TERZİ ÇIRAKLIĞIM VE ŞEHİR HAYATIM

Bu haber 14 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 725 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Okuma imkanımı kaybedince Muğla merkeze göç olayı gündeme geldi. Terzi çıraklığı için ailecek Muğla merkeze taşındık. Ustam Emin Türker, Kavaklıdere İlçemizden gelme idi. İyi bir usta olması sebebiyle kaliteli müşterileri vardı. Dükkanda müşterilerin çok zaman buluşup sohbet etmeleri beni çok etkiliyordu. Atatürk hakkında bilmediğim çok önemli konuları öğreniyordum. Dolayısile öğrenmek istediğim, çok partili hayat neden oluşamadı, İslamiyet hakkında Atatürk ile İnönü arasında fikir ayrılığı olduğunu, Laiklik  bu günkü hali ile Anayasaya Atatürk hasta yatağında iken, İnönü tarafından girdiğini burada duydum. O tarihlerde Alman harbi veya 2. cihan savaşı sebebiyle ordunun ihtiyacı olan depolar için camiler uygun görülmüş. Bir yandan ezanlarını Tanrı uludur diyerek okunması üzerine de sohbet ediliyordu. Savaş sıkıntıları, kıtlık yokluk gibi konularda kısa birkaç söz etmekte fayda  olduğunu inanıyorum; Ülkede kıtlık var ama bazılarının bir eli yağda öteki elininde balda olduğu seziliyordu. Fakir mahallerde şeker veya tatlı yiyemediği sebebi ile uyuz yani kaşınma hastalığı salgın halde idi. Diğer tarafta Memur kesimi her türlü ihtiyacını tahsisen alabiliyordu. Bir yandan inançlarla alay ediliyor, diğer yandan kıtlığı köylü ve kenar mahallenin fakirleri çekiyor. Cephelerde her zaman bulunması şart olan garibanların çarşıda pazarda baş örtülü eşlerinin baş örtüleri makasla kesiliyordu. (Hamur Yuttu denilen Belediye zabıta memuru meşhurdur). Yol parasını ödeyemeyen benim yaşıdım köy gençleri hapse atılıyordu. Bütün bunların böyle olmak zorunda olduğu için olduğunu düşünen çoğunluk, Ülkede sınıf farkı olduğunu 1945 yılında kurulan  Demokrat Parti hatiplerinden öğrendi. Öğrense de hiç kimse diklenecek durumda değildi. Evvela Muhtar korkusu, Jandarma korkusu, açlık korkusu bile ayrıca etek öpmeye mecbur ediyor. Karneyi kimden alacaksınız?
Bunlardan yalnız Din konusu koca Osmanlı Devletinin yıkılmasına yetmiştir. Cumhuriyet döneminde de Atatürk’e rağmen Din ve Dindarlar hep hor görülmüşlerdir. Laiklik konusunda göreceğimiz gibi, Yabancı okullar, Masonluk, Makam ve servet hırsı birleşince tek eksikleri hukuk ile ordu kalmaktadır. Onları da aralarında gördüğünüzde neler  olduğunu ve neler olabileceğini yazmak ve okumak için buradayız.
1944’den 1976 yılına kadar terziyim. Bu tarihten itibaren Hamle matbasındayım, Hamle gezetesinde yazarım ve yöneticiyim. 1985 yılında emekli oldum. Gazetede köşe yazılarımı haftada bir gün yazmaktayım. Gayem: Bu kitapcıkta köşe yazılarımdan bazılarını topluca sunmak idi. Ancak, konuya giriş için gereksiz de olsa ortamı anlatmak gerekiyordu. Bazı özetlerden sonra devam edecek olan makalelerim bana göre, bütün Milletin görüşüdür, yaşanmış bir  millet hayatıdır. Yazımın devamı ilk açılan yabancı okullarla devam edecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.