TOPLUMUN HER KESİMİNE AÇIK DAVETİYE

Bu haber 12 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 727 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Üniversitesi Reaktörü Prof.Dr. Şener Oktik ile Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nurettin Demir, Hamle TV de program konuklarım olduklarında, bir konuda üzülmedim değil.
Aslında her kim olursa olsun aynı duyguları taşır.
Zira, sadece seni, beni değil, herkesi yakından ilgilendiriyor.
Sök konusu, üniversite bünyesinde açılması karar altına alınan “Tıp Fakültesi.”
Hani yıllarca hayal etmemize karşın ancak 1992 yılında eğitim ve öğretime başlayan üniversitemiz bünyesinde açılmasını istediğimiz fakülteydi ya.
İşte, bununla ilgili açıklamalardı derinden yaralayan.
Hemen şu denebilir.
Tıp Fakültesinin açılması resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girdiği açıklanmıştı.
Bizatihi Rektör Oktik’e göre önümüzdeki ders yılından itibaren öğrenci alımları başlayacaktı.
Buna karşın bir sorun mu var?
Evet, ne yazık ki önümüzde mutlak çözüme kavuşturulması gereken temel bir nokta var.
Prosedür gereği her hangi bir üniversite bünyesinde Tıp Fakültesinin eğitim ve öğretime başlayabilmesi için belirli standartta hastane olması şart.
Aksi halde öğrencilerin tatbiki olarak ders yapabilmeleri mümkün olmaz.
Bunun için ya üniversite bünyesinde tam teşekküllü bir hastane olması.
Ya da şehirde konuşlanan devlet veya özel hastanelerden istifade edilmesi gerekir.
İşte konuyla ilgili rektör Oktik ve dekan Demir şu açıklamayı yapmıştı.
YÖK tarafından görevlendirilen bir heyet üniversitemizde inceleme yaparken, öğrencilerin laboratuar çalışmalarını esas alan alt yapı hizmetlerinin eksikliğinden dem vurdular.
Dolayısıyla bu şartlarda 2009-2010 öğretim yılında Muğla Tıp Fakültesine öğrenci alınmasının zor olacağını beyan ettiler.
Oysa üniversite olarak Mediko-Sosyal Hizmeti verilen tesislerimizde bir takım düzenlemeler yaparak, değişik branşlara ilişkin klinikler oluşturduk.
İlk yıl alacağımız öğrenci sayısı az olacağına göre bu klinikler rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilirdi.
>Peki, sizin açıklamanız karşısında ne cevap verdiler?
Gerçi düşüncelerinde biraz olsun değişiklik oldu ama yine de tutumlarının tam olarak değiştiğini söyleyemiyoruz.
>Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Aslında üniversite olarak bizim tek başına üstesinden geleceğimiz bir husus olmaktan çıktı.
Bunun için yapılması gereken, Muğla’nın top yekün harekete geçmesi.
>Tamam da vatandaş ne yapmalı ki sonuç alınabilsin?
Başta iktidar ve muhalif partiler milletvekili olmak üzere, yerel bazdaki tüm siyasi teşekküller, sivil toplum kuruluşları, basın olarak sizler ve de halk, hep bir ağından meseleyi gündemde tutmalılar.
Özellikle siyasiler, işin kotarılması adına, çok sıcak yaklaşımlar sergilemeli.
Mesele anlaşılmıştı.
Hatta Tıp Fakültesinin açılması aşamasında zamanın AKP milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun gayretlerini takdirle karşılıyorum demesi, bu bağlamda ilgili ve yetkililere bir mesajdı.
Sadede gelirsek.
İlk planda, sadece rektör değil Muğla milletvekillerinin harekete geçmeleri kaçınılmaz.
Onlar, taşın altına ellerini çabuk koymalılar ki, önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren fakülteye öğrenci alınabilsin.
Zira sayıları ne olursa olsun öğrenci alımları, fakültenin tez elden bitirilmesi adına itici bir güç olacaktır.
Dolayısıyla Rektör Oktik ve Dekan Demir’in birlikte yaptıkları çağrıyı, bu kentte yaşayan birisi olarak yinelemek istiyorum.
Muğla olarak üniversite bünyesinde olmazsa olmaz gördüğümüz tıp fakültesinin eğitim ve öğretime başlaması, sadece sağlık alanında iyileştirmeler getirmeyecek.
Bölgenin, özellikle turizm alanındaki konumu gereği, sağlık turizminin sağlayacağı faydalar nedeniyle, hep şikayet edilen “paralı turist gelmiyor!” beklentilerinin de karşılık bulmasını sağlayacaktır.
Hele rektör Oktik’in ısrarla üzerinde durduğu, “bizim fakültemiz uluslararası düzeyde sağlık hizmeti veren marka bir eğitim kurumu ve hastane olacaktır” açıklaması üzerine.
Ancak bunun sağlanması halinde Muğla Üniversitesi bünyesinde konuşlanacak Tıp Fakültesi, her bakımdan mükemmeliyeti yakalayan konuma erişeceğine göre, yapılması gerekenler bellidir.
Sonuçta, başta siyasiler olmak üzere, sivil toplum örgütleri, basın kuruluşları ve halk, Tıp Fakültesinin bölgeye, dolayısıyla devlete kazandıracakları hesap edilerek, hiç vakit geçirmeden yollara düşmeli.
Aksi halde söz konusu fakülte tabela üzerinde kalmaktan öte geçemeyecektir.
Bu da yıllarca hayal ettiğimiz, ancak 1.5 sene öncesinde gerçekleşen beklentilerin beyhude olduğu anlamına gelir ki, hep ilklere imza atan Muğla adına yakışan olamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.