Toplumsal Hafızaya Al Yazma

Bu haber 16 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 753 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Şuna inanmak lazımdır ki; dünya üzerinde gördüğünüz her şey kadının eseridir. (K. ATATÜRK) 8 Mart Dünya kadınlar gününüzü kutluyoruz. PAMUKKALE
Büyük önderin, derin manalı sözünü bildiğim ve kullandığım halde, telefonuma gelen mesaj, ben de bir heyecan yarattı. İçim pır pır eden bir pervane gibi,  adeta semalara kadar yükseldi.
Anlatılır ve aktarılabilir bir duygu değildi.
İçimizi dolduran ve varlığı ile bize güç veren Büyük Önderi her daim sonsuz sevgi ve hürmetle, kalbimizin en güzel yerinde yaşayacak.
Dünya’ da hakkaniyetsizlik ve duygusuzluk tam gaz giderken, bir de en savunmasız gruplar olan kadın ve çocuklar kocaman alazlı ateş içinde kavrulurken, bunları yapanlar, insan olma varlıklarına ve değerlerine, insanlığı utanca boğacak suçları işlerken, gel de bu dünyan da mutlu ol?
Hüzün hazin bir kelime, buz gibi kefensiz bir duygu.
Ülkem de her gün ortalama 3 ile 5 kadın öldürülmekte iken ve sayısını bilmediğimiz nice kadın ve çocuklar, şiddetin pençesinde boğuşurken, derin elem ve hüzün içimizi bir membran gibi kaplamakta.
Biliyoruz ki sivil toplum kuruluşları toplumsal yaşamın düzenlenmesinde ve insan haklarının uygulamada da hayat bulmasında önemli.
Geçmiş de, post içinde uyuyan STK’lar ( sivil toplum kuruluşları) diye, çok ama çok yazılar yazmıştım.
Şimdiler de ise geçmişe göre ilimizde STK’lar daha anlamlı varlık göstermekteler. Belki de ülke çapında bir hareketlilik var diye düşünüyorum.
Ulusalda gündemi takip ettiğim kadar, yerel gündemleri de takip ediyorum.
Başka yerler de esen  yellerin  güzel etkisini ilimize taşımak ve yerel dinamiklere gönderme yapmak istemekteyim.
Ülkem ve şehrim dediğim kadar, memleketimde diyorum.
Memleketim deyince, ailem, akrabalarım ve tüm sevdiklerimin olduğu Akdeniz’in incisi aklıma gelir.
Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin töre ve namus cinayetlerinde katledilen, şiddete maruz kalan kadınlara adadığı ve yerel de bir belediyenin desteğiyle tamamlanan Al Yazma Anıtın, 8 Mart Dünya kadınlar gününde açıldı.
Kadın cinayetlerine karşı bir simge.
Toplumsal hafızanın bir parçası olması amaçlanan 6 metre yüksekliğindeki Al Yazma Anıtı, üzerine katledilen 467 kadının ismini tek tek bir oya işler gibi nakşettiler. Şiddetin ve acımasızlığın abidesi adeta.
Ülkemin hangi köşesinde katledildiğinin önemi olmadan, bu abide de tüm isimlerin yan yana yazılması ve aslında insanlar arasında hiyerarşinin olmadığının bir kanıtı. Hepimiz öteki dünya ya giderken aynı şartlarda gidiyoruz. Niçin yeryüzünde insanlar arasında statükoculuk ve bir bölünmüşlük var ki?
Hepimiz doğarken özgür bir evrene gözlerimizi açmış iken,  şiddetin değişik boyutları ile insan olmanın haklarından mahrum kalıyoruz.
Al yazma anıtı ile toplumsal vicdanlara ve toplumsal hafızaya derin bir mesaj vermeyi amaçlarken, aynı zamanda toplumsal bir uyanışın sağlaması amaçladığı belirtilmektedir.
Memleketim demiştim: memleketim kadar şehrim diyorum; Muğla Kent Konseyi Kadın Meclisi, Kadın Dostu Kentler projesi kapsamında, 8 Mart da  “Kadın dostu Muğla için bir fikrim var” etkinliği düzenlediler..
Kadın Meclisi Başkanı Doç. Dr. Özlem Şahin Güngör projede kentlerin kadınlar açısından daha görünür hale gelmesi ve kadınların kent yaşamında daha aktif görev almasının amaçlandığını, bu süreçte, kentlerdeki yerel yönetimlerin kadın sorunlarına daha duyarlı hale gelmesinin de beklendiği ve Muğla’da yaşayan kadınların kentleri ve kendileri için neler beklediklerini, kurdukları serbest kürsüden anlatmalarını sağladıkları etkinlik düzenlediler.
Ne diyelim biz kadınlar adına güzel gelişmeler bunlar.
Ve ben de yürekten inanmaktayım ki; dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir ve kadının emeği ile olmuştur.
Sevgi ve saygılarımla!..
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.