Topraklarımız Savaşmadan Büyüyor!

Bu haber 11 Temmuz 2016 - 0:03 'de eklendi ve 1.180 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Kendimi bildim bileli, meslek yaşamımda başta ilin valisi olmak üzere konuşmacılardan ve ilin parlamenterlerinden hep Muğla’nın bir kıyı uzunluğunu, bir de ilimizin ne kadarının ormanlarla kaplı olduğunu duydum.

Muğla’nın kıyı uzunluğunun Türkiye’nin en uzun kıyı uzunluğu olmakla birlikte İspanya’nın kıyı uzunluğunun iki katı ve ilimiz coğrafyasının yüzde 68’inin de ormanlarla kaplı olduğunu ilk duyduğumda nedense gururlanmıştım.

Oysa gururlanmamıza neden olabilecek o kadar çok kültür ve tabiat varlığı ile birlikte zengin mutfağa ve bunların yanında geleneklere, hikayelere sahibiz ki kıymetini bilmiyoruz…

Allah bu coğrafyaya her şeyi fazlası ile vermiş…

Ama biz, bizimle birlikte yaşam bitecekmiş gibi zenginliklerimizi, hor kullanıp tüketiyoruz…

Oysa sadece bu coğrafyaya ait olduğumuzu hissetsek ve kendimizi coğrafyanın, doğanın ve tarihin bir parçası görsek “krizlerden etkilenmeden” hep birlikte daha çok kazanabiliriz.

 

xx           xx           xx

Neyse konumuza dönelim…

TMMOB Mimarlar Odası tarafından Ekim-2014’te gerçekleştirilen 44. Dönem Kent, Kültür ve Demokrasi Forumu’nun açılış konuşmasını yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, şöyle demişti:

Muğla’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın incelemesi sonucu kıyı uzunluğunun değiştiği görüldü. Buna göre bin 124 km olarak bildiğimiz Muğla kıyılarının bin 479 km olduğu anlaşıldı

Muğla’nın kıyı uzunluğu her geçen zaman diliminde artıyor. Demek ki iyi çalışıyoruz!

Muğla’nın bin 124 km kıyı uzunluğuna sahip olduğu en çok turizm toplantılarında belirtilirdi.  Coğrafyasının yüzde 68’inin ormanlarla kaplı olduğu da…

Bir valimiz de hangisiydi tam olarak anımsayamıyorum. Muhtemelen Fatih Şahin’di… Nerede, hangi toplantıda ve hangi konuda olursa olsun konuşmasına “Bin 124 km kıyı uzunluğuna sahip Muğla…” diye başlardı.

 

xx           xx           xx

Dediğim gibi iyi çalışıyoruz.

Muğla’nın kıyı uzunluğu Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün 2 yıl önce açıkladığından 1 km daha artmış. Bin 480 km olmuş.

İlki Fethiye’de Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi ev sahipliğinde yapılan “Deniz Turizmi Stratejisi” çalıştayının ikincisi geçenlerde Akyaka’da yapıldı.

Vali Amir Çiçek orada yaptığı konuşmada “Bin 480 kilometre sahil bandı uzunluğu, eşsiz koyları ve marinaları ile yerli ve yabancı turistin ilgi odağı haline gelen Muğla sahillerinde…” diye söze başlamış.

Muğla’nın kıyı uzunluğu bin 480 km.

Kıyı uzunluğumuz artmış!

Neden acaba? İspanya’nın kıyı uzunluğu da artmış olabilir mi?

 

xx           xx           xx

Benim ilk aklıma gelen “dolgu” oldu.

Biz Muğlalılar bir şekilde, en azından “köy kahvaltısı” yapmak için Azmak’taki restoranlara gideriz.

Gidişleriniz de dikkatinizi çeker mi? Benim çeker… Çünkü dikkat ederim. Siz de dikkat edin, Azmakların her sene istikrarlı bir şekilde doldurulduğunu, oturduğunuz mekanların büyüdüğünü göreceksiniz…

Bu faaliyet “turizm adına” neredeyse bütün kıyılarımızda sistemli bir şekilde sürüyor.

Bu konuda Bodrum şampiyon olur gibi geliyor bana…

Anlayacağınız kıyılarımız sistemli biçimde uzarken, topraklarımız da savaşmadan büyüyor!

 

xx           xx           xx

Tabi ben dayanamayıp İspanya’nın da kıyı uzunluğunun artıp artmadığına baktım.

