Turizmde Dışa Açılım

Bu haber 06 Eylül 2014 - 0:36 'de eklendi ve 850 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye ekonomisine, özellikle son yıllarda tahminlerin üzerinde katkı sağlayan sektörlerden birinin turizm olduğuna hiç şüphe yok.

Aksi iddia edilemez.

Rakamlar ortada.

Her vesileyle dile getirilen, yıllık kayıt içi bağlamında 25 milyar doların üzerinde bir gelir sağlanması bariz gösterge.

Üstelik bu rakama kayıt dışı dahil değil.

Onu da eklediğimizde 30 milyar dolar civarında bir rakam ortaya çıkıyor.

Hal böyle olunca, bacasız sanayi diye nitelendirilen turizm gelirleri asla yadsınamaz.

***

Aslında bu da yeterli değil.

Her ne kadar geçmişe oranla beklentilerin karşılık bulduğu faaliyet alanı olarak nitelendirilmesine karşın daha fazla girdi sağlamak elimizde.

Nasıl ki bu alanın gözde ülkelerinden, Akdeniz Havzası boyunca konuşlanan İspanya, Fransa ve İtalya çok daha fazla turizm gelirlerine sahip.

Her birinin sağladığı yıllık turizm girdileri, 50 milyar doların üzerinde.

Türkiye olarak bizim de aynı rakamlara ulaşmamız, hatta geçmememiz için hiçbir sebep yok.

Yeter ki turizmi oluşturan kriterler yerine getirilsin.

Yanı sıra, turizmin çeşitlendirilmesi bağlamında harekete geçelim.

Hepsinden öte her birimizde turizm olgusu yerleşmeli.

Ülke ekonomisine tahminlerin üzerinde katkı sağladığını göz önüne alarak hareket edilmeli.

Reklam, ilişkin olarak propaganda faaliyetleri aralıksız sürdürülmeli.

Ancak bunlar yerine getirildiği takdirde beklentiler daha bir karşılık bulur.

Ülkemiz ekonomisi daha bir nefes alır.

***

Aslında son yıllarda gözlenen bir eğilim adına mutluyuz.

Yıllar boyu hep şikâyet konusu olan hanutculuk, fiyatın çok üzerinde mal satımı gibi hususlar nadiren gözleniyor.

Hal böyle olunca ülkemize gelenler mutlu olduğu gibi yöre halkı da o nispette memnun.

Bu durum asgari düzeye indiğine göre geriye kalan bir başka ayrıntı, turizmin çeşitlendirilmesi.

Bunun anlamı, bütün yıl boyunca her türlü turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesidir.

Ülkemizin dört bir köşesi, yıl on iki ay turizm yapılabilecek bir konumda olduğuna göre, ne yapıp edip turizmi çeşitlendirmek durumundayız.

Gerek yaz sporları, gerekse kış sporları bağlamında çok elverişli yerlerimizde, istenilen ölçüde tesisleşmeyi sağladığımız an, bakıp göreceğiz ki yıllık turizm girdileri bahse konu ülkeleri yakalamış.

Hatta o ülkeleri geride bırakabiliriz.

Bunun için yapılması gereken devlet-özel sektör birlikteliğinin tesis edilmesidir.

İşte o zaman Türkiye, turizmin ön plana çıkardığı ülkeler arasında tartışmasız yerini alır.

Bu takdirde ülke ekonomisine katkısı, daha reel rakamlardan oluşur.

Dolayısıyla turizmin istediği tüm kriterlerin yerine getirilmesinden sonra ortaya çıkan tablo her kesimi mutlu kılar.

Yeter ki hep altı çizilen, turizmin olmazsa olmaz koşulları eksiksiz uygulansın.

***

Her şeye karşın, turizm olgusunun koşullarından tanıtım bağlamında gereğini yerine getirdiğimiz tartışmaya açıktır.

Bunun en belirgin göstergesi, özellikle Türkiye ile rekabete girişen Akdeniz boyunca uzanan ülkelerin, aleyhimize yürüttükleri politikalar.

Aynı ülkeler haksız bir takım ithamlarla ülkemize gelmek isteyen turistleri engelleme yoluna gitmektedirler.

Üstelik bu durum yıllardır devam ettiriliyor.

Karşı bir tezle savunmaya geçsek de yüzde yüz başarılı olduğumuz söylenemez.

Bu yüzden, daha etkin politika yürüttüğümüz gibi yeni pazarlara yönelmemiz kaçınılmazdır.

Bilhassa Avrupa kıtası dışında başka ülkeler halkına yönelik, yol haritası çizmeliyiz.

Son yıllarda Ortadoğu ülkelerinin eğilimleri ülkemiz turizmi adına sevindirici olsa da Türk Cumhuriyetlerinin daha fazla ülkemizi ziyaretleri için yoğun çaba göstermeliyiz.

Şayet bu bağlamda yeterli girişimlerimiz olursa, İtalya, Fransa ve İspanya’nın sağladığı girdilerini geride bırakan bir meblağın sahibi olabiliriz.

Bakınız bu konuda Muğla Valiliğine ziyaret eden Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev ne diyor.

Kazakistan ile Türkiye arasında geçmişten günümüze çok önemli ilişkiler vardır.

Kazakistan’ta Muğla’nın ilçeleri Bodrum, Marmaris ve Fethiye çok önem arzediyor.

Bunun için her yıl bu ilçelere gelen Kazakistanlı sayısı artmaktadır.

Sadece geçtiğimiz yıl Türkiye’ye gelenlerin sayısı 420 bindir.

Türkiye’nin her alanda potansiyeli çok büyük olduğu için bundan istifade etmek istiyoruz.

Özellikle mermer sanayi, Sıtkı Koçman Üniversitesiyle daha bir işbirliğine girebiliriz.

Bizler bu konuda araştırmalar yapıyoruz.

İklim koşulları itibariyle Türkiye çok daha elverişli olduğu için Muğla’nın turistik yörelerinde son yıllarında konuşlanan çok sayıda vatandaşımız var.

Bizler sadece turizm aylarında değil diğer aylarda da Türkiye’ye gelmek istiyoruz.

Hatta aynı ilçelerde mülk sahibi olan çok sayıda Kazakistan vatandaşımız var.

***

İşte Türkiye turizmi adına ortaya çıkan yol haritası.

Elbette Avrupa ağırlıklı ülkelerden gelen turistler ekseriyeti teşkil ediyor.

Ne var ki yeni arayışlara girmek durumundayız.

Bilhassa gelinen noktada Türk Cumhuriyetlerine yönelmemiz gerekmektedir.

Ancak bu tür bir eğilim içerisine girildiği sürece, daha reel rakamlar sağlanır.

Bunun da ne anlama geleceği bilinmez değildir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.