Toplumsal Ahengi bozarak, Guernica Olayını Yaratmayalım

Bu haber 08 Ağustos 2014 - 0:31 'de eklendi ve 863 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Güvenliğin, gücün, istikrarın, refahın, mutluluğun, paylaşımın, sevginin özünde sizce ne vardır?

Bu çok çetrefilli bir soru değil. Mantıken baktığımızda vereceğimiz yanıt, sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum olacaktır.

Dünyadaki tüm yönetim sistemleri ve organizasyonların ortak amacı sağlıklı bireyler ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum oluşturmayı hedef alır demek bir ütopya olmasa gerek…

Mutluluğun resmini yapabilir misiniz ya da mutlu bir toplum yaratabilir misiniz? Diye sorsak.

Nazım eşine itafen yazdığı “Saman Sarısı” adlı şiirinin içinde Abidin Dino’ya; çağrılarda da bulunarak;
“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
İşin kolayına kaçmadan ama
Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
Ne de ak örtüde elmaların…
Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin” diye sormuştu…

Bizlerde mutluluğun, toplumsal barışın, ahengin, uzlaşı bayrağının dalgalandığı bir tablo yaratabilir miyiz?

Bizler mutluluğun resmini topyekün yaratabilir miyiz?

Bilmiyorum, bilemiyorum.

Kendi yüreğime bakınca mutluluğun resmini yapmak çok kolay.

Tarihten başka kişilerin yüreklerine bakınca da ne zormuş mutluluğun resmini yapmak.

Nazi Subayı Guernica Tablosuna bakar ve Picasso’ya sorar “Bu tabloyu siz mi yaptınız?” diye.

Picasso ise yanıt verir.

“Hayır siz yaptınız” der.

Bu kez sanat kötüden beslenmiştir.

Picasso, acı bir dramı işlemiştir bu tabloda.

Savaşın anlamsızlığına vurgu yapmayı hedeflemiştir ve Guernica tablosunu yaratmıştır.

İkinci Dünya Savaşı’ndan önce, Naziler tarafından işlenen insanlık dışı cinayetlerden birinin etkisi altında meydana gelmiştir bu eser. Naziler, İspanyalı bir generalin onayını da alarak yabancı bir ülkede  toplu bir savaş denemesi yapmışlar ve bir İspanyol kasabası olan Guarnica’yı bir gece havadan bombalamak suretiyle anlamsızca yok etmişlerdir. Bin kadar insanın yok yere ölümüne sebep olmuşlardır. Olay, tüm tarafsız insanları olduğu gibi, bir İspanyol olan Picasso’yu da etkilemiştir.

Günümüz savaşları bizleri de çok etkiliyor.

Gazze’de insanların öldürülüşü bizleri üzmekte.

Bu yüzyılda savaşlar bence çok ilkel bir görüntü.

Geçimsiz bir dünyada yaşıyoruz.

İnsanlık acımasız olmuş.

Ne ki bu dünyada paylaşılamayan?

Para tapınak olmuş.

Yeni yüzyılın gücü servet…

Ego savaşları gibi servet savaşları var.

Kimse parasını, pulunu, bir avuç toprağını öteki dünyaya götüremiyor.

Götürebildiklerimiz sadece -iyiliklerimiz ve kötülüklerimiz- yani buradaki karnemiz.

En büyük servet sağlık.

En büyük hazine mutluluk.

En büyük coşku, hayatı vicdanlıca yaşamak. Kimsenin ayağına taş atmadan…

Hazine sağlık demiştik…

Sağlığın korunması ve devamlılığın sağlanması bireye ait olduğu kadar devletinde asli görevi. Sağlıkla ilgili mal ve hizmet üreten bütün kurum ve kuruluşların oluşturduğu yapıya sağlık sektörü diyoruz. Sağlık sektörü tarafından gerçekleştirilen tüm faaliyetleri sağlık hizmetleri olarak tanımlıyoruz.

Kapsamlı bir istatistik yıllığı olan OECD sağlık istatistikleri 2013 yayınlandı. İstatistiklere göre, ülkemiz son yıllarda sağlık alanında iyiye doğru bir çıkış gösterse de birçok alanda sıkıntılarımız var.

Yeni doğan bebek ölümlerimiz kötü.

Yardımcı sağlık personeli sıkıntısı var.

