Tıp Fakültesi Muğla’nın Geleceği

Bu haber 06 Ekim 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.305 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Zaman zaman gazetemizde yer alan haberler ile köşe yazılarına bakar, tıklanmalarını, yani okunurluklarını değerlendiririm. Bu değerlendirme sonunda yazılarımı ona göre yön verip, ona göre şekillendirirken Muğlalıların nelerle ilgilendiklerini, nelerin dikkatlerini çektiğini belirlemeye çalışırım.

Son iki haftanın en çok tıklanan haberi “Tıp Fakültesi 7 Üniversite arasında” başlıklı haber oldu. Okunma sayısı 300’ü geçti.

Bu haberi 200’ün üzerinde tıklanma ile “Harun Akın’dan katlı otopark sorusu” başlıklı haber izledi.

En çok beğendiğim yorum ise geçen cumartesi günü yayınlanan “Biz Yeni Menteşeliler” başlıklı yazıma okurlarımızdan Ahmet Kara tarafından yapılan yorum oldu. Kara’nın yorumunu önümüzdeki günlerde paylaşırız.

 

xx            xx            xx

Son günlerdeki haberlerin içinde Muğlalıların en çok ilgisini çeken haber neden Tıp Fakültesi ile ilgili bir haber olmuş olabilir? Bu soruya sosyologlar başka, tıpçılar başka yanıt verebilirler. Bana sorarsanız insanlar için “sağlık” en “değerli” olan olduğu için…

Peki, bu haberi izleyen haberin BBP Muğla İl Başkanı Harun Akın’ın Büyükşehir Belediyesi’ne Katlı Otopark ile ilgili sorusu neden ilgi çekmiş olabilir.

Bence haberin başlığını görenlerin ilk aklına gelen “Muğla’da otopark sorunu” olmuştur. Haber bu yüzden ilgi görmüştür.

Haberi açtığınız zaman karşınıza “otopark sorunu” değil, şehrin orta yerindeki Katlı Otopark’ın inşaatında yapıldığı iddia edilen “usulsüzlük” çıkıyor. Ancak ben okurun karşısına farklı çıkan haberi de sonuna kadar ilgiyle okuduğunu düşünüyorum…

 

xx            xx            xx

Hamle’de “Tıp Fakültesi 7 Üniversite arasında” başlıklı haberi görünce geçen sene bu günlerde Akçapınar’da düşüp kolumu bacağımı kırıp Araştırma Hastanesi’nde tedavi görmeye başladığımda ziyaretime gelen Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın sözünü anımsadım.

Rektör hocam o zaman “Düşmekte niye acele ettin? Biraz bekleseydin yeni hastanede tedavi ederdik seni.” demişti. Rektör hocam yeni Araştırma Hastanesi açılışı için Nisan-Mayıs 2016 diyordu.

Oysa daha önce açılacağı duyurulmuştu, ama inşaatta unutulan bölümler olmuştu!

Bunun sorumlusu Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar veya Tıp Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan da değildi…

 

xx            xx            xx

Kuruluşundan bu yana kendi binasına bir türlü kavuşamayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeni binası 120 dönümlük arazi üzerinde yapılıyor.

TOKİ tarafından Ankara‘da 12 Şubat 2014 tarihinde ihalesi yapılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 114 milyon 270 bin TL + KDV’ye malolacak. 475 yataklı ve gerektiğinde 650 yatağa çıkarılabilecek olan hastanenin üç acil servisi bulunuyor. Hastanede yeni yerinde kalp-damar hastalıkları ile birlikte her türlü hastalığa müdahale edilebileceği belirtiliyor.

Hastane bir kapalı otoparka da sahip, ama yerel yönetim-genel yönetim inatlaşması yüzünden hala karayolu bağlantısı da sağlanabilmiş değil…

 

xx            xx            xx

Gelinen noktadan, yukarıda da vurguladığım gibi Rektör Harmandar’ı ve Dekan Aydoğan’ı sorumlu tutmak, onları suçlamak haksızlık olacaktır.

