TRANSFER ZAMANI VE İDEALİZM

Bu haber 13 Kasım 2013 - 9:37 'de eklendi ve 1.007 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yazımın başlığı bir şekilde yanıltıcı olabilir.

Zira transfer denince akla ilk gelen bir sporcunun bir takımdan diğerine geçmesidir.

Yani takım değiştirmesi.

Ne var ki bu defa farklı bir alandaki transferden dem vurmak istiyorum.

O da siyasette süregelen gelişmeler.

Yani bir belediye başkanı, milletvekili, il başkanı ve de ilçe başkanının ait olduğu partiden bir başka siyasi teşekküle geçmesi.

Her halde hiç kimse kalkıp, özellikle geçmişe yönelik olarak böyle şey olur mu? diyemez.

Diyemez, son yıllarda aynı mevki sahiplerinin başka partilere tercih ettiği gün gibi aşikâr.

Bir bakıyorsunuz birileri, şu veya bu nedenle seçilmiş olduğu partiyi bırakıp, bir başkasına geçmekte beis görmüyor.

Hani dense ki, son yıllarda seçilmiş olduğu partiden bir başkasına geçmek adeta moda oldu.

Hiç te abartı değil.

Baksanıza aynı yolu seçinler, sanki hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor.

***

Oysa yıllar öncesinde bu tür bir eğilim içerisine girenler, bırakın ait olduğu partiyi, toplum tarafından dışlanırlardı.

Bir yerde lekeli gözüyle bakılırdı.

Bu nedenle hafızamızı yokladığımızda, halk iradesinin yansıdığı partiden bir başkasına geçenler sayısı, bir elin parmakları kadar azdı.

Bunun en bariz örneği, sol tandanslı olarak bilinen Kamer Genç’in DYP’yi tercih etmesi ve de rahmetli Bülent Ecevit’in başbakanlığı sürecinde yine DYP’li  8 milletvekilinin bakanlık uğruna DYP’den ayrılmalarıdır.

Kısaca, buna birkaç örnek daha verilse de hangi siyasetçi olursa olsun kolayına partilerini terk edip bir başka siyasi teşekkülün çatısı altına girmezdi.

Geçmişte siyasetle uğraşanlar için asıl olan üstlendiği misyondu.

Bu nedenle, bırakın Türkiye genelini yaşadığımız kentte, kimlerin hangi partiden olduğu herkesçe bilinirdi.

Dolayısıyla onlar ait olduğu partinin simgeleri haline gelmişlerdi.

***

Ya bugün?

Aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

Farklı siyasi partiler safında olsalar da birkaç küçük ayrıntı dışında özde aynı misyonu temsil edenler bir yana, farklı düşünceye sahip olanların takım değiştirir gibi parti değiştirmelerini anlamak mümkün değil.

Günümüz şartları içerisinde sosyal demokrat olarak bilinen partiler arasında bu tür tercihler olabilir.

Dedim ya o partiler tüzükleri birbirinden çok farklı değildir.

Örneğin CHP ile DSP.

Sağ cenahta konuşlanan partiler içinde durum aynıdır.

Kim ne derse desin, nasıl bir yorumun sahibi olsa da AK Parti, MHP ve DP arasında, birkaç nüans dışında çok farklılık yoktur.

Hal böyle olunca aynı misyonu temsil eden partiler arasındaki yer değiştirmeler pek yadırganamaz.

Kısaca, aynı ideal peşinde koşanların yer değiştirmesi transfer olarak nitelendirilmez.

Ancak…

Farklı düşüncenin temsilcileri için aynı durum söz konusu olunca, geçmişte yadırganmasına karşın günümüzde olağan karşılanır hale geldi.

Siyaseten farklı eğilimde olsalar bile bir başka partiye geçmeleri, yani transfer olmaları, sıradan olaylar gibi algılanıyor.

Bir bakıyorsunuz, kısa süre öncesinde CHP bünyesinde politika yapanlar, AK Parti ve diğerlerine geçiveriyor.

Tabi aynı durumun tersi de olağan.

Hal böyle olunca dense ki siyasette idealizm hak getire hale geldi.

Kesinlikle afaki bir yaklaşım değil.

Olamaz.

Her şey gözler önünde cereyan ediyor.

***

Yine de farklı görüşün sahipleri vardır.

Ne yani, asıl olan hizmet yarışı ise günümüzde kişilerin bir başka partide görev üstlenmeleri yadırganmamalı.

Elbette, kişilerin kendi tercihleridir.

Kimsenin bir şey söylemeye hakkı yoktur.

Ne var ki asıl üzerinde durduğum, siyasette idealizm denen mefhumun bugünkü şartlar içerisinde yerle yeksan olduğudur.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.