Keşke bakmasaydım, merak etmeseydim. Hayal kırıklığına uğradım. Bir kere daha “kandırıldığımız” duygusuna kapıldım. Anımsayanlar olacaktır, Muğla’nın “vilayet” oluşu ile ilgili hepimiz, hatta üniversitemiz bile kandırılmıştı!

Açıklanan tarih Muğla’nın Aydın’dan ayrılıp “vilayet” değil, “sancak” olduğu tarihti. O tarihi o zaman bize yutturan milletvekili oldu.

Acaba bize Muğla’nın kıyı uzunluğunun İspanya’nın kıyı uzunluğunun bir buçuk katı olduğunu kim yutturmuştu, ilk kim söylemişti? O da milletvekili olmuş muydu?

Bilmiyoruz…

Rahmetli Uğur Mumcu gibi “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” gibi bir kötü alışkanlığımız var!

 

xx           xx           xx

Gerçekle yüzleşince yazımın başlığını “Muğlalı hep kandırılıyor” şeklinde değiştirmeye kalktım. Sonra vazgeçtim.

Şimdi sıkı durun. İspanya’nın kıyı uzunluğu 4 bin 964 km imiş…

Hayır, yanlışlık yok. Kıyı uzunluğu hep öyleymiş…

Tersine İspanya’nın kıyı uzunluğu neredeyse bizimkinin bir buçuk katı. Belki de yıllar önce biri kalktı İspanya ile bu şekilde bir kıyı uzunluğu karşılaştırmasına kalkıştı, dinleyenler yanlış anladı!

Hayır, bizden daha hızlı dolgu yapmamışlar…

Onlarda “dolgu” diye bir kavramın bile olduğunu sanmıyorum.

Son bir km’lik kıyı uzunluğu artışımız Güvercinlik’in karşısındaki Pina Yarımadası’nda yapılan dolgudan kaynaklanıyor olabilir mi?

 

xx           xx           xx

Üzülmeyin…

Kıyı uzunluğumuz ile övünmeye yine de devam edebiliriz.

Bir kere kıyı uzunluğumuz Türkiye’nin en uzun kıyı uzunluğu. Son yıllarda Karadeniz kıyılarında ve özellikle İstanbul’da da deniz dolgusu aldı başını gidiyor, ama bize yetişmeleri (kıyı uzunluğunda) zor…

Biliyor musunuz bizim bin 480 km kıyı uzunluğuna en yakın ülke bin 448 km ile İrlanda imiş. İrlanda’yı bin 424 km ile Tanzanya ve bin 340 km ile de Sri Lanka izliyor.

Tabi İspanya ile kıyaslama havalı bir durumdu…

Birleşik Arap Emirlikleri de bin 318 km kıyı uzunluğuna sahipmiş. Beğenmezseniz Acun Ilıcalı’nın Dominik Cumhuriyeti var. Kıyı uzunluğu bin 290 km

Daha havalı olsun” diyorsanız, içinden popülerini, havalısını siz seçin. Bize en yakın ülkelerin öne çıkanları şöyle:

Falkland Adaları (1288), Finlandiya (1250), Tunus (1148), Pakistan (1046), Cezayir (998), Nikaragua (910), Maldivler (644), Kenya (536), Porto Riko (501), Kuveyt (499), Hollanda (451), Polonya (440), Arnavutluk (362), Bulgaristan (354), İsrail (273)…

 

xx           xx           xx

Bunu hep yapıyorum. Aslında bugünde olduğu gibi bazen yazı alıp başını gidiyor. Bugün niyetim Deniz Turizmi Stratejisi çalıştayının Fethiye’den sonra Akyaka’da yapılan ikincisini ele almaktı.

Fethiye’de 13-15 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılan ve hala bir sonuç bildirgesi yayınlanmayan “Muğla Deniz Turizmi Stratejisi Çalıştayı”na Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi ile Can Pulak, İrfan Tezbiner, Doğan Tugay gibi isimlerin çağrılmamış olmalarını eksiklik olarak değerlendirmiştim.

Akyaka’ya çağrılmışlar. Sevindim.

Yarın devam ederiz.

—————————————–

Günün Sözü:

“Ölümün olduğu bu dünyada hiçbir şey çok daha ciddi değildir aslında”

Franz Kafka

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
ahmet kara 11 Temmuz 2016 / 09:20

Kıyı uzunluğunu ele alırlarken göl, baraj ve göletlerin kıyıları da dahil mi acaba?