Ki üniversite bütçesi ile inşa edilen Tıp Fakültesi Morfoloji Binası geçen sene tamamlandı ve tıp öğrencileri ilk mezunlarını vermeden yeni binalarına kavuştu.

Hastanedeki gecikmeden birilerini sorumlu tutacaksak “siyaseti” sorumlu tutabiliriz.

Siyaset Muğla’da bu konuda sınıfta kaldı. Ancak siyasetin sınıfı geçebilmesi için bir şansı da var;

Mevcut hastane…

MSÜ Araştırma Uygulama Hastanesi’nin önümüzdeki Mayıs’ta tamamlanıp, taşınmanın gerçekleşeceği söyleniyor. İşte o zaman “Mevcut hastane ne olacak?” sorusu ile karşı karşıya kalacağız. Siyaset şimdiden bu sorunun yanıtını vererek sınıfı geçebilir.

Tabi yanıt “Eskiden olduğu gibi 2. Basamak Sağlık Hizmeti veren Devlet Hastanesi olarak hizmet vermeye devam edecek” şeklinde olursa…

 

xx            xx            xx

Rektör hocanın sözünü dinleyip, düşüp oramı buramı kırmak için bekleme şansım olsaymış rezil olacakmışım… Hastane hala yok (!)

Geçen Mayısgeçmiş” oldu… Önümüzdeki Mayıs’ın da “geçmiş” olma ihtimali de yok değil… Umarım yeni bir aksilik çıkmaz. Çıkarsa da şaşırmam…

Karayolu bağlantı meselesi de belirsizlik içindeydi. Siyaset işte onu çözdü. Milletvekili Nihat Öztürk’ün Ankara’da girişimleri sonucu bağlantı meselesini Karayolları Genel Müdürlüğü üstlenmişti.

Dalyan’da sohbetimizde Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar söyledi. Bağlantı ihalesi yapılmış. İş şu anda Akyaka yolunun karayolu bağlantısını yapmakta olan firmada kalmış. Tıp Fakültesi yerleşkesi ile Üniversite yerleşkesi arasında Akyaka’nın yeni yol ayrımının bir benzeri yapılacakmış.

Mayıs’a yetişir herhalde…

 

xx            xx            xx

Tıp Fakültesi 7 Üniversite arasında” dedik, nerelere geldik…

Bu sene İngilizce Tıp programı açılması cazibeyi daha da arttırmış. Tıp Fakültesi’ne 41’i İngilizce Tıp programına olmak üzere 125 öğrenci kayıt yaptırmış. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan, Türkiye genelinde İngilizce Tıp eğitimi veren 10 üniversite arasında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin 7. sırada yer aldığını söylemiş.

Doğrusu 10 üniversite içinde 7. sırada yer almanın pek öyle övünülecek bir yanı yok.  Yeni olmamız, morfoloji binasına daha yeni sahip olunması gibi koşullarımız göz önüne alındığında da yerinilecek bir durum yok.

Göç yolda düzeliyor işte…

 

xx            xx            xx

Dekan Prof. Dr. Aydoğan’ın verdiği bilgiye göre, İngilizce tıp eğitimi veren 10 üniversitenin ilk beşinde Ankara ve İstanbul yer alırken, Muğla’nın altında Gaziantep Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Malatya İnönü Üniversitesi gibi köklü üniversiteler yer alıyormuş.

Nereden baktığınız önemli tabi…

Bu üç üniversite, üniversiteler sıralamasında Muğla’nın neresindeler acaba?

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde iki yıl önce gerçekleştirilen kongrede konuşan Türk Jinekoloji Derneği eski başkanı Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu, Türkiye‘de 84 tıp fakültesinden çoğunu ‘Teneke fakülte‘ olarak nitelendirmiş.

