Tivittır Sakattır

Bu haber 07 Nisan 2014 - 20:06 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Twitter’ı az kullansam da sosyal medyayı ve youtube’u aktif olarak kullanan biriyim.  Youtube, sanki insanlığın ortak hafızası gibi. Nasıl kullanmazsın ki!…  Sosyal medya da çağdaş kahvehaneler gibi. Geyik yapanlar da var; ciddi meseleleri konuşan da, ülkeye saldıranlar da…

Bunlar artık günlük hayatımızın bir parçası. Yokluğu, bir yanımızı eksik bırakıyor. Doğru… Ama herkese açık bu alan, karekter suikasti için kullanıldığında, katil elindeki bıçağa dönüşünce ne yapacağız?

23 Mart günü yayınlanan yazımda; yani Dışişleri Bakanlığındaki dinlemenin yayınlanmasından 4 gün önce, Son TV’de, “Twitter, egemenlik alanımıza tecavüzdür” başlıklı yazım yayınlanmıştı. Bu yazımda, twitter ve benzeri sosyal medya üzerinden ülkemize yapılacak bir saldırı ile egemenlik alanımıza tecavüzler gerçekleştirilebileceğini söylemiştim. Sanki tahmin etmişim gibi 27 Mart günü youtube’da Dışişleri’nde yapılan Suriye görüşmeleri yayınlandı ve sosyal medya bunun yaygınlaşmasına çanak tuttu.

Hepimiz musluğumuzu açtığımızda suyun şırıl şırıl akmasından hoşlanırız değil mi? Ama bir çılgın veya düşman çıkıp şehrin ana deposuna zehir koyarsa ne yapılır? Şüphesiz bütün şehrin suyunu kesersiniz ve depoyu temizledikten sonra şehre su verirsiniz.

Twitter ve benzeri sosyal medya şehir suyu gibidir. Su için döşenen borulardan su ile beraber zehir akarsa, ana depodan su akışını engellersiniz. Ana depoyu kapattığınız zaman “Benim su içme, banyo yapma ve temizlik yapma özgürlüğüm kısıtlandı” diyemezsiniz.

Sosyal medya yeni bir olgudur ve olumsuzluklarına karşı nasıl mücadele edileceği konusunda, sadece biz değil, bütün dünya hazırlıksızdır. Bütün dünya, bunların olumsuzluklarına karşı henüz el yordamıyla çareler buluyoruz. Tabii ki, dünya çapında hiç etkili olmuyor bu çareler.

Biz Türkiye’de twitter’ı kapattığımızda, dünyada da kapatılmış olmuyor ki. Biz bir bilgiyi görmediğimiz, okumadığımız zaman dünya da görmüyor, okumuyor zannetmiyoruz her halde. Böyle zannediyorsak, deve kuşu gibi yapmış oluruz.

Bütün devletler, sosyal medya olumsuzluklarını, bizzat kaynağında önlenmelidir. Bunun hukukî yolları vardır ama bütün dünyada hukukî yolların çok yavaş işlediği de bir gerçektir.  Zamanla youtube ve twitter da kendine çeki-düzen verecektir. Şayet bunlar kendilerine çeki-düzen vermeye pek yanaşmazlarsa, bunların derdi imanı para olduğu için, bunlara para ile diz çöktürmenin yolları bulunacaktır.

***

Twitter kullanıcılarına da bir kaç sözüm var…

Düşünce ve ifade özgürlüğünü ananıza avradınıza küfretmek için kullananları nasıl “ifade özgürlüğü” çerçevesinde değerlendirmeyecekseniz, Suriye konuşmalarında olduğu gibi, millî namus konusunda da duyarlı olmanızı beklerdim. Allah göstermesin, Türkiye bir savaşa girse ve Türkiye’nin savaş stratejileri sosyal medyaya sızdırılsa, hoşunuza gider mi? “Hocam, bunları biz kapatsak bile, dünya görüyor.” diyeceksiniz. Ben de onu diyorum işte.

Gelin hep beraber, bu tür olumsuzlukları kaynağında kesecek tedbirler üretelim.

Mesela, şu hackerlar… Haydi donanımlı bir hacker takımı kuralım ve bu tür saldırılar yapan siteleri, tehdit amaçlı olacak şekilde, kökten hackleyelim… Bakın nasıl diz çöküyorlar!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.