Turist Hemen Kaçmış! « Hamle Gazetesi

Turist Hemen Kaçmış!

Bu haber 23 Haziran 2016 - 0:36 'de eklendi ve 1.091 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kimine göre kedi nankördür, kimine göre köpek…

Kimileri bütün hayvanların sadakatine inanır, kimilerine göre de hayvanların hepsi nankördür.

Ne o, ne bu, ne şu… Canlıların en nankörü insan…

Daha dün gibi, Mayıs’ta “Nisan yağmurları” devam ederken “Yaz gelmeyecek mi?” diye sızlanıyorduk…

Hah işte geldi, önceki gün sıcaklık ölçerler 42, 45’i gördü.

Sahi şu kış ne zaman gelecek?

 

xx           xx           xx

Sivri zekalı bazı hemşerilerim asfalta yumurta kırmışlar. Bazı meslektaşlarımda haber yapmışlar. Neredeyse her sene yapılır bu…

Neden yeni bir şey için kafa yormazlar anlamıyorum. Biliyoruz dertleri havanın ne kadar sıcak olduğunu anlatmak. Ama bunun başka bir yolu yok mu? …

Bari asfaltın üstüne bir tava koyup, tavada az pişmiş yapsaydınız. Yumurta ziyan olmaz, tavada yapıldığı için de yerdiniz…

Yaratıcı olmak lazım…

Yurdum İnsanı Muğla’da olduğu kadar Adana’da da var. Hem de Allah’ına kadar… Bizim Yurdum İnsanlarına oradan misilleme geldi. Tavada pişirmişler, ama biftek yapmışlar. Oysa bir Acılı Adana daha çok yakışırdı!

Yaratıcılığımız giderek kaybediyoruz…

 

xx           xx           xx

Turizmde de durum aynı.

Yaratıcılık hak getire… Neredeyse turisti iş yerine döverek sokacağız.

Şimdilik birbirimizi dövüyoruz. İnşallah sıra turistlere de gelmez diyeceğim, ama olayın Bodrum’da yaşanmış olması düşündürücü.

Karabağlar’da 4 Mevsim Mi?” başlıklı yazıma “Turizmde kriz devam ediyor. Durum vahim, ama umutsuz değil!” diye başlamıştım.

Durumun vahim olduğunu Bodrum’da gördük…

Üstelik Gümbet Ayaz Caddesi’nde 50 kişinin birbirine girip, 14 kişinin yaralanıp, 25 kişinin gözaltına alındığı çirkin olay daha unutulmadan ve hatta daha gereği bile yapılmadan, önceki gün yolcu gemisinden inen turisti pişman ettiler.

Hanutçular…

 

xx           xx           xx

Hanutçuluk, yani çığırtkanlık (müşteri kapma yarışı) Muğla Turizmi’nin sorunları neredeyse başında geleni…

Seneler önce Yunanistan’a gittiğimizde gerek Atina’da, gerekse uğradığımız adalarda nereye gittiysek “hakaret uğramış” hissine kapılmıştık.

Örneğin bir mağazanın vitrininin önünde dineliyorsunuz, kimse kapıya gelmiyor. İçeriye giriyor, karşılanmıyorsunuz. Ne zaman bir ürüne yöneliyorsunuz, o zaman sizinle ilgileniyorlar. Rahatsız etmiyorlar…

Biz “rahatsız etmeme” halini “ilgilenilmeme” olarak algılıyoruz!

Belki de bu yüzden turisti kapıda bile değil, sokakta karşılıyoruz diyeceğim, ama onları ilgiyle sıkıyoruz…

 

xx           xx           xx

Hanutçuluk denilen bu rezillikle senelerdir mücadele edilir. Bugüne kadar alınmış Muğla Valiliği Turizm Koordinasyon Kurulu kararlarının hepsinde “hanutçulukla mücadele” vardır.

Yine bugüne kadar en büyük kararlılık ise Vali Amir Çiçek, İl Kültür Turizm Müdürü Veli Çelik ikilisi ile kararlılık gösterildi. Ortadan tamamen kaldırılabilmiş değil, ama geçmiş yıllara göre oldukça azaldığı söylenebilir.