Öyle midir değil midir bilemeyiz, ama Muğla Tıp Fakültesi’nin o “tenekelerin” neresinde olduğunu da merak ederiz…

 

xx            xx            xx

Doğrusu ben Muğla Tıp çok yeni olması nedeniyle “tenekelerin” içinde bile olsa Rektör Harmandar’ın sahiplenmesi, Dekan Aydoğan’ın heyecanı, kararlılığı ve öngörüleriyle kısa zamanda o tenekelerin dışına çıkacaktır.

Çünkü Muğla iki hava limanına sahip, önde gelen bir turizm merkezi olmanın yanında yaşamın büyükşehirlerden daha kolay, gürültüsüz patırtısız bir yerleşme olması nedeniyle sadece Tıp hocaları için değil, bütün hocalar için cazip bir kent…

Yeter ki Büyükşehir Belediyesi kolaylaştırıcı, yeter ki “siyaset” hem teşvikçi, hem destekçi olsun…

—————————

Günün Sözü:

Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan, yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
asım demirel 06 Ekim 2016 / 09:20

Muğla -Sıtkı Koçman, Aydın- Adnan menderes, Denizli – Pamukkale Üniversiteleri her üçü de 1992 yılında kuruldu. Adnan Menderes ve Pamukkale Üniversitelerinin Tıp Fakülteleri aldı başını gitti. Öğrencileri uzman doktor olarak ülkenin değişik yerlerinde görev yapıyorlar. Bizimki yerinde sayıyor. Geriden geliyor. Hastanesi ne zaman açılacak belli değil. Ayrıca hasne açılır açılmaz bilgiyle, tecrübeyle dolması mümkün mü? Aydın ve Pamukkale’nin geldiği noktaya kim bilir kaç yılında erişiriz. Rektör Mansur Harmandar olmasa bu noktaya da gelemezdik. Hemşerimiz Nevres Hürrüyet Aydoğan Hocamızın üstün gayretlerini biliyoruz. Yazılarınızdan takip ediyoruz. Özcan Özgür Beyin uyarıcı ve işin takipçisi yazılarını da azımsayamayız. Peki bizim yerel yönetimimiz ne yaptı. Emekli doktor olan başkan tıp fakültesi ve hastanesi için olmayacak yerlerde yer aradı. İşi yokuşa sürdü. Ondan öncekilerde Muğla’da Üniversiteye karşı duruşları olduğunu duyuyoruz biliyoruz. Emekli doktor olanı Üniversiteyle ortaklaşa Muğla’ya Sandras Dağından su getirmeye karşı çıktı. Yatağan’ın Bozüyük Beldesinde derin su kuyusu peşinde koştu. Belde halkının tepkileriyle karşılaştı. Bir sosyal demokrat parti olarak belde halkıyla jandarmayı karşı karşıya getirdi. Kısacası Muğla’mızda Tıp fakültesi ve Araştırma hastanesi geciktiyse bunun baş sorumluları yerel yöneticilerimizdir. Muğla küçük olsun bizim olsun anlayışıdır. “Muğla’yı büyütüp de sonra nasıl yöneteceğiz?” diye kendi aralarında konuşmalarını Muğla Halkı şahittir. eski hastanenin yerinin rant hesabı da bu işin gecikmesine sebep oldu gibimize geliyor. Yerel yöneticilerin rant hesapları Muğla’yı geliştirmemek üzerinedir. Hala yeni hastanenin yolunu kim açacak hesabını yapmaları bile Muğla’mızın ayıbıdır. En iyisi imece ile halk açsın. Yeni hastanemizin açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Halkımız Aydın’a, Denizli’ye gitmekten kurtulsun. Komşu illerimizdeki Üniversitelerimizden sahi biz niye geri kaldık. Muğla uluslararası iki hava alanına sahip diğer iki komşu ilimizde hava alanı yok. Diğer iki komşu ilimizde dünyaca ünlü turizm beldeleri de yok. Diğer iki komşu ilimiz de 1250 KM lik kıyı şeridi de yok. Yahu bunları bilip de bir adım ileri gidemememizi düşündükçe insan kafasını taşlara vurası geliyor. Muğlamızı kilitleyen zihniyetten acilen kurtulmalıyız.