Tüm Parkları Otopark Yapmadan

Bu haber 22 Ekim 2015 - 23:05 'de eklendi ve 911 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

İnsanın içinde yaşadığı toplumda topyekün karnını doyurması yeterli değildir. Aynı zamanda resim, müzik, felsefe, sanat gibi alanlardan da beslenmelidir.

Sosyalleşmelidir. Sporla uğraşmalıdır.

Temel kültür, sanat, spor gibi alanlardan beslenemeyen ve gelişemeyen toplumlar, kimliksiz ve kişiliksiz bireyler gibi olur.

Benim inandığım bir gerçeklik var ki ekonomik politikalar kadar, sosyal politikalarda çok ama çok önemli. Sosyal politikalar; insanları mutlu, huzurlu kılan ve aynı zamanda toplumu kaynaştıran, kardeş yapan işlevsellik göstermektedir diye düşünüyorum.

Muğla güzel, güzel olduğu kadar da özel bir kent.

Sorunları var ve bu sorunlarından geleceği gören politikalarla kurtulması gerekli. Zaman zaman bende sorunlarını gündeme taşımaktayım.

Bu kente ilk adımımı attığımda en dikkatimi çeken husus, çok fazla araç olduğu olgusu idi. Şimdilerde bu olguyu kanıksasam da, bu güzel kentin araç sayısının fazlalığı ve otopark sorunu, geleceğe hızla büyüyen yumak olarak gitmesidir diyorum.

Şimdiden geleceği çözümleyen perspektif ile bu kentin sorunlarını çözümlemeliyiz.

Otomobil sayısı gerçekten çok fazla. Neredeyse araç kullanmadan işlerimizi görebileceğin bir kent iken, kısa mesafelerde bile araçla gidip gelen bireylerin sayısı oldukça fazla.

Eğer ki araç ve park sorunlarını halledemez isek gelecekte parkları otopark haline çevirmemiz gerekebilir.

Bizler kentteki alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Otomobil yerine bisiklet kullanımını yaygınlaştırmalıyız. Sevimli güzel ilçemiz Ula’da tüm yaşlılar ve gençler bisiklet kullanarak ve bisiklet kullanım kültürünü de gençlere aktararak muazzam bir güzellik yaratmışlar.

Ula’da bisiklet kullanma kültürü varsa ise, neden tüm ilimize yaygınlaştır mı yalım ki?

Kentlerin en önemli sorunları olan otopark sorununa, bakınız, Hollanda nasıl bir çözüm bulmuş.

Hollanda dünyanın en önemli bisiklet ülkesi. Bu ülkenin bir bisiklet ülkesi haline gelmesinin ise Birinci Dünya Savaşı’ndan itibaren başlayan , siyasetle ekonomiyle ölümlü kazalarla şekillenen bir hikayesi var. Bir geçmişi var. Bizlerin buradan ders çıkartıp kendimiz için feyz alabileceğimiz yönler var.

Avrupa’nın bu şirin ülkesinin bisiklet ülkesi olmasının yanında tek spor değil siyasetten ekonomiye kadar giden ivme yaratan nedenler var.

Hepimiz Alice Harikalar Diyarını biliyoruz ve Hollanda içinde bisikletler diyarı diyebiliriz.

Ve işte bu ülkenin bisikletler diyarı olmasındaki etkenler.

Arabaların keşfi ve trafikte kullanılması ile 1900’lerin ilk yılları için her şey arabadır algısı ile tüm bireyler araba kullanmaya ve sahip olma çılgınlığı içindedir.

Hollanda birinci dünya savaşında tarafsızlığını korusa da Hitler için Hollandalılar için Alman ırkının bir parçası ve burada da şehirler savaşla beraber yıkılıyor ve savaş sonrası Hollanda’nın tekrar inşası yapılıyor.

Hollanda halkı zenginleştikçe araç sayısı artmaya başlıyor. Çünkü ekonomik politikaları savaş sonrası halkın refah seviyesini hızla arttırmış.

1950 yıllarda Hollanda’ da yer gök araba.

Şehir planlaması eskiye göre inşa edildiği için, araçlara yer bulmak ve otopark açmak için binalar yıkılıyor, yeşil alanlar hızla otopark alanlarına döndürülmeye başlanıyor. Parklar yerine araçlar için otopark yapmak ülke öncelikleri haline geliyor.

Araç sayısı artıkça ölümlü trafik kazalarında hızlı bir artış oluyor.

1970 yıllarda ölenlerin çoğu çocuk ve bunlar parklarda oynar iken ölüyorlar.

Halk sokağa dökülüyor. Trafik kazaları ile çocuk ölümlerini durdurmak için. Bu eyleme (Stop de Kindermood ) çocuk ölümlerini durdurma hareketi deniliyor.

1973 yıllarda araç sayısı yaşayan vatandaş sayısı kadar ve bir krizin içindeler. Halk araçlarına petrol bulamaz hale geliyor ve siyasal iktidarında bir şeyler üretmesi gerekli oluyor ve kemer sıkma politikası olarak halkı araç kullanmada uzaklaştırıcı politikalar üretiliyor.

Hükümet kemer sıkma politikası içinde pazar günleri araç kullanmayı yasaklıyor. Halk mecburen pazar günleri bisiklet gibi araçlara yöneliyor.

Ülkede bir politika olarak hızla bisiklet yolları yapılmaya başlanıyor.

Halk artık bir bisiklet tutkunu ve kullanıcısı konumunda.

Lahey ve Tilburg bisiklet yollarının yapıldığı ilk kentlerden.

Hollanda da yaygın bisiklet yolları kadar bisiklet otoparkları da var. Ben gördüğümde çok şaşırmıştım. Bisikletliler için kavşaklar var. Devlet kavşakları vatandaşı için yapmış.

Toplumsal gelişmede refah ülkesi olmada tek bir hareketle değil de tüm sistemlerin sinerjik çalışması ile olabilir.

Mesela sağlıklı yaşam için sağlık bakanlığı bisiklet kullanımı için harekete geçtiğinde kentlerin alt yapı sorunlarının da çözümlenmesi gerekmekte.

Bizim ülkemizde kötü bir algı var. Bireyler kişiliği sahip olduğun araç modeli ile özdeştirdikleri için, insanlar temel insani ihtiyaçlarında kısıp araç alma gayret içindeler. Bu algının kırılması gerekli.

Politik vizyon önemli. Tevazu ise halkın kalbine giden yol.

  1. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Hollanda ziyaretinde başkent Amsterdam’da ve Lahey’de temaslarda bulunur iken, Başbakan Mark Rutte, Cumhurbaşkanı Gül ile olan toplantısına bisikletine atlayıp gelmişti.

Harika .

Neden bizlerde bir Hollandalı anlayışında olmayalım ki?

Refah seviyemiz Hollanda’ dan fazlamı ki?

Ülke olarak, tüm parklarımızı yıkıp, otopark yapmadan önce, bir şeyler yapmamız gerekli değil mi?

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.