Tesisleri İngilizler alabilir!

Bu haber 26 Mart 2016 - 0:34 'de eklendi ve 1.206 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

DOKTOB (Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmeleri Birliği) Başkanı Yücel Okutur Dalyan’daki tesisi Dalyan Resört’ün Mart ayı rezervasyonunun yüzde 5 olduğunu söylüyor. 2016 sezonuna dair çok umutlu değil.

Sadece Okutur’dan değil, her yerden, herkesten ses yükselmeye, gazetelerde her gün yeni bir otelin satış ilanı çıkmaya başladı. DOKTOB Başkanı Okutur gibi Marmaris GETOB (Güney Ege Turistik Otelciler Birliği) Başkanı Bülent Bülbüloğlu da şikayetçi… Halinden memnun olanı görmedim dersem yalan olur, ama duymadım!

GETOB Başkanı Bülbüloğlu bölgede geçen yıllara göre satılık otel sayısında artış yaşandığını, bunun sebebinin de turizmcinin kredilerini ödeyemez hale gelmesinden kaynaklandığını belirtmiş. Marmaris Emlakçılar Derneği Başkanı Zülfikar Soyvural ise basında yer alan açıklamalarında sezonunun kötü gidişi nedeniyle tesislerin yüzde 70’inin satılığa çıkarıldığını ancak alıcı talebinin yok gibi olduğunu söylüyor.

 

xx            xx            xx

İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle (TÜROB’a göre) Antalya ve Muğla’da 2 binin üzerinde tesis satılık. Bugüne kadar hep “özelleştirme” konuşuldu. Galiba bundan sonra “yabancılaştırma” konuşulacak.

İngiltere’de, Rusya’da ekonominin kötü olduğuna, Türkiye’de terör sorunu yaşandığına bakmayın. Bunların hepsi geçer. Biz asıl tehlikeye dikkat edelim… Bugünkü kadar ağır olmasa da turizm sektörümüz bu sorunları belli aralıklarla hep yaşadı. Her seferinde az da olsa tesislerimiz el değiştirdi.

Asıl tehlike tesislerin el değiştirmesi ve çocuklarımızın kendi ülkelerinde el kapılarında amele olması!

Malum ülkemize turistler kendileri çıkıp gelmezler. Onları bize Tur Operatörleri getirir. Bu yüzden otellerimizin oda fiyatlarını o operatörler belirler. Bugünlerde de fırsat bu fırsat fiyatları aşağıya çekiyorlar.

Yarın fiyatlar istedikleri noktaya gelince tesisleri özellikle İngiliz tur operatörlerinin satın alacaklarını söylemek falcılık olmayacaktır.

 

xx            xx            xx

Bölgemizde pazarın yüzde 50-58’ini elinde tutan ünlü yabancı operatörler kaderimizi ellerinde tutuyorlar. İşte o tur operatörleri işlerine gelirse savaşın orta yerinde kalmış otelin yataklarını “macera turizmi” diye pazarlayabilirler!

Anımsayalım 1991 Körfez Krizi’nde turist sayısında yüzde 39, turizm gelirinde de yüzde 20 azalma yaşanmıştı. Yani geçen yıl yaşanan yüzde 7 düşüş ilk değil… Bu sene başımıza gelme ihtimali olanda son olmayabilir…

Bunun yanında 1992-1994 arasında turistik bölgelerimizde meydana gelen terör olaylarına karşın Avrupa’nın önemli tur operatörleri Türkiye’yi tur programından çıkarmamıştır!

Böylesi de olabiliyor. Yine olabilir. Neden olmasın? Karamsarlığın yanında iyimserliği de elden bırakmamak lazım… Peki, neden böyle de olabiliyor?

Çünkü tur operatörlerinin bazılarının İspanya ve Türkiye’de doğrudan yatırımları da var. Kriz dönemlerinde satılan tesisleri kimler alıyor ki?

O zaman 15.10. 2005 tarihli Sabah Gazetesi yazmıştı. O yıl kuş gribi vakasında TUİ müşterilerine “Türkiye’de tehlike yok” yazısı yazmıştı. Yazmayıp ta ne yapacaktı? TUİ Muğla’da aralarında İber Otel, Robinson Clup, Magic Life gibi tesislerin bulunduğu 17 otel ile bir de Seyahat Acentesine sahip…

Bir bakıma aynı gemideyiz!

 

xx            xx            xx

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından geçen ay açıklanan Turizm Acil Eylem Planı can suyu gibi karşılanmıştı. Ancak Hükümetin aldığı o kararlar sektörde memnuniyetle karşılanmış olsa da sektörün sorunlarını çözme konusunda yeterli bulunmadı.

Çok sayıda otelin satılığa çıktığı sektörde, iflas ve işsizlik uyarısı yapılıyor ve daha fazla destek verilmesi talep ediliyor.

Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı paketin sevindirici olduğunu belirten BOYD (Bodrum Profesyonel Otel Yatırımcıları Derneği) Başkanı Serdar Karcılıoğlu da “ancak” diyenlerden… O da “Ancak daha yapılması gerekenler var. Turizm Acil Önlem Planı ile ilgili tebliğ hazırlanıp, birimlere de ulaştırılması gerekiyormuş. Devlet birimlerinden kimse ‘Turizm Acil Önlem Planı’ ile ilgili bir şey bilmiyor. O nedenle şu an için de yapacak bir şey yok! Tesislerin satılmasının ve sektör çalışanlarının işsiz kalmasının önüne geçilmeli.” diye konuştu.

 

xx            xx            xx

Pakette yer alan Acil Eylem Planı kararlarından sektör temsilcilerini en çok sevindiren

Türkiye’ye turist getiren A grubu seyahat acentelerine uçuş başı 6 bin dolar verilecek” kararı oldu. Ancak bu en önemli karar ile ilgili kaygılar var. Adının açıklanmasını istemeyen bir sektör temsilcisi bunu şöyle açıklıyor:

Turist getiren uçağın yakıt parasının hükümetimiz tarafından karşılanması çok güzel. Ancak sigorta firmalarının Türkiye’ye gelmek isteyenlerin sigortalarını yapmaya yanaşmadıkları duyumları alıyoruz. Bunun içinde bir şeyler yapılmalı.

Ne yapılır bilemiyoruz. Bildiğimiz Acil Eylem Planı ile ilgili başka beklentilerde olduğu…

 

xx            xx            xx

BODER (Bodrum Otelciler Derneği) Başkanı Halil Özyurt ta Acil Eylem Planı ile ilgili değerlendirmede bulunurken, yıllık 750 bin dolar döviz girdisi sağlayanların ihracatçı statüsünde sayılmalarının büyük ölçekli işletmeler için olumlu bir gelişme olduğunu, ancak küçük ve orta ölçekli işletmeler için çıtanın 100 bin dolara kadar indirilmesi gerektiğini söylüyor.

Özyurt, SGK teşvikleri ile ilgili olarak ise “SGK primleri de bu kötü turizm sezonunda en azından peşin ödemelerde şu anda yapılan yüzde 5’lik indirim yüzde 15 seviyelerine çıkarılmalıdır.” diyor. Özyurt, 3 yıl süre ile ertelenen 2016 yılı kira ve ecrimisil bedelleri ile ilgili olarak ta “2016 yılı ve önceki yılları kapsayacak şekilde değerlendirilmesi ve ayrıca taksitlendirme yapılırken peşin ödeme yapılır gibi yüzde 35’lik indirimden faydalanılarak faizsiz (gecikme zamsız) olarak taksitlendirme yapılması faydalı olacaktır.” ifadesinde bulunuyor.

 

xx            xx            xx

DOKTOB Başkanı Yücel Okutur da sadece 2016 yılı turizm kazancını kaybetmekle değil, turizm tesislerini kaybetmekle karşı karşıya olduğumuzu belirtirken “Sektör için ihracatçı statüsüne çıkmak, kira-ecrimisil ertelemeleri ve elbette en önemlisi yabancı turist getiren uçakların tükettikleri akaryakıtın sübvanse edilmesi çok mühim. Ancak sektörde bankalara borçlu olmayan yok gibi. Bankacılık sistemi acımasız bir sistemdir. Bir yumurta alacağı için tavuğunuzu kesebilir.” diyerek şöyle devam etti:

Turizm hem istihdam, hem genel bütçeye kazanç sağlayan, hem de tesislerde tüketilen gıda maddeleri ile üreticimiz, köylümüz için bir başka Pazar olmakla birlikte keresteciden mermerciye; taksiciden ayakkabı boyacısına kadar pek çok sektörü nemalandıran bir sektör. Eğer sektör bankacıların insafına bırakılırsa, o tavuğun yumurtasından başta devlet olmak üzere herkes mahrum kalır. Turizmci Devletten borçlarının ödenmesini istemiyor. Makul koşullarda ödemelerinin ez az 2 yıl ertelenmesini istiyor. Elbette faizini de öder. Tesislerin el değiştirmesine kayıtsız kalınmamalı. Hükümetimizin ayrıca yerli turizmi teşvik etmesinde yarar var.

Yücel Okutur hafta içinde yaptığı basın açıklamasında da “Biz bu terörizm olayını mutlaka atlatacağız ve hiç bir zaman korku imparatorluğuna yenilmeyeceğiz ve dik duracağız.” demiş. Katılıyorum. Dik durmalıyız, el ele vermeliyiz ve devletimizi her alanda arkamızda hissedelim…

Unutmayalım ki yenildiğimizde değil vazgeçtiğimizde kaybederiz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.