Tevatür Değil

Bu haber 09 Ekim 2014 - 16:07 'de eklendi ve 725 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son yıllarda halk arasında yaygın olan bir kanaat var.

Bayramlarım özelliği kayboldu.

Ardından ekleniyor.

Nerde eski bayramlar!

Oysa eski bayramlar başkaydı.

Bilmem neden demeye gerek var mı?

Bu durum kesinlikle tevatür değil.

Zira geçmişle günümüz bayramlarını mukayese ettiğimizde tek bir şey söylenebilir.

Nerede eski bayramlar!

Belli ki eski bayramlar çok gerilerde kaldı.

***

Peki nedendi?

Neden, eski bayramları özlüyor.

Ve de arıyoruz?

Ne değişti de halkımız nerede eski bayramlar! diyerek hayıflanıyor.

Aslında, dinimizin bize yüklediği bayramların özünde değişen bir şey yok.

Tüm Müslüman kesimi yine bu günleri ayrıcalıklı olarak görür ve algılar.

Elinden geldiğince dini vecibeleri yerine getirmeye çalışır.

Yine büyükler ziyaret edilerek hürmette kusur edilmez.

Çocuklar yine sevindirilir.

Yanı sıra, bayram günlerinde insanımız önceden olduğu gibi en temiz ve güzel elbiselerini giyer.

Kısaca, bayramların özü noktasında değişen bir şey yoktur.

***

Ancak…

Bu demek değildir ki bayramlar hiç değişikliğe uğramadı!

Ne yazık ki uğradı.

Bu tür hal aldığı için nerde eski bayramlar deniyor.

Bir kere realite o ki, ekonomik koşullar, içtimai durum bunda en büyük etken.

Buna insanımızın değişen sosyolojik yapısı da eklenince, kim ne derse desin, nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da eski bayramları arar hale geldik.

Oysa, her kim olursa olsun, en güzel şekilde bayramı kutlamak isterdi.

Özellikle aile efradının bayram günlerinde daha mutlu olması en büyük arzusudur.

Ama olmuyor.

Aile reise ne denli istese de ekonomik zorluklar engel teşkil ediyor.

Bayram günlerinde en yeni giyecek talep eden çocukların istekleri bütünüyle yerine getirilemeyince, bu özel günlerin onlar için diğerlerinden farkı olmuyor.

Bir şarkıda karşılığını bulan “bayram gelmiş neyime!” vurgusunun başkaca hiçbir anlamı yok.

İşte bu nedenle kimileri için bayramlar, sıradan günler olarak gelip geçmektedir.

Geçiyor ya gel birde aile reisine sor!

İstekleri karşılanamayan çocukların halet-i ruhiyesi?

Sonra, insanımızın, nerde eski bayramlar yaklaşımının nedeni sadece ekonomik koşullarla sınırlı değil.

Bir başka neden, sosyal koşullar.

İçtimai durum.

Kabul edelim ki belirli bir kesim, ekonomik koşulların elverdiği ölçüde, bayram günlerini fırsat bilerek, daha değişik yerler görmek istiyor.

Yurt içi ve de yurt dışı olmak üzere yeni yerler görme sevdasında.

Bunun da bayram günlerinde gerçekleşebileceği düşüncesiyle fırsat bu fırsat diyerek değerlendirmek istiyor.

***

İlişkin olarak farklı bir yaklaşım sergilenebilir.

Birileri gezip tozmak için bayram günlerini mi bulmuş?

Başka günlerde de gitmek istediği yerlere ziyaret edebilir.

Tamam, tamam da bu kişinin tercihidir.

Hiç kimse kalkıp, bayram günlerinde neden gittin diyemez.

O kişinin özel hayatıdır ve de kişisel tercihidir.

Hiç kimse başkasının yaşamı üzerinde hak iddia edemeyeceğine göre farklı yaklaşım sergilemeğe hakkı yoktur.

Kaldı ki özellikle çalışanlar için bayram günleri fırsattı.

Bir başka süreçte zaman bulamam diyebilir.

***

Neticede, geçtiğimiz günlerde eda ettiğimiz Kurban Bayramında gözlemlerimiz bu doğrultudaydı.

Özellikle yaşadığımız kent Muğla’nın suyu çekilmiş değirmenden farklı yanı yoktu.

Sair günlerde ana baba gününü andıran ana arteller, caddeler ve sokaklar, neredeyse bomboştu.

Bu da bir gerçeği gözler önüne seriyor.

Muğla, özellikle öğrencilerle güzel.

Ne var ki binlerce öğrenci bayramlaşmak için ailelerinin yanına gidince sakin kentten farksızdı.

Bu nedenle hiç kimse aksini iddia edemez.

Ve de tevatür diye yorumlayamaz.

Dedim ya zaman ve zemin değişiyor.

Bilhassa bayramlarda.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.