Turizmde “Hanutçuluk” Tarih Olacak Mı?

Bu haber 31 Mayıs 2014 - 0:29 'de eklendi ve 681 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son yıllarda önemli gelişme gösteren sektörlerden birinin turizm olduğunda en küçük şüphe yok.

Olamaz.

Rakamlar ortada.

Eğer yıllık resmi rakamlara göre 22 milyar dolar.

Gayri safi 30 milyar dolar civarında girdi sağlanıyorsa, turizm olgusu adına başkaca ne söylenir.

Rakamlar yalan söylemeyeceğine göre gerisi teferruattır.

***

Aslında bu rakam küçümsenecek bir meblağ olmamasına karşın, aynı sektörden nemalanan ülkelerin yıllık turizm girdilerini bakınca, şahsen hakettiğimiz rakam olduğunu düşünmüyorum.

Kaldı ki sektör temsilcileri de aynı düşüncede.

Günümüzde, turizmin ön plana çıkardığı ülkelerden İspanya, Fransa ve İtalya yıllık 50-60 milyar dolan civarında gelir elde ediyorsa, Türkiye’nin neden bu rakamda kaldığı düşündürücüdür.

Dolayısıyla oturup düşünmeliyiz.

Ülkemizin doğal şartlar, tarihi değerler ve de iklim koşulları itibariyle aynı ülkelerden geri kalır tarafı olmadığı her vesileyle dile getirildiğine göre nedendi?

Bu demektir ki, hem devlet hem de özel sektör bazında eksikliklerimiz var ve de bir yerde hata yapıyoruz.

Aksi olsaydı, gözle görülen koşullar bağlamında diğer ülkelerin yıllık turizm girdilerini yakalamış olurduk.

***

Bu durumda karşımız çıkan ve de cevap arayan bir takım sorular olduğu açık.

Bir kere hata nereden kaynaklanıyor? ona bakılmalı.

Hata kişisel mi, yoksa sektörler düzeyinde mi?

Veya her ikisi mi?

Aslında sadece bugüne özgü olmayan bu sorunların giderilmesi için yıllardan bu yana oturum ve paneller düzenlendi.

Hatta her turizm sezonu öncesinde valilik makamınca düzenlenen birliktelikle, bir takım müeyyideler ortaya kondu.

Daha sağlıklı turizm yapılabilmesi için alınan bu kararların mutlak surette uygulanması gerektiği üzerinde duruldu.

Bu kararları uymayanların mutlak surette cezalandırılacağı kesin bir dille ifade edildi.

Buna karşın gel gör ki, turizm adına olmaması gereken bir takım girişimlerin önü alınmış değil.

Alınamadığı için şikâyetler ardı sıra geliyor.

Aynı konuda üzüntülerini belirten bir yetkili, Muğla Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu.

Hafta içerisinde yerel bazda görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen emniyet müdürü, Muğla Turizminin en önemli sorunlarından birinin “hanutçuluk” olduğunu belirtiyor.

Diyor ki;

Muğla Turizmine vurulabilecek en büyük darbe hanutçuluktur.

Buna karşın üstesinden gelmek adına var gücümüzle çalışıyoruz.

Geçen sezonda 42 işletmeye hanutçulukla ilgili işlem yapıldı.

Bu sene ise şu güne kadar 20 işyeri için işlem yapıldı.

Bu rakamlara bakınca düşünüyorsunuz.

Henüz turizm sezonunun başı olmasına karşın 20 işyeri için işlem yapılıyor.

Acaba bu rakam sezon boyunca artış gösterir mi?

Bu konuda kesin kararlı olduklarının altını çizen Tipioğlu devamla;

Hanutçuluk yapan işyerlerine önce uyarıyoruz.

Uyarıdan sonra tekrar edilmesi halinde 3 gün, ikinci tekrarda 15 gün, üçüncü tekrarında ise 1 aya karar kapatma cezası veriliyor.

Daha da tekerrürü halinde işletme ruhsatının iptali gerekiyor.

Bu tür uygulamaların caydırıcılık niteliği taşıyacağına inandığını söyleyen Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu, meselenin daha sıkı takibi için bazı önlemlerimiz de var diyor.

Kamera ile çekim yapan timler oluşturduk.

Özellikle kameralı timler Bodrum ve Marmaris’te yaygın olacak.

İşlemler bu çekimler üzerinden yapılacak.

Görünen o ki, Veysal Tipioğlu, hanutçuluğun önlenmesi için her türlü tedbirin alınması üzerine kesin konuşuyor.

Muğla’da bir dahaki sezon Hanutçuluk olmayacak.

İl Emniyet Müdürünün böylesine kesin konuşması üzerine Gazeteniz Hamle

şöyle bir manşet atıyor.

Hanutçuluk tarih oluyor.

Bende inşallah! diyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.