Tıp Fakültesi ve Muğla

Bu haber 05 Ocak 2016 - 23:49 'de eklendi ve 1.714 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Her gün kendi kendime “Tıp Fakültesi ile ilgili onca yazıyı iyi ki kaleme almışım” demekten alamıyorum. Çünkü şu anda Tıp Fakültesi’nin nimetlerinden yararlanıyorum. Olmasaydı Muğla dışında başıma neler gelirdi tahmin etmek bile istemiyorum. Allah eksikte etmesin, muhtaçta

Hamle Gazetesi olarak Tıp Fakültesi’nin peşine düştüğümüzde buna karşı çıkan yerel gazetelerimiz ve bizimle dalgasını geçen gazetecilerimiz olmuştu!

Muğla Üniversitesi’nin kuruluşuna karşı çıkanlarda olmuştu. Biride bendim. Ülkenin her yanına “gecekondu” kurar gibi “üniversite” kurulmasına karşı olanlardanım. Bugün Eğitim Fakültesi olan Muğla’nın en yüksek binasında üniversitenin ilk Akademik Açılışını yaparken dönemin Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel şöyle demişti;

Göç yolda düzelir

xx           xx           xx

Göç yolda düzeldi. Tabi biraz da rahmetli Sıtkı Koçman sayesinde…

Hamle, üniversitenin kuruluşu için de bayraktarlık etmişti. Ben o zaman bugün kapalı olan İlkadım Gazetesi’nde yazıyordum. Yukarıda vurguladığım gibi üniversiteye karşı çıkıp, o zaman var olan İşletmecilik Yüksek Okulu’nun (MİYO) İktisat Fakültesi’ne dönüştürülmesine fit olanlardandım.

Sanki Alattin Arpat sayesinde rahmetli Sıtkı Koçman sahip çıkmamış olsa kaygılarımda haklı çıkacakmışım. Bir gecekondu üniversitemiz olacakmış!

Aslında üniversiteye karşı çıkışımızın “ideolojik” yanı da vardı. Dönemin Belediye Başkanı Orhan Çakır bugün dönemi ile ilgili en büyük pişmanlığının “Muğla olarak üniversiteye sahip çıkmamaları” olduğunu söylüyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, 1992 yılında kurulmasına karar verilen 20 üniversiteye dönemin Muğlalı Bayındırlık Bakanı Erman Şahin’in müdahalesi ile son anda karar verildi.

İyi ki karar verilmiş. Rahmetli Demirel’in dediği gibi göç yolda düzeldi ve Muğla (Menteşe) Ekonomisinin olmazsa olmazı haline geldi…

xx           xx           xx

Muğla ile birlikte kurulan üniversiteler anımsadığım kadarıyla Kütahya Dumlupınar, Tokat Gaziosmanpaşa, Şanlıurfa Harran, Afyon Kocatepe, Bolu Abant İzzet Baysal, Zonguldak Karaelmas, Sakarya, Niğde, Mersin, Manisa Celal Bayar, Kocaeli, Kırıkkale, Kars Kafkas, Kahramanmaraş Sütçü İmam, Çanakkale 18 Mart, Isparta Süleyman Demirel, Balıkesir, Denizli Pamukkale, Aydın Adnan Menderes, Hatay Mustafa Kemal şeklinde…

İçlerinde Tıp Fakültesi’ne en geç sahip olan biziz!

Birlikte kurulduğumuz üniversiteler bir yana, daha dün gibi 2006’da kurulan 15 yeni üniversitenin neredeyse tamamında Tıp Fakültesi ve bazılarında ekstradan Eczacılık Fakültesi de bulunmakta!

xx           xx           xx

Birlikte kurulduğumuz üniversiteler içinde Denizli’ye Tıp Fakültesi daha üniversitesi yokken kurulmuş. Aydın ise Tıp Fakültesi’ne üniversitesi ile birlikte sahip olurken Isparta da üniversitesinin kuruluşunun ertesi yılında sahip olmuş.

O 20 üniversite içinde Tıp Fakültesi’ne sahip olmayan yok. Hemen hepsinde Tıp Fakültesi yanında bir de Diş Hekimliği Fakültesi bulunmakta… Bir tanesinde Eczacılık var. Afyon Kocatepe de ise Tıp’ın yanında Diş Hekimliği ve Eczacılık faaliyette.

Tıp Fakültesi’nin yanında Muğla’ya da Diş Hekimliği ve Eczacılık ‘vaat’ edilmiş durumda. Neredeyse 10 yılda Tıp Fakültemiz oldu. Bir 10 yılda da Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerimiz olur mu, yoksa “Dişe, eczacılığa harcanacak parayı da Tıp’a harcayın da adam gibi Tıp Fakültesi ve Hastanesi’ne sahip olmuş olalım” mı desek?

