Turizm

Bu haber 12 Nisan 2016 - 23:17 'de eklendi ve 1.339 kez görüntülendi.
Hayati Nizamoğluhayatinizamoglu@muglahamle.com.tr
Gündem

Hayati NİZAMOĞLU

Rusya ile yaşanan sıkıntılar, terörün küresel tehdit haline gelmesi ve dünya ekonomisinin yeterince canlı olmaması gibi nedenlerle bu yıl turizmde düşüş bekleniyor.

 

Muğla turizmi için de birçok tedbir alınmak zorunda. Turizmde sıkıntımızı en az düzeye indirebilmek için herkesin yapabileceği ve yapmak zorunda olduğu konular var.

 

Hükümetten beklentilerimizin yanında Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri de çözüm üretmekte sorumludurlar.

 

Muğla’ da turizm konusu açılınca, en çok üzüldüğüm; bilgi sahibi olmayanların fikir belirtmeleridir. İlimizin her bölgesinin farklı turistik özellikler taşımasına rağmen, nedense tek çatı altında, tek tip tanıtıma tutsak oluyoruz. Adeta “Körler, sağırlar, birbirini ağırlar.” gibi ekipler oluşturuluyor ve maalesef bu hemşerilerimizin önemli kısmı için turizm iyi olmuş, kötü olmuş fark etmiyor.

 

Antalya bir marka olduysa elbirliği ile oldu. Herkes elini taşın altına koymalıdır.

 

Bence belediyelere çok önemli görevler düşmektedir. Alt yapıdan, kentlerin güzelleştirilmesine kadar çalışırken, sezonun tüm yıla yayılması için turizm bölgelerinde spor tesisleri yapımına önem verilmelidir. Toplantı turizminin yaygınlaşması için organizatörler teşvik edilmelidir. Önceki belediye şunu yapmış, sonraki belediye bunu yapmamış davranışlarından kaçınmalıyız. Yüzde 68’i orman, yüzde 24’ü SİT olan Muğla’da yaklaşık 40 bin yapının imar kirliliği ile suçlanması toplumsal bir yara haline gelmiştir. Bu hastalığın çözümü için Büyükşehir mücadele etmelidir. Bu arada vergi numarası başka illerde olan şirketlerin, ilimizdeki tesislerinin vergisel payı Muğla’ da kalmalıdır diyoruz.

 

Bu konu oldukça derin ve ortak çaba istemektedir.

 

Bakın geçenlerde İşkur Müdürü İlyas Sarıyerli ziyaretime geldi. Bir proje hazırlamış. Turistik tesislerin kışın da faal olması koşuluyla, yazın çalışan personel sayısının yüzde 30’nun giderinin devletçe karşılanmasını öneriyor. Son derece mantıklı. Zaten sezon dışında işsiz kalan çalışan, işsizlik maaşı alıyor. Böyle bir uygulama ile kışın daha fazla açık tesis oluşturabiliriz.

 

Yaz sınavları Muğla turizminin baş belasıdır. Ulusal sınavlar 1 Haziran ile 15 Eylül arasında yapılmamalıdır. LYS, TEOG, KPSS, ALES gibi birçok sınav iç turizmi olumsuz etkilemektedir. Türkiye gibi yazları sıcak olan bir ülkede, yaz sınavlarının ne hayrı olur?

 

Bu ve bunun gibi üretilebilecek fikirler, turizmde sıkıntıyı azaltacağı gibi, başarıyı arttıracaktır diye düşünüyorum. Sadece fikir…

 

Not: Bu yazıyı Pazartesi günü yazdım, dün baskıya verirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun turizm çalışanları ile ilgili son derece yerinde açıklamaları vardı. Ayrıca irdeleriz…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.