Terörün Patronu 60 Yıldır ABD

Bu haber 14 Haziran 2018 - 2:24 'de eklendi ve 580 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin NİZAMOĞLU

Menderes’i neden astılar? ABD’nin işine gelmeyen Cento Paktı, Bağdat Paktı kurduğu için. Bağdat ile Dörtyol arasına petrol boru hattı döşediği için! Ruslarla bazı tesisleri anlaştığı için. İçerdeki anlaştığı siyasi parti CHP ve basının bir kısmı ile ordudan, üniversitelerden iri kıyım kişilerle anlaşmıştı. İhtilalden sonra ABD, Türkiye’nin yönetiminde hep bu kuruluşlarla olmuştur. Her altı ayda bir çekiç güç için meclisten karar çıkarıyorduk. Neden? Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurmak için…  ABD, PKK terör örgütünün arasında yakalanan ABD’li albay olayında en yüksek paşa onları serbest bıraktırdı. 2000 yılında 3’lü iktidar zamanı IMF’den kredi alabilmek için yasak edilen şeker pancarı hala tartışılıyor. Neden? Bugün Türkiye üzerindeki baskıyı artık yapması zorlaşınca, tekrar eski günleri arayan ABD, nasıl suçüstü oldu. Kıbrıs konusu, Avrupa ile Türkiye’nin yakın durmasını önlemek için kullanmıştır. Geçmişte Johnson’un mektubu ve ambargo… En son Suriye’de terör örgütü olanlara silah ve para yardımı yaparak PKK’ya güç aktarmaktadır. Fethullah Gülen’i bu kadar güçlendiren ABD şimdi onu kullanıyor. ABD’nin içerdeki casusları kim? Evvela 3 gazete ve 50 civarı yazar var. CHP-HDP bilerek veya bilmeyerek emir kulu oldu. Terör vurdukça, hain basın ve yazarlar, Erdoğan’a katil diye yazıyorlar, yazıyorlar da kim inanıyor? Bana göre bunun çaresi erken seçim ve 400 vekil ile gelmektir. Yazımın devamında konu ile ilgili Hüseyin Gülerce’yi okuyacaksınız.

Ankara saldırılarının şifreleri nerede gizli?

Ankara’daki ahlaksız, vicdansız terör saldırılarının şifreleri, 11 Ocak 2016’da bir ihanet belgesine atılan imzalarda gizli. 1128 akademisyenin imzaladığı bildiride ihaneti- evet ihaneti- açıkça gördük. O müstemleke aydınları, milletin sinesinden kopmuş o akademisyenler, Sur’da, Cizre’de hendekler kazarak, suikast silahlarıyla, el yapımı patlayıcılarla, devletle savaşa giren, askerimizi ve polisimizi şehit eden PKK teröristlerinin Türk devletine meydan okumalarını görmezden geldiler. PKK’yı değil, devletimizi suçladılar. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kendi vatandaşlarımıza karşı kasıtlı ve planlı kıyım yaptığını, devletin Kürt halkına katliam gerçekleştirdiğini o bildiri ile bütün dünyaya ilan ettiler. Yetmedi, terör örgütüyle masaya oturulmasını, Kürt siyasi iradesinin taleplerinin karşılanmasını, başka bir ülkenin gözlemci sıfatıyla davet edilmesini istediler. Bu ihanet, akademisyenlerin bildirisinin satırlarında kalmadı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Bass, birkaç gün sonra Türkiye’ye gelen ABD Başkan Yardımcısı Biden bu akademisyenlere sahip çıktı. Avrupa Birliği sahip çıktı. HDP’si, PKK’sı, KCK’sı bu akademisyenleri alkışladı. En kuvvetli desteği de Fethullah Gülen, onursal başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üzerinden verdi. PKK’yı aklayan, Türk devletini suçlayan akademisyenler için Gülen aynen şöyle dedi: “İktidarın, devlet ve medya gücüyle, sadece fikirlerini ifade ettikleri için bilim insanlarını şeytanlaştırması, gözlerini korkutması, hedef göstermesi ve teröre destek verdikleri iddiasıyla linç etmeye çalışması asla kabul edilemez. Sessiz kalarak, akademisyenlerin linç edilmesine ortak olmayacağımızı ilan ederiz…” Terörü azdıran bu sahiplenmeler, PKK’ya laf edemeyenlerin ihanetidir. Çanakkale’deki gibi topyekûn saldırı ile karşı karşıyayız. Rusya’sı, İsrail’i, Suriye’si, İran’ı, Avrupa’sı, ABD’si Çanakkale’deki Yedi Düvel gibi bir aradalar. Mesele asla Erdoğan meselesi değil. Yükselen, güçlenen, cazibe merkezi bir Türkiye istenmiyor. Kendilerince terbiye edilmiş, boyun eğdirilmiş bir Türkiye istiyorlar. Milli duruşu terk etmiş aydınlar ise ABD Büyükelçisi Bass’ın müstemleke valisi gibi müdahalelerine rağmen, bass bass bağırıyor: Dış güçleri karıştırmayın, dış güçler hikâye… İçeriden desteklenen bir ihanetle karşı karşıyayız. Türkiye’nin kaybettiği masum evlatları yüzünden canı yanarken, birileri hala Paralel Devlet Yapısının kumpası olan MİT TIR’larını durdurma ihaneti üzerinden Türkiye’yi dünyaya jurnallemeye devam ediyor. Ne hazindir ki, casusluk faaliyeti ile Türkiye’yi uluslararası zeminde köşeye sıkıştırmak isteyenlere Anayasa Mahkemesi, “gazetecilik yapıyorlar, ilişmeyin” diyor. Yüksek yargının, Cumhurbaşkanını, hükümeti isyan ettiren bu kararı, devletin beka mücadelesine zarar veriyor.

BAŞKANLIK SİSTEMİ SON ÇARE OLDU

1- Terörü önlemesi gereken Ordu; tam tersini yaparak terörü koruyordu.

2- Terör örgütüne yöneten paşalara destek olan CHP lideri kendisi onların avukatıyım demiştir. Halada görevlerine devam ediyorlar.

3- 15 Temmuz 2016 ihtilali başarılı olsaydı, milyonları, şehit edeceklerdi.

4- ihtilal suçüstü olarak yakalandı. İktidarda olan yetkili hükümet muhtelif tedbir almıştır yeni yönetim sistemi getirmiştir. Önümüzdeki seçim bir milat olacak. Artık hukuk Guguk olmayacak Demokrasi denilen meclisli idare %80 oyla gelen dünya sevgilisi Adnan menderesi ve arkadaşlarını idam edemeyecekler. Çünkü o devirler gerilerde kalacaktır. Seçimin hayırlı olmasını diliyoruz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.