TIP FAKÜLTESİ İÇİN BİRİLERİ ÇOMAK MI SOKTU!..

Bu haber 17 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 571 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik bir söz etti ki, kabullenmek mümkün değil.
Olamazdı.
Dahası olmaması gerekirdi.
Bakınız ne diyor.
Üniversitemiz bünyesinde kurulması karar altına alınan Tıp Fakültesinin 2009-2010 eğitim ve öğretim yılında fiilen derslere başlaması, bir oy farkıyla önümüzdeki yıla sarktı.
>Birden irkilerek, hocam meseleyi biraz açar mısınız? dedim.
Biliyorsunuz 2 sene öncesinde Tıp Fakültesinin kurulması eğilimi, prosedür gereği Üniversite Senatosu tarafından karar altına alınarak YÖK’e bildirilmişti.
Alınan karar, asıl işi kotaracak merci olan TBMM tarafından da kabul edildi.
Biz de üniversite olarak hemen hazırlıklara başladık.
Dolayısıyla biran önce hizmete girmesini istiyorduk.
Ne var ki, bir yerde ay akşamdan doğdu.
Tıp Fakültesi için öğrencilerin uygulama yapabilecekleri hastane olmadığından, eğitim ve öğretime başlaması ertelendi.
>Peki, devlet hastanesi ile özel hastaneden istifade edemez miydiniz?
İşte bu noktada biraz geç kaldık.
Buna karşın bu öğretim yılı için tanınan ek kontenjandan öğrenci alınması gündeme geldiğinde, yeniden harekete geçtik.
Tıp Fakültesi Dekanı prof. Dr. Nurettin Demir’i Ankara’ya göndererek, başta Muğla Milletvekilleri olmak üzere bazı kişilerin devreye girmesini sağladık.
O sırada bize gelen haberler olumluydu.
Ta ki komisyon değerlendirmesine kadar.
Ne zaman kararı verecek olan komisyon toplandı.
Bir de baktık ki, bu sene öğrenci alınmasını bir oy farkıyla kaybetmişiz.
>Nasıl olur dedim.
>Bunca öğrenci üniversite kapılarında beklerken, bir kişinin oyuyla eğitim ve öğretim koca bir sene aksatılır mı?
Ne yazık ki böyle oldu.
>Bunu neye bağlıyorsunuz?
Sanırım birileri devreye girerek, Tıp Fakültesinin açılmasını engelledi.
Şaşırmaktan öte çok üzülmüştüm.
Nasıl olurdu da Muğla gibi turizmin yoğun olduğu, dolayısıyla her yıl 3 milyon yabancı turistin geldiği bir il için böyle bir karar çıkardı.
Turizmin ülke ekonomisine kazandırdığı girdiler bir yana, insan sağlığı adına sağlık kompleksinin engellenmesi olabilir miydi?
Bir kişi böyle bir vebali nasıl üstlenirdi?
>Peki hocam dedim.
>Tabir yerindeyse kimler, çomak soktu?
Rektör Oktik, kimlerin bu konuda olumsuzluk yarattığını bildiği halde ısrarlarıma rağmen söylemedi.
Kendi kendime düşündüm.
Tıp Fakültesinin devreye girmesi kimin menfaatine halel getirirdi?
Bazı isim, kurum ve kuruluşlar engellemiş olabilirler diye sessiz düşünmeme karşın, yine de açık kapı bırakıyorum.
Zira insanımızın sağlığı adına, böyle bir çarpık düşünce olamazdı.
Rektör işin peşini bırakmayacağız derken, bir çağrısı vardı.
Belli ki üniversite olarak bicim gücümüz bir noktaya kadar.
Bundan sonrasında Muğla’nın topyekûn ayağa kalkması gerekir.
Başta milletvekilleri olmak üzere, valilik, belediye başkanlığı ve de tüm sivil toplum kuruluşları işin peşini bırakmamalı.
Özellikle halk, bir kamuoyu oluşturarak, meselenin sıcak tutulmasını sağlamalı.
Bu arada ortada dolaşan, böyle giderse Tıp Fakültesinin kurulması ortadan kaldırılabilir! görüşü, dedikodudan ibaretti.
Zira, TBMM tarafından kurulması onaylanan Tıp Fakültesinin geri çekilmesi söz konusu olamazdı.
Oktik’in üzerine basa basa söylediği temel nokta da buydu.
Bu aşamadan sonra, her ne şartta olursa olsun, geri dönüş olamazdı.
***
Şimdi, mesele tüm çıplaklığıyla ortada olduğuna göre, her birimize düşen görev, Tıp Fakültesinin biran önce devreye girmesini sağlamak.
Bu bir yerde, temel görevimiz olmalı.
Birilerin çomak sokmak isteği, göstereceğimiz direnç sayesinde kursaklarında kalmalı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.