Bilemiyorum… En iyisi “Olanın zararı olmaz” demek galiba…

Tabi bu dönemin siyasetçileri eski siyasetçilerden değilse!

xx           xx           xx

Geçen yılın son günlerinde arkadaşlarımız Hayati Nizamoğlu, Hafize Nizamoğlu Acar, Burak Nizamoğlu, İsmail Atasever, Kadir Tamer ve Verda Kartal’ın Hamle Medya Grubu olarak ziyaretlerinde Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan şöyle demiş:

Muğla maalesef haritadaki konumuna baktığımız zaman beklenen den biraz daha ağır kalmış gibi görünse de sağlık alanında bundan sonra kaybettiği şeyleri süratle aşacak.

İnşallah… Üniversitede olduğu gibi göç yolda düzelir…

Üniversitemizin gecikmesinde ve yapılanması ile gelişmesinde “ideolojik” engellemeler aranabilir, ama Tıp Fakültesi’nin gecikmesinde hem “ideolojik” hem de “ekonomik” engellemeler aramak doğru olacaktır.

Ama bugün Tıp Fakültesi ve Hastanesi’nin yükselen binalarına baktığımızda, insan kendini “Eski Devlet pizmit.com Hastanesi’nin yerinde konuşlanmasına iyi ki belediye imar engeli çıkarmış; belediyenin buna karşılık olarak Düğerek yolunda gösterdiği Vakıf Arazisine de bizim karşı çıkıp, engel olmamız isabetli olmuş” demekten alamıyor!

xx           xx           xx

Tıp Fakültesi ve Hastanesi şu nedenle, şu siyasetçiler yüzünden gecikti, bu siyasetçiler beceriksiz çıktı demenin de alemi yok. Oralara girmeyelim.

Ancak dönemin 22. Dönem Muğla Milletvekili Diş Hekimi Seyfi Terzibaşıoğlu’nun hakkını teslim etmeden de geçmemek lazım.

Biz Muğlalılar o kadar çok mütevazı ve tok gözlüyüz ki, Tıp Fakültesi kimsenin aklında yoktu. Ta ki Terzibaşıoğlu milletvekilliğinde “Muğla’nın Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi olmalıdır” deyinceye kadar.

Terzibaşıoğlu’nun fikrine ve girişimlerine destek olup, sahip çıkan da Hamle Grubu olarak biz olduk. Muğla olarak Terzibaşıoğlu’na teşekkür borçluyuz.

xx           xx           xx

Üniversitelerde rektörlük tıpçıların eline geçer, bütçe tıpa harcanır kaygıları ile Tıp Fakültesi istenmez denir, ama memlekette Tıp Fakültesi olmayan Devlet Üniversitesi de kalmamış!

Tabi Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın zaten aklında yoktu, ama Prof. Dr. Şener Oktik döneminde de Tıp Fakültesi istenmedi. Prof. Dr. Oktik’in ikna edilmesinde Hamle olarak etkin olduğumuz söylenebilir. Üniversite’nin Senato Üyeleri’nin olumlu tavır sergilemelerinde bir Ramazan Ayı’nda Hamle Hotel’in havuz başında gerçekleşen iftar sofrasının etkili olduğunu söyleyebilirim.

Bu anlamda Tıp Fakültesi için Prof. Dr. Şener Oktik ile Fakülte’nin Kurucu Dekanı Prof. Dr. Nurettin Demir’e ve o zamanın Senato Üyelerine de teşekkür borçluyuz.

Bugün Tıp Fakültesi Morfoloji Binası ile Araştırma Uygulama Hastanesi’nin yükseldiği alanın seçilmesinde birlikte mücadele verdiğimiz 23. ve 24. Dönem Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’i de unutmamalıyız. Bugün AK Parti Antalya Milletvekili olan dönemin Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın’a o alanın Orman’dan tahsisini sağladığı, Prof. Dr. Oktik döneminde sümen altında unutulan tahsisi sümen altından çıkaran Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’a da teşekkür borçluyuz. Şimdi de Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğdu’ya borçlanıyoruz…

Tıp Fakültesi Hastanesi bu sene faaliyete geçer mi? Yarın…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sevgi kul 06 Ocak 2016 / 08:08

Muğla’da Tıp Fakültesi geç açılmışsa bunda Muğla yerel yönetiminin suçu büyüktür. Muğla’lıları Aydın ve Denizli’ye muhtaç ettiler. Muğla’lıları oralarda yordular. Eski Belediye Başkanı Orhan Çakır bunu zaten itiraf ediyor. Sonra doktor olan belediye reisi de ilgilenmedi. Yer vermedi yer göstermedi. Başka il yöneticileri Ankara’da yatırım için nöbet tutar. Bunlar kapıya gelmiş hizmeti istemezler. Vesile olanlardan Allah bin kere razı olsun. Sıtkı Koçman nurlar içinde yatsın.

reşat öztepe 06 Ocak 2016 / 13:01

Gocuman; 23 ncü dönem Milletvekilimiz Sayın Dr.M.NİL HIDIR’ın da hem teşekküre ve hemde gösterdiği üstün gayretten dolayı teşekkürlerin büüyüğüne borçluyuz. o zamanlar kendisi sağlık komisyonu üyesiydi. ve Prof.Dr. rcep AKDA^’a da oldukça yakın isimlerden biriydi. Hakkını verelim. hem unutmayalım ve hemde unutturmayalım. sevgi ve saygı.