Tıp Fakültesi’nin varlığını hissettik

Bu haber 19 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 810 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Hep kurumlar ve sektörler arası etkileşimlerin ve desteklerin şart olduğunu belirtiyorum. Bununla ilgili 12-13 haziran tarihinde yapılan Tıp Etiği ve Hukuku Sempozyumu buna güzel örneklerden bir tanesidir. Bu etkinlik Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi, Muğla Tabip Odası, Muğla Barosu ve Adli Tıp Kurumunun katkılarıyla gerçekleştirildi. Tabi ki maddi anlamda finanse eden 2 özel sağlık kuruluşuna da katkılarında dolayı teşekkür etmek gerekli. Muğla Üniversitesi bu etkinlikle varlığını biraz daha somutlaştırdı.
Tıp Fakültesi’nin kurulduğunu anlatıp, varlığını belirtmeye çalışsak ta insanımız icraat görmediği için biraz soyut kalıyordu, ama bu ilk etkinlikle biz buradayız havası koklandı.
Sempozyum kansere yenik düşen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Alkanat anısına yapılmıştı. Murat Alkanat, patolog kimliği yanında hukukçu oluşu ile tıp etiği ve sağlık hukuku konusundaki çalışmalarından dolayı ve bu konuda tıp dünyasına sağladığı kazanımlar ve bıraktığı esintiler, anısını yaşatma isteği bu sempozyuma adının verilmesine neden olmuştu.
Bu Azimli yaşam hikayesi çarpıcı idi. 13 aylıkken geçirdiği çocuk felci nedeniyle koltuk değnekleri ile yaşamaya mahkum olan ve ancak yılmayıp, önce tıp fakültesini, ardından da hukuk fakültesini bitirip, sonra da öğretim görevlisi olması ve çağımızın belası kansere yenik düşmesi ile nokta konulan bir yaşam…
Ancak böylesi bir azmi kanser gibi kalleş vurur.. Böyle çabaları ancak hainlikler yener ve yok eder… 
Ne güzel bir şey ve Tıp Fakültemiz ‘etik’ diyerek işe başlıyor. Gerçi günümüzde etik, ilkeli olmak, salak olmak gibi algılanmaya başlandı ama, yaşamın ana teması etik olmalıdır ve etik her alanda varlığını hissettirmelidir. Etik olmadan erdemlilik olamaz.
Etik nedir derseniz, Felsefenin 4 ana dalından biridir. Yanlışla doğruyu ayırabilmek amacıyla ahlak kavramının doğasını anlamaya çalışır. Yani yazılı metinler içermeyen kanunlara denir. Etik, felsefenin  insanın oluşturduğu değerler evresini inceleyen bilimdir. Etiğin kavram olarak başka tarifini yaparsak, bireylerin toplumda yaşamlarını sürdürürken neyin doğru neyin yanlış, neyin iyi neyin kötü olduğuna ilişkin değerleri araştıran ve bunlarla ilgilenen bilim dalı demektir.
Genel bir tanımla ahlak felsefesidir.
Dar anlamı ile etik neyin doğru veya yanlış sayıldığı ile ilgilidir.
İnsanların davranışlarının etiksel boyutu tüm bilimlere yansır. Bu siyasette, ekonomide, sosyolojide, hukukta ve diğer tüm alanlarda…
Etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığı bilinmese de, dünyanın farklı yerlerinde bir çok farklı toplulukta, çok eski çağlardan beri etik anlayışının var olduğu bilinmektedir, yani yüzyılların süzgecinden geçmiş ve süzgeçte kalan değerler bütünüdür. Bu değerler bütününü sadece insanlık geliştirmiştir.
Genel olarak tıptaki etik ilkelerinin çerçevesini çizersek, insanlığa ve hastaya yarar sağlama ilkesi ve zarar vermemedir.. Tıp eğitimi döneminde bir hocamızın sözünü hiç unutamıyorum. Önce hastaya zarar vermeyeceksiniz derdi. Bu söylemin derinliğini şimdi daha çok anlıyorum. Mahremiyete saygı, adalet ve hakkaniyet ilkesi olarak sayabiliriz. Saydığım genel çerçevenin bozulmadığı değerlere sahip ve uygulayan sağlık hizmeti uygulayıcıları görmek bizleri mutlu kılacaktır.
Sağlık sektörü dışına çıktığımızda da insana saygı, dürüstlük üzerine kurulu etik değerler sisteminin toplumsal yaşamda işlediğini görmek temennisi ile….

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.