TURAN BOZKURT

Bu haber 20 Temmuz 2013 - 10:04 'de eklendi ve 1.299 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla merkez ilçede bir renkli sima daha hakkın rahmetine kavuştu.
Renkli sima diyorum.
O birçok özelliği bünyesinde taşıyan büyüğümüzdü.
Hem hal ve tavırları hem de engin bilgisiyle farklı bir konumun sahibiydi.
Bir o kadar da mütevazı.
Ne zaman karşılaşsak kendine özgü referansla selam verir, hal hatır sorardı.
Aslında onu tanıyışım yıllar öncesine rastlar.
Vesile olan, Muğla Turgutreis Lisesinde beraber okuduğumuz Günay idi.
Günay, lise arkadaşlığımız ötesinde bir dönem Muğla’nın amatör takımları arasında yer alan Yılmazspor’da birlikte futbol oynadığımız kadim dostumdu.
İşte kayın biraderi Günay vasıtasıyla tanıdığım, şimdi de aramızdan ayrılıp ebedi istirahatgâhına göç eyleyen Turan ağabeyden bahsediyorum.
Kısaca, ailesi ve sevenleri geride bırakan isim oldu Turan Bozkurt.
Ne yazık ki onu vakitsiz kaybettik.
Zamansız diyorum.
Daha 15 gün öncesinde özellikle “Ankara’lının Kahvesinde” birlikte olduğumuz dostlarımızdan birisiydi Turan ağabey.
Hiç umulmadık bir anda rahatsızlanmıştı.
Onun en büyük zevkleri arasında yen alan tavla oynarken, birden fenalaşır.
Akabinde apar topar hastaneye kaldırılır.
Özellikle müdavimi olduğumuz Ankara’lının kahvesinde herkes merak içerisindedir.
Ondan iyi bir haber bekliyorduk.
Yoğun bakıma alındığı bilgisi gelir.
Aradan bir müddet geç tikten sonra, iyiye gittiği haberini aldığımızda çok sevinmiştik.
Demek ki sağlığına kavuşacaktı.
Artık taburcu olacağı günü beklemeye başladık.
Bekledik ama o her birimizi kahreden haberle sarsıldık.
Turan Bozkurt ölmüştü.
Bir kez daha şoka girdik.
Nasıl girmeyelim?
En son gelen haberler, sağlığının düzelmekte olduğu yolundaydı.
Ama değilmiş.
Ne yazık ki onu kaybetmiştik.
***
Aslında o çok yönlü birisiydi derken, herkesten farklı olan özellikleriydi.
Hangi birinden dem vurayım.
Bir kere, zeka oyunu olarak bilinen Dama’da üstüne yoktu.
Dolayısıyla yenmediği kimse yok.
Hatta, rakibine dama çıkartır. Veya bir eksik taşla oynardı.
Buna karşın yine galip gelir.
Tavla oyununda da aynı becerinin sahibi.
Bu özelliği dışında bir başka merakı, gazete sayfalarında yer alan bulmaca çözümü.
Bir bakarsınız, kahveye gelen gazetelerin tüm bulmacaları erkenden çözülmüş.
Onun çözdüğünü hemen anlardık.
Oysa, onun yüksek derecede bir tahsili yoktu.
Buna karşın en zor bulmacaları kısa sürede çözmesi, kendini yetiştirdiği gibi ne denli zeka sahibi olduğunun bariz göstergesiydi.
Birazcık olsun dama oyunu ve bulmaca meraklıları, onun nasıl bir zekaya sahip olduğunu hemen kestirebilir.
Zira dama basit bir oyun değildir.
En zor bulmacaları çözmekte.
Kısaca kendine özgü özellikleri olan birisiydiTuran Bozkurt.
Zaten bu özelliği dolayısıyla arkadaş çevresinde sevilir ve sayılırdı.
Ne var ki şimdi o yok artık.
Dama oynarken onu seyretmekten yoksun olacak Ankara’lının Kahvesinin müdavimleri.
Onu farklı kılan sadece bu özellikleri olsa!
Ya evlatlarına olan aşırı düşkünlüğü!
Buna karşın sevgili Turan ağabey aile efradı, yakınları ve dostlarını bırakarak, bu dünyadan terki diyar eyledi.
Hem de arkasında onca sevenlerini bırakarak.
Ne yaparsınız ki elden gelen bir şey yok.
Yüce Yaratan böyle takdir edince mutlak son kaçınılmaz oldu.
Ve sevgili ağabey.
Sen bizleri bırakarak ebedi yolculuğuna doğru uzandın ama dostların seni hiçbir zaman unutmayacak.
Toprağın bol, cennetin mekan olsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.