İl Müdürü Çelik’in geçen yıl açıkladığı verilere göre de bariz bir gerileme görülürken, öteki ilçelere göre Bodrum’da vukuat azlığı da dikkat çekiciydi…

Ama üst üste iki çirkin olay bu sene nedense Bodrum’da yaşandı.

Neden?

Bu soru, elbette turizmde devam eden krizle, ekmeğin bu sene küçülmüş olması nedeniyle açıklanabilir, ama…

 

xx           xx           xx

Pazartesi günü Santorini Adası‘ndan bin 500 yolcusuyla Bodrum’a gelen dev yolcu gemisinden inen İngiliz, ABD’li ve Yeni Zelandalı turistler, Bodrum çarşısında alışveriş yapıp, akşam saatlerinde gemiye dönmeye başlamış. Bu sırada, gemi yanaşma iskelesinin bulunduğu Paşatarlası Mahallesi‘nde üç hanutçu turistlerin karşısına çıkmış.

Parfüm satmaya çalışan, birinin üstü çıplak, şortlu ve terlikli üç hanutçu, turistleri adeta bunaltmış. DHA tarafından görüntülenen hanutçulardan kurtulan turistler gemiye çıkarken, Paşatarlası’nda 25 yıldır kafeterya işletmeciliği yapan Aydın Taner, kameraya şunları söylemiş:

Bu kişileri sürekli uyarıyoruz. Uyardığımız zaman bize kızıyorlar, tehdit ediyorlar. Bunlar turizmin yüz karası. Gemiyle gelen turist, bu nedenle çarşıya çıkmak istemiyor.

Ne yapılmıştır bunlara?

İşyeri olsa kapatırsın. Bunlar seyyar. Ancak satmaya çalıştıkları ürüne el koyarsın. Ama onu yapacak zabıta yok. Ne yapsınlar, hava sıcak. Oturdukları gölgeden geminin gelip gittiği görülemiyor olabilir…

 

xx           xx           xx

Anımsanacağı gibi şaşırtıcı biçimde geçen hafta Bodrum’da yaşanan olayda turistleri mağazalarına çekmek isteyen çalışanlar arasında çıkan tartışma, yakınlarının da katılmasıyla taşlı sopalı kavgaya dönüşmüş. Yaklaşık 50 kişinin taş ve sopalarla birbirine girdiği kavgada 14 kişi yaralanırken, 25 kişi gözaltına alınmış.

Ayaz Caddesi‘nde meydana gelen ve polisin biber gazı sıkıp, havaya ateş açmak zorunda kaldığı, ortalığın savaş alanına döndüğü olayı Sabit Demir adındaki görgü tanığı “Bu veya buna benzer kavgaların çıkacağı belliydi. Üstelik bunlar akraba, kavga kaldırımda yürüyen iki turisti kendi dükkanlarına çekmeye çalışan dükkan personeli nedeniyle çıktı. Yani iki turisti dükkana çekip satış yapmaktan çıkan bir kavga” diye anlatmış.

Ya akraba olmasalardı? Ya yaralananlardan kurtarılamayan olsaydı?

Kaldırımdaki iki turist ne mi yapmış?

Elbette hemen oradan kaçmış!

 

xx           xx           xx

Bodrum’un Ayaz Caddesi’nde yaşanan olay Yunanistan’da yaşanmış olsaydı çoktan o iki iş yeri kapanmış olurdu…

Böyle bir durumda elbette o iki işyeri zarara uğrayacaktır.

O iki işyerinin çalışanlarının yediği nane yüzünden de Türk Turizmi zarar görüyor!

Gereken yapılacaktır. Nedir o derseniz?

Kavga-dövüş Emniyet’in, Savcılığın alanında. Orası bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren işin Valilik, Kaymakamlık, Yerel Yönetim alanına giren “hanutçuluk” kısmı… Muhtemelen iki işyeri de “uyarı” cezası alacaktır. Sonra mı?

Sonra hanutçuluğa devam!

Önce uyarı… Sonra süreli kapatma… Bir kısır döngü… Hanutçuluk yapanı, yaptığı işi yapmaktan men etmek çok mu zor?

Hep söylüyorum, kimse turizm yapmaya, turizmci olmaya mecbur değil…

 

————————————–

Günün Sözü;

Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir her şeyden önce.

Vaad etmeseydi Allah cenneti, O’na bile etmezlerdi secde.

Akif Ersoy

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.