliliği yapan tabelalar için disiplin getirirken, hükümlülerin temizlik yapmasını başlattı.
Bütün bunların başarıya ulaşması için hepimize, herkese görev düşüyor.
 
xx           xx           xx
Karayollarında reklam tabelaları belli yerlere toplanıyor. Böylelikle görüntü kirliliğine son verilirken, sürücülerin dikkatlerinin dağılması da engellenmiş oluyor. Bu uygulama tuttu ve şehir merkezlerinde de yerel yönetimler tarafından uygulanmasında yarar var.
Bu uygulamanın ardından, hükümlülerle karayollarının temizliği uygulamasının getirilmesi iyi geldi. Bu uygulama ile hükümlüler yolları temizlerken, motorlu araç sahiplerinin atıklarını bırakmaları için ‘atık noktaları’ oluşturuluyor…
Şimdi yollar daha temiz.
Yollarımızın temizliği gibi, kıyılarımızın temizliği için de “Mavi Kart” uygulaması isabetli oldu. Bu uygulama ile kıyılarımıza gelen tüm yerli ve yabancı teknelere kredi kartı şeklinde Mavi Kart veriliyor. Basımı süren bu kartlar tekne sahiplerine ücretsiz dağıtılıyor.
Uygulama çerçevesinde tekneciler ve yatçılar deniz kıyısında oluşturulan 30 ayrı atık boşaltma tesisine giderek her türlü atıklarını buralara bırakacaklar.
Bu tesislerde Mavi Kartlarına ne kadar ve ne zaman atık bıraktıkları işlenecek. Bu şekilde teknelerin atık boşaltımı takibe alınacak.
Dalyan’da da bütün teknelerde çalışanlara tek tip giysi zorunluluğu getirildi. Yıllardır kara sürücülerinde ve garsonlarda bu yönde bir başarı sağlanamadı.
Umarım Dalyan’da sonuç alınır ve uygulama tüm Muğla’ya örnek olur…
 
xx           xx           xx
Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın getirdiği uygulamaların içinde en önemlisi “Alo 179”…
Bu uygulama için valiliğin bahçesinde atıl kalan trafo merkezi yeniden düzenlendi ve şu anda Muğla turizminin kalbi orada atıyor…
ALO 179 servisinin başında 4 dil bilen (İngilizce, Rusça, Almanca ve Fransızca) bilen gençler var. Bu gençler, haftanın 7 günü, 24 saat şikayetleri dinliyor. Şikayetler anında değerlendiriliyor. Bu servis henüz çok tanınmış olmamasına rağmen ilk bir ayda 168 şikayet almış. Şikayetlerin başında Muğla turizmini baltalayan, hatta dinamitleyen “anutçuluk’ yer alıyor.
Bu servisten turistler hava limanına iner inmez haberdar ediliyor. En önemlisi bu servis sadece yabancılar için değil, Türkler için de geçerli.
Eğer bu servisi iyi işletebilirsek, gelen şikayetleri ortadan kaldırabilirsek, bu yaz ağırladığımız her turist, gelecek yıl iki turist anlamına gelecektir.
 
xx           xx           xx
Ama hep birlikte duyarlı olmalıyız. Özellikle memurlarımız kendilerini “memur” değil, “Muğlalı” gördüler mi; siyasiler “siyasi kaygılarını” geri çekip, “ekonomik kaygıları” öne çıkardılar mı bu iş tamamdır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.