Kişi başı düşen doktor sayısı az.

Gereksiz MRI çektirmede liste başındayız. Bazı hususlarda kötüyüz.

Her şey kötü olacak diye bir şey yok.

Tütünle mücadele başarılıyız. Çok güzel bir ivme yakalanmış.

Tütünle mücadele politikalarının etkisi görülmüş ve 15 yaşın üstündeki erişkinlerde günlük içicilerin oranı 1989’da yüzde 43,6 iken 2006’da yüzde 33,4’e, 2008’de yüzde 27,4’e 2010’da yüzde 25,4’e ve nihayet 2012’de yüzde 23,8’e (tahmini) gerilemiştir. Ancak bu oran hâlâ yüzde 20 civarında olan OECD ortalamasının üzerinde bir değeri ifade ediyor. Türkiye’ye en yakın ülkeler İtalya (yüzde 22), Kore (yüzde 23,2) ve İspanya (yüzde 23,9). İsveç, İzlanda ve Amerika yüzde 15’in altında erişkin günlük içici oranıyla tütün kullanımı en az olan ülkelerdir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; Dünyada en büyük sağlık sorunu sigaradır.

Unutmamak gerekli ki sigara hastalıkların başıdır…

Sağlık Bakanlığımız sigara ile mücadelede sanki bir devrim yarattı.

Geçmişi bir düşünün! Tüm toplu yaşam alanlarında sigara içilirdi.

Otobüslerde, restarauntlarda. Aklınıza gelecek her yerde sigara dumanından göz gözü görmezdi. Kamu kurumlarında bile fosur fosur sigara içerler ve içmeyenler de pasif içici olarak bunlara katlanırdı.

İtalyanların mafya babası filmlerinde ellerinde sigaraları görürdük… Onlarda Türkler gibi fosur fosur sigara içiyorlar. Öncesinden bir algı vardı. Türk gibi sigara içme deyimi, Türk gibi sigara ile mücadele etmek, deyimine döndü. Yürütülen mücadele sonucunda yapılan araştırmalara göre, iç ortamdaki hava kalitesinin arttığı, solunum ve kalp damar hastalıkları dolayısı ile acillere başvuruların azaldığı, ikram sektöründe çalışanların burun tıkanıklığı, göz kaşıntısı, nefes darlığı gibi rahatsızlıklarının düştüğünü dile getiriliyor. Bununla birlikte sıkı denetimler sürmekte. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye’nin tütün kontrolü konusundaki başarısının birçok gözlemciyi hayrete düşürdüğünü ve “2004’te hastanedeki ölümlerin yarısı sigara ile bağlantılıydı. Türk nüfusunun yarısından fazlası sigara içiyordu. Ama devlet yetkilileri gereğini yaptı, 3 hafta sonra bir kanuna imza attı ve bütün kapalı alanlarda sigara içilmesini yasakladı. Tütün konusunda Türkiye, dünyada en sıkı uygulamaların olduğu yerlerden biri haline geldi. Türkiye’deki bu uygulamalar tütün şirketlerini mutsuz ediyor.

Tütün kontrol programının başarısı, politik karar vericilerin gösterdiği iradenin büyüklüğünden başarıya ulaşmıştır diyor DSÖ.

Dumansız hava sahası biz sigara içmeyenlere çok iyi geldi.

Çocuklarımıza çok iyi geldi.

Sağlığımıza iyi geldi…

Hepimize çok iyi geldi…

Yakında park gibi alanlarda da sigara içimi yasaklanacak. Daha da iyi olacak.

Sanat ve politika…

Bunlar birbirlerinin tezatları değildir.

Sanat politikanın dışında değil. Bilakis politika sanatın her safhasında.

Guernica Tablosu bir sanat eseri iken, olay insanlık için utanç vericidir.

Ne diyelim, tarih utanç verici insanlık suçları ile doludur.

Ve ben yazdım yazabileceğim kadar. Tarihten, sağlıktan, sanattan, savaştan…

Ve ben söyledim söyleyebileceğim kadar, sevgiden, uzlaşıdan, mutlu yaşamadan yana fikirlerimi..
Dumansız hava sahası bize çok mu çok iyi geldi de.

Toplumsal ahengi bozarak, Guernica olayını yaratmayalım…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.